İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nde yaşanan ve “yüzyılın soygunu” olarak nitelendirilen adli emanet hırsızlığında, soruşturma derinleştikçe sarsıcı detaylar gün yüzüne çıkıyor.
Emanet memuru Erdal Timurtaş’ın eşiyle yurt dışına kaçmasının ardından, operasyonun arkasında dev bir aşiret ve suç ağı olduğu saptandı.Savcılık soruşturmasına göre, firari memur Erdal Timurtaş adli emanet kasasındaki 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüşü boşaltırken, organizasyonun beyni olan Muhammed Seferoğulları ve suç ortakları adliye bahçesinde araç içinde nöbet tutuyordu. Soygunun ardından altınlar hızla nakde çevrilmeye başlandı.
“BİN 500 KİLOMETRELİK “GÖVDE GÖSTERİSİ”
Çete üyelerinin, çaldıkları altınları İstanbul’daki kuyumcularda eritip nakit euroya çevirdikleri belirlendi. Elde edilen kara para ile derhal bir oto galeri kuran şüpheliler, 4 adet özel koruma kiralayarak lüks araçlardan oluşan 12 araçlık bir konvoy kurdu. İstanbul’dan yola çıkan konvoy, bin 500 kilometre yol katederek altın ve nakit paraları Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine ulaştırdı.
Doğubayazıt’a ulaşan şüphelilerin, çaldıkları paralarla kendi aşiretlerine mensup çok sayıda kişiyi lüks otellerde ağırladığı ve konaklattığı tespit edildi. Bozdurulamayan altınların bir kısmının ise ilçedeki yerel bir kuyumcuda nakde çevrilmeye devam edildiği anlaşıldı.
25 KİLODAN 9 GRAM KALDI
Emniyet birimlerinin düzenlediği dev operasyonda şüphelilerin mal varlıklarına el konuldu, ancak çalınan servetin büyük kısmının buharlaştığı görüldü, ele geçirilen altın, sadece 9 gram. Konvoyda kullanılan 12 araç ve sonradan satın alınan 4 lüks cipe el konuldu. Aralarında para aklayan Elif Dölçek ve Gülsüm Varol’un da bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.
Soruşturmanın odağındaki isimler olan Muhammed Seferoğulları, Muhammed Efe ve diğer üç organizatörün yakalanması için operasyonlar sürüyor. Savcılık, suçun tamamen firari memur Erdal Timurtaş’ın üzerine yıkılmaya çalışıldığını ancak organize bir aşiret ağının tüm süreci yönettiğini vurguladı.