Herhalde başkan olmak isteyen cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Bütün siyasi yaşamını "BEN" ve "BENİM DÜŞÜNCEM" diye geçiren bu kişi ne yazık ki artık her önüne gelene "MUHTAÇ" durumda. O yüzden seçimlere gitmekten korkuyor ve yan yana olmaktan nefret ettiği parti ve kişilere "MUHTAÇ" kaldı.

Erdoğan öncelikle nefret ettiği bişeyi yaşıyor, o da koalisyon. Çok değil ama birazcık siyasetten anlayan insanlar koalisyonu siyasi yaşamın gerekleri arasında görürken Erdoğan bunu hep öcü olarak göstermiştir. Oysa öcü olmadığını sadece Türkiye değil, bütün dünya siyaset tarihi göstermiştir.

Ancak Erdoğan için durum biraz farklı, daha doğrusu beterin de beteri bir durumda kendisi. Erdoğan şimdi olası bir seçim sonrası yapılacak koalisyona değil, o koalisyonu yapabilmek için seçim koalisyonuna "MUHTAÇ".

Bildiğiniz gibi şu an iç siyasette en çok AKP'nin MHP'yle yapacağı seçim koalisyonunu konuşuyor. Bu koalisyonda MHP'nin ne kadar taviz vereceği, başta Abdülkadir Selvi olmak üzere biçok yandaş medya yazarının gündeminde. Çeşitli yollar tartışılıyor ve en anti demokratik olanını bulmuş gibiler. Buldukları sistem, AKP ve MHP seçmenlerinin kendi partilerine oy vermeleri ama beraber sayılarak MHP'nin baraj altında kalmasını engelleyerek Erdoğan'ın koyduğu % 51 tuzağını geçmek.

Oysa bu durum AKP için hiç de sanıldığı kadar kolay değil, çünkü Devlet Bahçeli yada MHP meclise girebilmek için AKP oylarına "MUHTAÇ" gözükse de, bence durum tam tersi. Yada çok daha net açıklayayım, olası seçimlerde Erdoğan MHP olmadan bir koca "HİÇ". Bu seçim koalisyonu görüşmelerinde ne kadar Erdoğan dediğini yaptıracak gibi gözükse de yada öyle bir intiba bırakmaya çalışsa da Bahçeli'nin "HAYIR" dediği her durumda, oturup 10 kez yada 20 kez daha düşünmek zorunda.

Bildiğiniz gibi Erdoğan geçtiğimiz günlerde yapılan anketlere çok kızdı ve 3 ay anket yaptırılmasını yasakladı. Bunun nedeni çok açık, Erdoğan oylarını arttırmak için Suriye'ye, yani Afrin'e savaş açtı. Artık savaş açtığını büyük bir rahatlıkla yazabiliyorum, çünkü bunu kendisi açıkladı. Açılan savaş sonrası planı seçimlerde tek başına iktidara gelmek ve başkan olmaktı. Oysa yapılan anketler gösterdi ki, oy oranı sadece % 0,5 artmış. O oy da büyük bir olasılıkla yine işbirliği yapmayı düşündüğü MHP'den kaymıştır, yani seçim koalisyonu ortakları arasında bir alışveriştir.

Durum böyle olunca Erdoğan bu olası ikili seçim koalisyonunun bişeye yaramadığını gördü ve Büyük Birlik Partisi'ne karşı da "MUHTAÇ" duruma düştü. Peki bu duruma şimdilik "EVET" demiş gibi duran parti başkanı Destici durumu kurtarıyor mu, tabi ki "HAYIR", onlar adına üzgünüm ama kurtarmıyor.

O zaman Erdoğan'ın elinde başka bir şans daha var ve o da yetiştiği parti olan eski Milli Selamet Partisi. Son görüşmesini onlarla yaptı, çünkü artık "Ben o gömleği, Milli Görüş gömleğini çıkardım" diyerek iktidara gelen, elinin tersiyle ötelediği eski arkadaşlarına "MUHTAÇ".

Bu yazdıklarım sadece seçim için "MUHTAÇ" oldukları konular yada partiler, bir de bunlar dışında "MUHTAÇ" olduğu noktalar var ki, bu durumda sayfa sayfa yazsam bitmez.

Erdoğan Afrin savaşını devam ettirebilmek için, Rusya'ya, yani Putin'e "MUHTAÇ".

Halka Bankası'na ve diğer bankalara gelecek davaları önlemek için Trump'a, Papa'ya ve ABD Maliye Bakanlığı'na "MUHTAÇ".

Savaş suçlusu olarak yargılanmamak için, o devamlı esip gürlediği Birleşmiş Milletler'e "MUHTAÇ".

Hepsini sıralamayacağım ama en son bence Pazar günü yapılan HDP kongresini gördükten sonra Erdoğan artık bana "MUHTAÇ".

Uzun lafın kısası, bu kadar "MUHTAÇ" durumdayken senden bişey olmaz Erdoğan, güle güle...