• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

KIRK YIL ÖNCE DE BÖYLEYDİ BU ADAMLAR!

Aralık 23, 2016
in Genel Gündem, KONUK YORUM
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

[FAİK CAN-TR724.COM]

Rahmetli babam elimden tutup hizmetin yurduna teslim ettiğinde 11 yaşındaydım. İmam Hatip Okulu’nda okumamı istemişti. Okul evimize çok uzak değildi; evden de gidip gelebilirdim ama annem ve babam hizmetin yurdunu kendi evlerinden daha güvenli görmüşlerdi. “Ahlaklı, edepli, vatanını, bayrağını seven biri olsun” düşüncesiyle vermişlerdi beni yurda. İmam Hatip’te okumanın tek başına bir anlam ifade etmeyeceğini düşünmüş olmalıydılar. Haklı da çıktılar.

İlkokul 5. sınıfı yeni bitirmiş bir çocuk olarak 150 kişinin kaldığı bir yurtta kalmaya başlamıştım. Hem özlem vardı içimde hem de tedirginlik. İlk gecemizde yatakhanede yaşıtım olan arkadaşlarla hep birlikte ağlamamız bundandı. Ama yurt müdürümüz ve oradaki belletmen abilerimiz kısa sürede bize evlerimizi unutturacak bir samimiyet ve sıcaklık sergilediler. O günün şartlarında imkânlar da öyle fevkalade değildi. Sadece Cuma günleri “etli yemek” çıkardı. Demirden ranzalar ve çelik dolaplar vardı odalarımızda ama her yer pırıl pırıldı.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Simurgu arayanlara!

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı-2

Kilitsiz dolaplar

Namazlar cemaatle kılınırdı. Toplu tesbihatlar, namaz sonrası yapılan sohbetler, videodan izlenen filmler tarifi imkânsız bir güzellik katıyordu ortama. Yurt müdürümüzün disiplinli ama şefkat dolu tavrı, belletmen abilerimizin yakın ilgileri bizleri yurda bağlayan temel sebeplerdi. Müdür bey, haftada bir defa hepimizi toplayıp sohbet ederdi. Güzel ahlaklı olmanın değerini anlatırdı. İleriki hayatımızda bizden beklentilerini sıralarken “ahlaklı olmayı” ilk sıraya koyardı. Onun gözünde yalan ve hırsızlık en kötü hasletlerdi. Bu sebeple yurtta dolaplarımızı kilitlemezdik.

Okullar açılıp servisle İmam Hatip’e gittiğimizde bambaşka bir ortama girdik. Oraya ait olmadığımızı hissediyorduk. Bir sıcaklık bulamamıştık. Yurttaki havadan fersah fersah uzaktı okulun atmosferi. İyi insanlar yok muydu; elbette vardı ancak ortam genel olarak bize çok yabancıydı.

Yurtta ne müdürümüz, ne belletmenlerimiz, ne de öğrencilerden bir tek kişi bile sigara içmezken, burada öğrenciler arasında bile sigara içme oranı oldukça yüksekti. Büyük sınıflarda, sigaradan dişleri simsiyah olmuş pek çok öğrenci vardı. Yeni aldığım kalemlerimin, silgilerimin kaç kere çalındığını sayamadım bile. Öğrenciler arasında namaza giden çok azdı. Ergenlik döneminin en bel altı muhabbetleri yapılır, karşı cinse dair konular pervasızca konuşulurdu.

Kahvehanede imam hatipli öğrenciler

Öğlen aralarında civarda bulunan bütün kahvehaneler okey oynayan imam hatip öğrencileriyle dolardı. Kahveden derse geç gelen öğrenci, namazdan geldiğini söyleyip hocayı kandırırdı. Kanmasa bile hocanın sessiz kalmaktan başka bir seçeneği olmazdı. Bir fizik dersinde namazdan geldiğini söyleyen geç kalmış bir öğrenciye hocanın “şimdi sana bir şey desem, beni dinsiz ilan edersiniz” serzenişi durumu anlatmaya yetiyordu.

Okula yakın mesafede bulunan kız meslek lisesi, imam hatip öğrencilerinin civarında tur attıkları bir mekândı. Sululuğun, pespayeliğin her türlüsü sergilenirdi orada. Muhabbetler okulda, teneffüslerde, ders aralarında devam ederdi. Bir kısım hocaların tavırları bundan farklı değildi. Malum muhabbetlere aynı sululukta iştirak eden “meslek dersi” hocaları da vardı.

Biz ise bu ortamda kendimizi çok yabancı hissediyorduk. Sigara içmiyor, kadın, kız muhabbetlerine girmiyor, okey oynamıyorduk. Okul çıkışı servisle hemen yurda dönüyorduk. Okulda derece yapanların neredeyse tamamı bizim yurdun öğrencileriydi. Meslek dersleri dışındaki farklı siyasi görüşlere mensup öğretmenler bizi çok severlerdi. Ama meslek dersi öğretmenleri, yani imam hatip eğitimi verenler genel olarak bize mesafeliydiler. Düşmanca tavırlar sergileyenler bile vardı içlerinde.

‘Akyazılı yurdundan gelenler!’

Okul müdürü de bizi hiç sevmezdi ve bunu gizlemezdi. Aynı kabahati işleyen bir yurt öğrencisiyle, herhangi bir imam hatip öğrencisi farklı cezalandırılırdı. Zaman zaman servis geç kaldığı için sabah törenine yetişemediğimizde yurt öğrencileri olarak toplu cezalandırmaya maruz kaldığımız çok oldu. Bir saat bahçede bekletildiğimizi, “Akyazılı yurdundan gelenler! Niye geç kalıyorsunuz, siz şöyle ayrılın bakayım!” diye herkesin önünde azarlanıp horlandığımızı bilirim. Saç kontrolleri yapılırken, saçı uzamış yurt öğrencisinin yüzlerce kişinin önünde mikrofonla “sizin yurtta berberiniz yok mu” denilerek azarlandığını ve saçının makasla kırpıldığını da iyi hatırlıyorum. Başkalarına yapılmayan muamelelerdi bunlar.

Olumsuz tavırlar ve muameleler bu kadardan ibaret değildi elbette. O günkü Refah Partisinin mitinglerine ders vakti okulun önünden otobüs kaldırılırdı. Biz katılmadığımız için hain ilan edilirdik. “Amerikan ajanlığı, İsrail uşaklığı” isnadı ta o zamanlardan beri maruz kaldığımız bir iftiradır. Mitinge gitmediğimiz için imanımızı sorgulayan bir mücahide (!) “mitinglerde namazları nasıl yapıyorsunuz” dediğimde yüzünün aldığı şekli unutamam. Bir kısmı “sabah kamyonu devirmişim yaaa” deyip abdestsiz gezen ve bununla iftihar eden bu arkadaşların gözünde bizler haindik. Okulu yönetenlerin gözünde de onlar bizden daha muteberdi.

En büyük cihat(!)

Meslek derslerine giren bir kısım hocalar o zaman düşman gördükleri devlete, laikliğe, başka siyasi görüşlere ve hizmete laf söylemeyi en büyük cihat zannederlerdi. Mitingden sonraki gün ilk derste mitingin analizi yapılır, kimlerin katılıp katılmadığı sorgulanırdı ama aynı heyecan namazlara karşı duyulmazdı.

O zamanın okeyci, abdestsiz, namazsız, kadın-kız peşinde koşan imam hatip nesli şimdi ülkeyi yönetiyor. Bürokrasinin değişik kademelerinde o günden tanıdığım çok arkadaşım var. İmam hatip yönetirken güçleri saçlarımızı kesmeye yetiyordu. Şimdi ülkeyi yönetince canımıza kasteder oldular. Hâsılı, kırk yıl önce de böyleydi bu adamlar!

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

OYUN ALANINDA OYUN İÇİNDE OYUN

SONRAKİ HABER

Demirtaş’tan minik sevenine mektup: Ne kadar büyürsen büyü çocukluk hayallerini hiç kaybetme

BENZER HABERLER

Kılıçdaroğlu’na haber verin: Hidayet Karaca, Mustafa Ünal neden içerideyse Osman Kavala da o nedenle tutuklu!
KONUK YORUM

Utanç davası: Hidayet Karaca, Silivri’de 12. yıla giriyor!

Aralık 14, 2025
Belçika’nın önemli gazetesi De Morgen: İslam’da biz Batılıların kucaklayabileceği bir akım varsa, o da Fethullah Gülen’in akımıdır
KONUK YORUM

Simurgu arayanlara!

Aralık 3, 2025
Gıyabi cenaze namazı kılındı: Hocaefendi, vefat eden kadim dostu Erdoğan Tüzün ile kamp hayatını anlattı
KONUK YORUM

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı-2

Ekim 30, 2025
Dumankaya: ‘Malınızın yüzde 50’sini verirseniz şirketler iade edilebilir’ dediler
KONUK YORUM

Dumankaya Holding muhbirinin hazin sonunu yazan Uğur Dumankaya: “O kayboldu, biz hayatta kaldık.”

Ekim 16, 2025
Kemal Gülen, ‘Asuda Mekan’ı ziyaret etti : Mukaddes yük ve güçlü omuzlar
KONUK YORUM

Asrın Mazlumu ve Düşünce Mimarı 1

Ekim 15, 2025
Yarın tahliye olacaktı: Cezaevinde kalp krizi geçiren KHK’lı polis, vefat etti
Genel Gündem

Yarın tahliye olacaktı: Cezaevinde kalp krizi geçiren KHK’lı polis, vefat etti

Ekim 7, 2025
  • All
  • Manşet
BM ifşa etti: Ticari yasağa rağmenTürkiye’den, İsrail’e 3 milyar dolarlık sevkiyat
Dış Haberler

BM ifşa etti: Ticari yasağa rağmenTürkiye’den, İsrail’e 3 milyar dolarlık sevkiyat

by zmnaus
Ocak 14, 2026
0

Türkiye’nin Mayıs 2024’te İsrail ile tüm ticareti durdurduğunu açıklamasına rağmen, Birleşmiş Milletler verileri İsrail’in Türkiye menşeli ithalatının devam ettiğini ve...

Adrese teslim kadro: DİB eski Başkanı Ali Erbaş, 29 Mayıs Üniversitesinde kadrosunda

Adrese teslim kadro: DİB eski Başkanı Ali Erbaş, 29 Mayıs Üniversitesinde kadrosunda

Ocak 14, 2026
AKP Türkiye’si: 8 yıldır bina ve hoca var, öğrenci yok

AKP Türkiye’si: 8 yıldır bina ve hoca var, öğrenci yok

Ocak 14, 2026
‘Adelaide Writers Week’ iptal: Avustralya’daki ‘Yazar boykotu’ kültürel tartışmayı alevelendirdi

‘Adelaide Writers Week’ iptal: Avustralya’daki ‘Yazar boykotu’ kültürel tartışmayı alevelendirdi

Ocak 14, 2026
Avustralyalı yazar Craig Silvey istismar suçlamasıyla mahkemede

Avustralyalı yazar Craig Silvey istismar suçlamasıyla mahkemede

Ocak 14, 2026
Ünlülere ‘uyuşturucu’ soruşturması: 2 kişi tutuklandı, Oktay Kaynarca  ve 3 kişi serbest

Ünlülere ‘uyuşturucu’ soruşturması: 2 kişi tutuklandı, Oktay Kaynarca ve 3 kişi serbest

Ocak 14, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM