Evlatları dokuz yıldır cezaevinde bulunan askeri öğrenci ve kursiyer teğmen anneleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul Bakırköy Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yapmak istedi. Annelerin açıklaması, polis müdahalesiyle yarıda kaldı.
Askeri öğrenci annesi Fatma Okka’nın okuduğu basın açıklaması devam ederken annelerin etrafı sivil polisler tarafından sarıldı ve bazı anneler gözaltına alındı.Okka konuşmasında, Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların emeğinin ve hayatının konuşulduğu bir gün olduğunu hatırlatarak, kendilerinin ise yıllardır evlatlarını bekleyen anneler olarak kutlama yapamadıklarını söyledi. 15 Temmuz’dan bu yana hayatlarının durduğunu ifade eden Okka, yıllardır süren bekleyişin bitmediğini ve çocuklarının demir parmaklıklar ardında olduğunu dile getirdi.
“Biz çiçek istemiyoruz, adalet istiyoruz” diyen Okka, annelerin yıllarca sessiz kaldığını, devletin kendilerini göreceğine ve çocuklarının suçsuzluğunun anlaşılacağına inandıklarını söyledi. Ancak aradan yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen bir değişiklik olmadığını belirten Okka, “Biz anneler daha ne kadar bekleyeceğiz, ne kadar sabredeceğiz, ne kadar daha ağlayacağız?” diye sordu.
Okka, bu süreçte birçok annenin ve babanın hayatını kaybettiğini, ancak cezaevindeki çocuklarının cenazelere katılamadığını belirterek, “Evlatları annesiyle babasıyla vedalaşamadı” dedi. Kadınlar Günü’nün kutlandığı bir günde annelerin böyle bir acı yaşamasını eleştiren Okka, bugün meydanda bulunma amaçlarının kutlama değil adaleti hatırlatmak olduğunu ifade etti.
Evlatları dokuz yıldır cezaevinde bulunan askeri öğrenci ve kursiyer teğmen anneleri, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde İstanbul Bakırköy Meydanı’nda bir araya gelerek basın açıklaması yapmak istedi. Annelerin açıklaması, polis müdahalesiyle yarıda kaldı.
Askeri öğrenci annesi Fatma Okka’nın okuduğu basın açıklaması devam ederken annelerin etrafı sivil polisler tarafından sarıldı ve bazı anneler gözaltına alındı.
Okka konuşmasında, Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların emeğinin ve hayatının konuşulduğu bir gün olduğunu hatırlatarak, kendilerinin ise yıllardır evlatlarını bekleyen anneler olarak kutlama yapamadıklarını söyledi. 15 Temmuz’dan bu yana hayatlarının durduğunu ifade eden Okka, yıllardır süren bekleyişin bitmediğini ve çocuklarının demir parmaklıklar ardında olduğunu dile getirdi.
“Biz çiçek istemiyoruz, adalet istiyoruz” diyen Okka, annelerin yıllarca sessiz kaldığını, devletin kendilerini göreceğine ve çocuklarının suçsuzluğunun anlaşılacağına inandıklarını söyledi. Ancak aradan yaklaşık 10 yıl geçmesine rağmen bir değişiklik olmadığını belirten Okka, “Biz anneler daha ne kadar bekleyeceğiz, ne kadar sabredeceğiz, ne kadar daha ağlayacağız?” diye sordu.
Okka, bu süreçte birçok annenin ve babanın hayatını kaybettiğini, ancak cezaevindeki çocuklarının cenazelere katılamadığını belirterek, “Evlatları annesiyle babasıyla vedalaşamadı” dedi. Kadınlar Günü’nün kutlandığı bir günde annelerin böyle bir acı yaşamasını eleştiren Okka, bugün meydanda bulunma amaçlarının kutlama değil adaleti hatırlatmak olduğunu ifade etti.
Adalet olmadığı sürece hiçbir özel günün anlamı olmadığını dile getiren Okka, “Kadınlar Günü, Anneler Günü, Sevgililer Günü… Bizim için bunlar yok. 15 Temmuz’dan bu yana biz yaşayan ölü gibiyiz” dedi. Çocuklarının cezaevinde, kendilerinin ise dışarıda “demir parmaklıklar ardında” yaşadığını söyleyen Okka, özellikle bayram ve iftar sofralarında yaşadıkları acıya dikkat çekti.
“Akşamları herkes çoluk çocuğuyla iftar yaparken biz soframızda ağlayarak iftar ediyoruz” diyen Okka, bugüne kadar 19 bayramın bu şekilde geçtiğini belirtti.
Yetkililere ve dünya kamuoyuna seslenen Okka, 18–20 yaşındaki askeri öğrencilerin darbe yapamayacağını savunarak çocuklarının suçsuz olduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne güvenerek çocuklarını askeri okullara teslim ettiklerini ifade eden Okka, “Çocuklarınız önce Allah’a sonra bize emanet dediler. Ama çocuklarımız 20 yaşında hapishane duvarlarının arasına girdi” dedi.
Yıllar içinde çocuklarının genç yaşta yaşlandığını, saçlarına ak düştüğünü söyleyen Okka, bir anne olarak çaresizlik yaşadığını belirtti. “Her gittiğim kapıdan kovuluyorum” diyen Okka, ülkenin yetkililerinden adalet talep etti.
Cumhurbaşkanı’na ve Emine Erdoğan’a da seslenen Okka, bir anne olarak kendilerini anlamalarını ve empati kurmalarını istedi.
Adalet olmadığı sürece hiçbir özel günün anlamı olmadığını dile getiren Okka, “Kadınlar Günü, Anneler Günü, Sevgililer Günü… Bizim için bunlar yok. 15 Temmuz’dan bu yana biz yaşayan ölü gibiyiz” dedi. Çocuklarının cezaevinde, kendilerinin ise dışarıda “demir parmaklıklar ardında” yaşadığını söyleyen Okka, özellikle bayram ve iftar sofralarında yaşadıkları acıya dikkat çekti.
“Akşamları herkes çoluk çocuğuyla iftar yaparken biz soframızda ağlayarak iftar ediyoruz” diyen Okka, bugüne kadar 19 bayramın bu şekilde geçtiğini belirtti.
Yetkililere ve dünya kamuoyuna seslenen Okka, 18–20 yaşındaki askeri öğrencilerin darbe yapamayacağını savunarak çocuklarının suçsuz olduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne güvenerek çocuklarını askeri okullara teslim ettiklerini ifade eden Okka, “Çocuklarınız önce Allah’a sonra bize emanet dediler. Ama çocuklarımız 20 yaşında hapishane duvarlarının arasına girdi” dedi.
Yıllar içinde çocuklarının genç yaşta yaşlandığını, saçlarına ak düştüğünü söyleyen Okka, bir anne olarak çaresizlik yaşadığını belirtti. “Her gittiğim kapıdan kovuluyorum” diyen Okka, ülkenin yetkililerinden adalet talep etti.
Cumhurbaşkanı’na ve Emine Erdoğan’a da seslenen Okka, bir anne olarak kendilerini anlamalarını ve empati kurmalarını istedi.
“ANNELERİN HAKKINI NASIL ENGELLERSİNİZ?”
Öte yandan annelerin gözaltına alınmasına DEM Parti Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu tepki göstererek, “İstanbul’da açıklama yapan asker annelerini gözaltına almışlar.!!! 10 yıldır haksızlığa uğrayan bu anneler sesini nasıl duyuracaktı? Anayasal toplantı, gösteri hakkını nasıl engellersiniz?” dedi.
Öte yandan gözaltına alınan annelerin hepsinin serbest bırakıldığı belirtildi. Av. Lale Demirkaz kendi sosyal medya hasabından şunları paylaştı: “Çok şükür hepsi serbest bırakıldı”













