Yazarlar

“Allah’ın gücüne gitmesin” denilir mi?

oru: “Halk arasında “Allah’ın gücüne gitmesin ama…” ile başlayan cümlelerin kullanılması çok yaygın. Bu ifadelerde dini açıdan bir problem var mı?” (Sevim K.)
Evet, bahsini ettiğiniz gibi bu ifade kalıpları halkımız arasında çok kullanılıyor. Aslında bu söz, “gayretullaha dokunmasın” manasında kişinin endişesinden kaynaklanan bir ifade. Dolayısıyla bu ifadede bir sakınca gözükmüyor.
Ancak her ne kadar “Allah’ın gücüne gitmesin..” cümlesinde bir sıkıntı gözükmese bile devamında kullanılan cümleler tehlikeli olabiliyor.
Nasıl yani?
– Allah’ın gücüne gitmesin ama o kadar dua ediyorum, dualarım bir türlü kabul olmuyor…
– Allah’ın gücüne gitmesin ama benim başıma niye hep bunlar geliyor!
Görüldüğü gibi cümlenin başlangıcı iyi olsa da netice itibariyle günahtır. Öyleyse günaha sebep olan ve bizi günaha götürecek olan söz ve cümleleri hiç sarf etmemek gerekir.
Mazeretsiz namazını terk eden dinden çıkmış olur mu?
Soru: “Aslında geçerli bir mazereti olmadığı halde yine de namazını terk eden kişi dinden çıkmış olur mu?” (Moon)
Genel bir kaide olarak farz veya haram olan hükümleri inkâr etmek kişiyi dinden çıkarsa dahi onları uygulamamak dinden çıkarmaz. Ancak bu elbette büyük bir günahtır.
Gerçi “Mazereti olmadığı hâlde namazı terk eden kâfir olur.” (Nesâî, Salât, 8) manasına gelen bir hadis olsa da buradaki “kâfir olur” sözü, “Allah’a şükür vazifesini yerine getirmemiş, nimetlerine karşı nankörlük etmiş” anlamında yorumlanıyor.
Evet, namazı inkâr etmek dinden çıkmaya sebeptir ancak kılmamak kişiyi dinden çıkarmaz. Böylesi bir kimse büyük bir günah işlemiş olur.
Üç defa cuma namazını terk edenin nikâhı düşer mi?
Soru: “Üç defa üst üste Cuma namazını terk eden kişinin nikahı düşer deniliyor. Gerçekten öyle mi?” (Kadirli)
Öncelikle şunu tekrar hatırlatmış olalım: Bir kimsenin dinen nikâhının düşmesi için ya hanımını boşaması, ya hâkimin boşaması, ya da o kişinin dinden çıkmış olması gerekir.
Şimdi bu durumda cuma namazını, farz olduğunu inkâr etmediği hâlde terk eden bir kimse günahkâr olur. Kâfir ya da mürted değildir ki nikâhı düşmüş olsun.
Hadis kaynaklarımıza baktığımızda “Cuma namazını mazeretsiz olarak terk edenin kalbinin mühürleneceği” (Müslim, Cum’a, 40) veya “iki yakasının bir araya gelmeyeceğine” dair beyanlar var. Ancak bunlar, nikâhın düşmesini gerektirecek şeyler değildir.
Otobüste farz namaz kılınır mı?
Soru: “İşim gereği çok sık otobüsle seyahat ediyorum. Otobüste farz namaz kılınır mı veya nasıl kılınır?” (Adnan)
Sizin de malumunuz esas olan namazı vaktinde ve farzlarının tamamını yerine getirerek kılmaktır. Otobüs hareket halinde iken bu farzların çoğunu yapmak mümkün değil.
Her şeyden önce yolculuk öncesi bütün şartlar zorlanmalı. Mesela yola çıkmadan önce bilet, namaz vakitlerine ve mola yerleri hesap edilerek alınabilir. Bütün bunlara rağmen otobüste kılmak gerekiyorsa zarurete binaen kılınabilir.
Otobüs içinde namaz kılınırken, ayakta durulamayacağından dolayı namazı oturarak îma ile kılmak gerekir. Tabi namazda kıbleye yönelme, secde, rükû, kıyam farz olduğu halde otobüste namaz kılan kimse namazın bu farzlarını yerine getiremez. Bunlarla beraber namazımız olur.
Ancak tekrar ifade edecek olursak esas olan elbette namazın bütün şartlarının yerine gelebileceği durumları gözetmek ve bu konuda hassas davranmaktır…

Reklam

DÖVİZ BİLGİLER