.jpg)
Gazeteci yazar Ahmet Altan, Bugün TV’de katıldığı bir program ve Grihat internet sitesindeki röportajda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret iddiasıyla dün ifade verdi. Saat 14.30 sularında Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na gelen Altan, avukatı ile birlikte basın suçlarında görevli savcı Emin Aydinç’in odasına çıktı. Yaklaşık 1 saat boyunca burada ifade veren Altan, işlemlerin bitmesinden sonra adliyeden ayrıldı. Çıkışta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Altan, yapılanlarının şiddet olduğunu ve şiddetten medet umanların kendilerini susturmaya çalıştıklarını söyledi. Hakkında Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla soruşturma açıldığını belirten gazeteci, Adalet Bakanı’nın seçilmiş bir isim olmadığının, atanan bir kişi olduğunun altını çizdi. Ahmet Altan, “Burada Adalet Bakanı’nı ilgilendiren ne? Neden ivedilikle bir karara varılmasını istemektedir? Bakanın bu kadar aceleci ve tarafgir olarak müdahale ettiği davalarda adaletin ve hukukun güvencesi ne olacaktır?” dedi.
Sabah’ın haberiyle mi yargılanacağım?
Hakkındaki soruşturmaya delil olarak Adalet Bakanlığı’nın Sabah gazetesindeki haberleri delil gösterdiğinin altını çizen Altan, “Ben havuz medyası olarak tabir edilen Sabah gazetesinin çarpıtılmış haberine göre mi yargılanacağım? Artık bu ülkede adaletin hukukun dayandığı ve güvendiği belge ve kanıt Sabah Gazetesi midir?” ifadelerini kullandı. Altan, aralarında fikri husumetin bulunduğu Sabah gazetesinin kendisi hakkında yayınlanan ‘Kendini kaybetti’ başlıklı haberinin delil olarak kullanılmasını eleştirdi. Son 5 ayda ülkede 400’ün üzerinde insanın hayatını kaybettiğini aktaran Altan, “Hukuk ağır darbeler yiyor. Hukukun darbe yemesi bir toplum temel direğinin yıkılmasıdır. Eğer temel direği yok ederseniz o toplumu bir arada tutamazsınız. Hukukun olmadığı bir ülkede acı yaşanır. Ben bütün konuşmalarımda hukukun gereğini anlatıyorum.” şeklinde konuştu.
Toplumun hukukunu siyasi iktidara karşı koruduğu için kendisinin iktidar tarafından yargılanmasının istendiğini belirten Altan, “Hesap vermesi gereken ben değilim. Hesap vermesi gerekenler yargıyı yaralayan, hukuku ortadan kaldıran, insanların adalete güvenini sıfırlayanlardır.” dedi. Seçimlerden sonra medyaya baskı konusunda iktidarda bir değişiklik bekleyip beklemediği sorulan Altan, “Gittikçe daha kötüye gideceğini düşünüyorum. Seçimi kazandıkları ilk gün Nokta dergisinin yöneticilerini silahlı isyana teşvikten tutukladılar. Bunun hukuken mümkün olması nasıl olabilir bir ülkede? Hukukun olmamasıyla mümkün olabilir. Zaten de hukuk yok. Uyguladıkları şiddettir. Bizi susturmaya çalışıyorlar. Çünkü onlar şiddetten medet umuyorlar. Bir savcı bir hakimle koskoca bir holdinge el koyuyorlar. İnsanların paralarına el koyuyorlar. Bütün gazetecileri içeri atıyorlar ya da sorguya çekiyorlar, yargılıyorlar. Bunun hukukla bir alakası yok.” şeklinde cevap verdi.
KELEPÇELENEN GAZETECİYE: ‘ÜZÜLME O SENİN MADALYAN’
Açıklama sonrası Bugün gazetesinde ters kelepçelenerek gözaltına alınan gazeteci Kamil Maman’la kısa bir süre konuşan Altan, “Üzülme oğlum. Bunlar senin genç yaşta aldığın madalyalar.” dedi.