Manşet, Yazarlar

Bahçeli getirdi, Bahçeli götürecek

2002: AKP’nin iktidara geldiği seçim Devlet Bahçeli’nin meydan okumasıyla yapılmıştı. 2017: Erdoğan’a başkanlık yolunu açan referandum Bahçeli’nin çağrısı ve desteğiyle oldu.

2018: Erdoğan’ın ilk turda seçilmesi MHP ile kurulan “Cumhur İttifakı” ile sağlandı.

Haliyle…

Erdoğan’ın iktidarını ortağı ile paylaşması doğal.

Yaşanan son süreç köprünün altında çoook sular aktığını…

Artık durumların değiştiğini gösterdi.

***

Referandum ve seçim kampanyalarını tartışabiliriz.

Onca manipülasyonu, kanunsuzlukları, eşit ve adil olmayan koşullarda yarışmayı vesaire, tartışabiliriz bunu.

Bunu akılda tutarak şu tespite izin verin yani:

Toplum Erdoğan’a yetki verdi, Erdoğan koltuğu Bahçeli’ye devretmiş durumda.

Ve Bahçeli 23 Nisan çocuğu değil.

Eskiden Genelkurmay, Milli Güvenlik Kurulu, Anayasa Mahkemesi gibi vesayet unsurları veya bariyerler vardı.

Şimdi, Bahçeli ve Perinçek var.

***

Erdoğan “reform”,

Muhalefet “güçlendirilmiş parlamento” deyince…

Birden dişlerini çıkardılar ve önüne koydukları muhtırayı Erdoğan’a okuttular.

Reis’e muazzam balans ayarı yapıldı.

Ve tabi Reis’in o değil başkası olduğu ortaya çıktı.

***

“Katiller, mafya babaları rol model olmasın.”

Kim etti bu lafı:

Emine Erdoğan.

Cumhurbaşkanı, eşi kadar bile olamadı.

***

Görünen şu:

Rejim, müesses nizam, derin devlet, zinde güçler…

Ne derseniz deyin.

Ben bizatihi “devlet” diyorum.

Son 120-130 senedir Anadolu’ya, İstanbul’a ve Ankara’ya hükmeden devlet, taviz vermeden bildiğini okuyacak gibi görünüyor.

İstanbul ve Ankara belediyelerine kayyım atanabilir, başkanları tutuklanabilir, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında MHP’nin önayak olduğu dokunulmazlık fezlekesi yola çıkmış, tutuklanabilir.

Meral Akşener’in yolu mahkemeye düşebilir, filan…

İçinizi sıkmayayım.

“Cumhur ittifakı” görünümlü devlet, seçmen desteğini büyütemeyince…

“Millet İttifakı”nı dağıtmayı denedi, başaramadı.

Şimdi, rehin almaya hazırlanıyor olabilir.

***

Soru şu:

Erdoğan buna ne kadar tahammül edecek?

Önceki yazılardan birinde “zamana ihtiyacı var” demiştim.

Salgın aman vermiyor, artık her hanede.

Ekonomik deprem başladı.

Bahçeli ile devam etse…

Gemi sür’atle su alıyor, hızla batacak.

Bahçeli’ye kapıyı gösterse…

Gemi buzdağına çarpacak.

Yerinde olmak istemezsiniz.

Macun tüpten çıktı.

***

Saray’daki görevinden istifa eden Bülent Arınç ne diyordu, 2014’te:

-Biz varsak varsınız biz yoksak yoksunuz.

Bahçeli böyle demiyor:

-İki türlü de yoksunuz, bittiniz!

Reklam

DÖVİZ BİLGİLER