AİHM, ByLock kullandığı iddiasıyla iş akdi feshedilen bir öğretim görevlisinin açtığı davada Türkiye’yi mahkum etti. Mahkeme, savunma hakkının kısıtlanmasını “adil yargılanma hakkı” ihlali olarak nitelendirdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), ByLock kullandığı iddiasıyla iş akdi feshedilen bir öğretim görevlisinin açtığı davada Türkiye’yi haksız buldu. Mahkeme, delillerin mahkemede tartışılmamasını ve savunma hakkının kısıtlanmasını “adil yargılanma hakkı” ihlali olarak nitelendirdi.
İç hukukta reddedilince AİHM’e taşınmıştı
Hukukçu Kadir Öztürk tarafından kamuoyuna duyurulan ve hukuk dünyasında geniş yankı uyandıran İ.Ç. / Türkiye (No. 48061/19) kararı, özellikle OHAL KHK’ları sonrası yaşanan işten çıkarmalara dair yargısal denetim standartlarını yeniden belirledi.Başvurucu İ.Ç., TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nde görev yapan bir tarih öğretim görevlisiyken, adının ByLock listelerinde yer aldığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. İ.Ç.’nin bu feshe karşı açtığı davaların iç hukukta reddedilmesi üzerine konu AİHM’e taşındı.
AİHM ihlal kararı verildi
AİHM İkinci Dairesi, kararında yerel mahkemelerin tutumuna sert eleştiriler getirdi. Mahkemeye göre ihlalin temel nedenleri şunlar: Yetersiz Denetim: Yerel mahkemeler, ByLock iddiasının doğruluğunu araştırmak yerine sadece kurum yazışmalarını esas aldı.
Delile Erişim Engeli: Başvurucunun, aleyhindeki “belirleyici delillere” erişmesine ve bunları tartışmasına izin verilmedi.
Gerekçesiz Red: Başvurucunun delil toplanması yönündeki talepleri, herhangi bir makul gerekçe sunulmadan reddedildi.
OHAL Savunması Geçersiz: Mahkeme, Türkiye’nin AİHS 15. madde kapsamındaki (olağanüstü hal) hak kısıtlama yetkisinin, adil yargılanma hakkının özünü zedeleyemeyeceğine hükmetti.