Bondi Beach’teki terör saldırısının ülke gündemini sarsmasının ardından, Göçmenlik Bakan Yardımcısı Matthew, nefret suçları ve göç politikaları konusunda parlamentoda sert ve net bir mesaj verdi: “Yeni göçmenlerin ülkemize katılımı, bizi zenginleştirir. Ancak nefret söylemi ve ayrımcılık, bu uyumu bozar. Bu nedenle göç yasalarımız, nefret ve ayrımcılık içeren davranışları açıkça yasaklayan düzenlemelerle desteklenecek.” dedi.
Sydney’in Bondi Beach bölgesinde yaşanan terör saldırısı, Avustralya siyasetinin merkezine nefret suçları ve toplumsal güvenlik başlıklarını taşıdı. Federal Parlamento’nun 19–20 Ocak’ta erken toplanmasının ardından, Göçmenlik Bakan Yardımcısı Matthew Thistlethwaite, Meclis’te yaptığı konuşmada saldırı sonrası artan nefret temelli olaylara ilişkin hükümetin tutumunu ortaya koydu.
“NEFRET TOPLUMSAL BÜTÜNLÜĞE TEHDİTTİR”
Thistlethwaite, parlamentodaki konuşmasında nefret suçlarının yalnızca münferit vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Bu tür eylemlerin doğrudan toplumsal barışı hedef aldığını belirten Thistlethwaite, “Bu saldırı ülkemizi derinden yaraladı. Görevimiz, Avustralya’nın herkes için güvenli ve hoşgörülü bir ülke olduğunu yeniden tesis etmektir,” dedi. Hükümetin yaklaşımının açık olduğunu söyleyen Thistlethwaite, nefret suçlarına karşı sıfır tolerans ilkesinin sürdürüleceğini ifade etti. Saldırının toplumda yarattığı travmanın ciddiyetine dikkat çeken Thistlethwaite, devletin bu süreci yalnızca güvenlik değil, toplumsal dayanışma perspektifiyle de ele alması gerektiğini kaydetti.
YENİ YASAL DÜZENLEMELER MASADA
Parlamento kulislerinde, saldırının ardından hazırlanan yeni yasa taslaklarının nefret söylemi ve nefret temelli şiddetle mücadeleyi güçlendirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Taslakta, nefret suçlarının cezalarının artırılması, organize nefret yapılarının daha net tanımlanması ve aşırılık yanlısı faaliyetlerin önlenmesine yönelik maddelerin yer alması bekleniyor.Anthony Albanese liderliğindeki hükümetin, bu düzenlemeleri hızlı şekilde Meclis gündemine taşımaya hazırlandığı ifade edilirken, sürecin komite aşamasında daha da şekilleneceği belirtiliyor.
KARŞIT GÖRÜŞLER VE MECLİS TARTIŞMASI
Thistlethwaite’in açıklamaları Meclis’te geniş yankı buldu. Muhalefet ve bazı bağımsız milletvekilleri, planlanan düzenlemelerin ifade özgürlüğünü gereğinden fazla sınırlayabileceği uyarısında bulundu. Özellikle yasa metnindeki tanımların net olmaması hâlinde keyfî uygulamalara kapı aralanabileceği eleştirileri dile getirildi.Bazı Liberal Parti üyeleri ise nefret suçlarıyla mücadelenin gerekli olduğunu kabul etmekle birlikte, düzenlemelerin kapsamının dikkatle belirlenmesi gerektiğini savundu. Tartışma, güvenlik ile temel haklar arasındaki denge başlığı etrafında yoğunlaştı.
TOPLUMSAL BARIŞ VURGUSU
Konuşmasının sonunda Thistlethwaite, devletin önceliğinin toplumsal barışın korunması olduğunu vurguladı. “Bu ülke herkesin evidir. Hiç kimse korku ya da nefret içinde yaşamak zorunda kalmamalıdır,” diyen Thistlethwaite, hükümetin nefret suçlarının önlenmesi konusunda kararlılığını sürdüreceğini belirtti.