Başkanlığını Dr. Hızır Aslıyüksek’in yaptığı Adli Tıp Kurumu 11. İhtisas Dairesi, dokuz yıldır tutuklu olan KHK’lı binbaşı Mehmet Gürler’e ikinci kez “cezaevinde kalamaz” raporu verdi.
İki iç hastalıkları uzmanı, bir genel cerrah, bir kardiyoloji profesörü, bir nöroloji uzmanı ve bir adli tıp uzmanının imzaladığı 9 Şubat 2026 tarihli raporda, Gürler’in mevcut sağlık durumunun ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirmesine engel olduğu belirtildi.
Raporda şu ifadeler yer aldı:
“Süleyman oğlu, 1977 doğumlu Mehmet Gürler’in dosyadaki mevcut belgeleri ve kurulumuz muayene bulgularına göre halihazırda; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 110. maddesinin 3. fıkrası kapsamında kişinin mevcut durumunun engellilik hali olarak değerlendirildiği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği, ilgili maddelerdeki diğer hususların infaz hakimliği takdirinde olduğu, 5275 sayılı yasanın 105/A maddesi 3-b fıkrası kapsamında değerlendirildiği, hayatını yalnız idame ettiremeyeceği mütaala olunur.”
Adli Tıp Kurumu, MS hastası KHK’lı binbaşı Mehmet Gürler hakkında 2 Eylül 2024’te de “sakatlık” ve “sürekli hastalık hali” bulunduğuna dair rapor vermişti. Çevik Bir ve Çetin Doğan başta olmak üzere 28 Şubat davası nedeniyle tutuklanan paşalar, bu raporlara dayanılarak tahliye edilmişti.Mehmet Gürler, halen Metris R (Rehabilitasyon) Tipi Cezaevinde tutuklu bulunuyor.


2022’DEN 2026’YA SAĞLIK RAPORLARI
Son raporda, Mehmet Gürler’in sağlık durumuna ilişkin 2022’den bu yana düzenlenen muayene, tetkik ve kurul raporları kronolojik biçimde sıralandı. Buna göre Gürler, 2022’de çift görme, gözde kayma ve dengesizlik şikâyetleriyle muayenelere girdi; çekilen MR’lar ve nörolojik değerlendirmeler sonucu MS tanısı aldı ve tedaviye başlandı. Takip eden süreçte göz ve nöroloji kontrolleri sürdü; zamanla denge kaybı ve yürüme güçlüğü arttı, günlük yaşam aktivitelerinde desteğe ihtiyaç duyduğu, bazı dönemlerde tekerlekli sandalye ve hasta bakım desteğiyle hareket edebildiği raporlara yansıdı.
2026’da cezaevi gözlem raporlarında, Gürler’in kişisel bakım ve günlük yaşam faaliyetlerinde belirgin yardım ihtiyacı olduğu; tekerlekli sandalye ile hareket ettiği, yemek yemede zorlandığı, denge kaybının ileri düzeyde olduğu ve hastalığın ileri safhada bulunduğu şeklindeki değerlendirmeler yer aldı. 30 Ocak 2026 tarihli muayene bulgularında da bir kişinin yardımıyla ayağa kalkabildiği, düşme riskinin bulunduğu kayda geçti.
Adli Tıp 11. İhtisas Kurulu, 2026 tarihli son değerlendirmesinde Gürler’in durumunun engellilik hali kapsamında ele alındığını, cezaevi koşullarında hayatını tek başına sürdüremeyeceğini ve 5275 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri bakımından bu tespitin rapora geçirildiğini bildirdi.
Mehmet Gürler, görüşlerde bile ayakta durmakta zorluk çektiği görülüyor.
YALOVA HAVA MEYDAN KOMUTANLIĞI’NDA GÖREV YAPIYORDU
1977 Uşak doğumlu olan Mehmet Gürler, 1999 yılında Hava Harp Okulu’ndan mezun oldu. Yüksek lisansını Belçika’da uluslararası ilişkiler alanında yapan Gürler, 2015’te Hava Harp Okulu Birinci Öğrenci Filo Komutanı olarak atandı. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Yalova Hava Meydan Komutanlığı’nda görev yapan Gürler, anayasal düzeni zorla değiştirmeye teşebbüs ettiği iddiasıyla tutuklandı.
“DARBE SIRASINDA KAPRİ ŞORT VE TİŞÖRTLE OKULU BIRAKMAK İSTEYEN ÖĞRENCİLERİME MORAL VERİYORDUM”
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Gürler, mahkemedeki savunmasında şunları söylemişti:
“Burada özellikle dikkatinizi çekmek istediğim şudur: Saat 23:00 ila 23:30 arası, ben kapri şort ve tişört ile öğrenci seçme uçuşu bölgesinde, öğrenci alay çadırlarından 2,5-3 kilometre uzaklıkta aday öğrenciliği bırakmak isteyen öğrencilerle bire bir görüşme yapıyorum, mülakat yapıyorum, onlara moral motivasyon sağlamaya çalışıyorum, bu menfur darbe girişimini bilen, bu darbe girişiminden haberi olan bir kişinin bu saate kadar kendi odasında, kapri şort ve tişörtlü bir şekilde öğrencilere moral motivasyon aşılamaya çalışmasını neyle açıklanabileceği sizlerin takdirlerine arz ediyorum. Saat 01.00 ile 01.30 civarında öğrencilerin güvenlik nedeniyle Hava Harp Okulu’na gittiklerini düşündüğüm için bir kısmını otobüslere bindirdim ancak çıkış emrini iptal ettim, hatta çıkışı yasakladım, hiç kimse Yalova Meydan Komutanlığı’nın sınırlarını terk etmeyecek şekilde yasakladım.” ifadelerini kullanmıştı.SEVİNÇ ÖZARSLAN – TR724













