Yazarlar

“Pes” etmek üzereysen, o zaman “Neden” başladığını düşün!

Hayat denen meşgale, aslında insana tanınan bir süre ama aynı zamanda Allah’ın lütfu değil mi?

Doğduğumuz andan itibaren aldığımız ilk nefes ile son nefes arasında bir yolculuk. Bu yolculuğu, ya boş- beleş geçiririz. Veya bir anlam katar, dolu dolu geçiririz. Anlam katarsak; kendini ve insanları tanımak, böylece hayatı, yaşamı ve ömrü hem kendine hem de başkalarına güzel bir hale getireceğinden şüphe yok. Bilgi, akıl ve çalışmakla taçlandırmaktır. Aslında bu da, belki de ‘asil insan ile basit insan’ insan arasındaki  farkı ortaya koyuyor.

Romalı düşünür Seneca de bir sözünde:  “Hayatta bir gayesi olmayan insanlar, bir nehir üzerinde akıp giden saman çöplerine benzerler; onlar gitmezler, ancak suyun akışına kapılırlar.” diye enfes bir şekilde ifade eder.

Evet, gerçekten de öyle değil mi?

Aciz insan şikâyet eder.

Asil insan idare eder.

Basit insan iftira eder.

Soysuz insan ihanet eder.

İnsanı insan yapan sahip olduğu haslet ve güzelliklerdir.

Bilgi, birikim, tecrübe zaman içinde kazanılır ve kişiye donanım katar.

Bu kazanımları hayatına yansıtan bireyler kendilerine ve etrafına daha iyiye, daha doğruya ve daha güzele ulaşmak için yön gösterirler.

İdeal insanda bulunması gereken özellikleri yorumladığımız ilk iki yazı serimizin sonuncusunu aşağıda bilgilerinize sunuyorum:

  • Eleştiriye açık, onunla barışıktırlar. Negatif eleştiriler onları yıkmaz, pozitif eleştiriler ise göklere çıkarmaz.
  • Değişiklik rahatlarını bozacak diye korkup değişime yüz çevirmezler. Alışkanlıklarının dışına çıkmaktan, yeni şeyler denemekten çekinmezler.
  • Dedikodu kısır döngüsüne girmiş ve etraflarına zehir saçan insanlardan uzak dururlar.
  • Denge insanıdırlar. Maddi yeterliliklerin maneviyatlarını alıp götürmesine izin vermezler.
  • Muhtaç olanın yardımına koşarlar. Hayırseverlikte yarışırlar.
  • Alçak gönüllüdürler. Hatalarını kabul etmekten ve özür dilemekten gocunmazlar. Yeteneklerine güvenirler ama bu onları küstah yapmaz. Her zaman herkesten öğrenecek bir şeyler olduğunu bilirler.
  • Başarısızlığa bahane aramazlar. Başkaları yaşlarını, zamansızlığı, yorgunluğu, tecrübesizliği, kötü kaderi, rakipleri, yöneticileri vs. suçlarken onlar tüm imkânsızlıklara rağmen başarı için bir çıkar yol bulurlar.
  • Anlam ifade eden farklı kararlar alırlar. Suya sabuna dokunmayan ve hiçbir şeyi değiştirmeyen kararlar değil…
  • Herkes keyfi, kolay, acısız ve masrafsız olanı tercih ederken, onlar zor olanı seçer ve uzun vadede bu zorlukların verdiği hediyeleri hedeflerler.
  • Hayatlarına anlam katan değerlerin bilincine sahip olarak, bu değerleri yaşamak ve yaşatmak için gayret gösterirler.
  • Disiplin ve otokontrole önem verirler. Kitle psikolojisinin etkisine girmeyecek kadar güçlü bir özgüvenleri vardır.
  • Tanıdıklarından, kariyerlerinden, servetlerinden, bilgi birikimlerinden değil aksine kendi varlıklarından güç alırlar…
  • Zihinsel ve bedensel bir dayanıklılığa sahiptirler. Sıkı çalışır, yorgunluktan şikâyet etmezler.
  • Sağlıklarına dikkat ederler. Zihinlerini çalıştırırken vücutlarını ihmal etmezler.
  • Vücutları esnektir; başkaları havlu atarken onlar yeni ısınmaya başlıyorlardır.
  • Kontrol edemeyecekleri şeyler üzerinde zaman ve enerji harcamazlar.
  • Akıntıya karşı yüzmeyi severler. Bu onlara çok az kişinin deneyimlediği tecrübeler sağlar.
  • Yaptıkları işi çok severler.
  • Kendilerine yüksek standartlar koyarlar. Bu; işlerine bağlılıklarını, kararlılıklarını ve iş etiklerini artırarak onlara ivme kazandırır.
  • Zihinsel ve bedensel rahatlama için zaman ayırırlar.
  • Kariyerleri karakterleri değil, işleridir; kim oldukları değil, ne yaptıklarıdır.
  • Başkaları basit ve çabuk olanın, kestirme yolların peşindeyken onlar uzun vadede kalıcı sonuçları kovalarlar. Uğraşmayı, emek vermeyi severler. Onun meyvesi daha tatlıdır.
  • Başladıkları işi yarım bırakmazlar. Heyecanları azalsa da mutlaka o işi neticelendirirler.
  • Çok renkli, çok boyutlu, sıra dışı insanlardır. Zihinsel, bedensel, ruhsal ve duygusal dünyaları zengindir. Bu yönleriyle sivrilir, çevrelerine örnek olurlar.
  • Neyi tavsiye ediyorlarsa onu hayatlarında bizzat yaşarlar. Boş öğütler vermezler. Teoriyi konuşmaz, realiteyi yaşarlar.

“Dünyadaki en önemli kişiye-kendinize-inanın.”

‘Allah kimseyi; yanlışı savunacak kadar cahil, doğruyu inkâr edecek kadar da nankör yapmasın’ diyerek, sözü gelecek yazımıza bırakalım. Bir sonraki yazımda  “Etkili İletişim” tekniklerini yorumlayacağım.

Reklam

Döviz - Borsa - TL

Avustralya Doları
4,1351
Amerikan Doları
0,678
Euro
7,4517
İngiliz Sterlini
8,4295
BIST
89553
Altın
6,891
Son Güncelleme: 05.04.2020 23:19