• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Teğmenler ve gazeteciler…

Şubat 3, 2025
in Manşet, YAZARLAR
16
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

“Ben yeminin yasak olduğunu bilmiyordum. Arkadaş arasında ama yüksek sesle okuduk arkadakiler de duysun diye.. Çekileceğinden ve yayınlanacağından haberim yoktu. Sıralı amirlerimiz de bizi uyarmadı.”

Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen dönem birincisi Teğmen Ebru, elbette ki kendini böyle savunmadı. Fakat bazı kelimeleri çıkarır ya da değiştirirseniz aynı günlere denk gelen başka bir ‘kahraman’ın ifadesi olduğunu göreceksiniz.

“Kadın oyuncu bana mısın demeden koşmayı sürdürdü, arkasından beş fotoğrafçı ve iki kameramandan oluşan bir ekip geliyordu.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

15 Temmuz’la ilgili soru sormuştu: Mahruki hakkında 4.5 yıl hapsi isteniyor

NSW raporu alarm verdi:Tarım sektöründe göçmenlere ‘modern kölelik’

Deniz Göktaş tutulduğu ‘Kuyu Tipi’ cezaevini anlattı: İnsan sesi duymadan haftaları geçen mahkûmlar var

Ansızın bir Fransız kadın, bir dilbilim profesörü, oyuncuyu bileğinden kavradı ve (korkunç bir İngilizceyle) şunları söyledi: “Ölümcül hasta Kamboçyalıları iyileştirmeye giden doktorlar yararına gösteri yürüyüşü bu, film yıldızları için reklam kampanyası değil!”

Kadın oyuncunun bileği dilbilim profesörünün pençesine hapsolmuştu, ne yapsa kurtaramazdı. “Allah’ın belası, ne yaptığını sanıyorsun sen?” dedi kadın oyuncu (kusursuz bir İngilizceyle). “Bunun gibi yüz tane yürüyüşe katıldım ben! Yıldızlar olmadan bir yere varamazsınız! Bu bizim işimiz! Ahlaki görevimiz!” (Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği/Milan Kundera).

Barış Pehlivan’la Teğmen Ebru Eroğlu’nun fotografları sosyal medya akışıma peşkeşe düşünce, bu bölüm geldi aklıma. Gerçek kahramanlarla, ışıltılı oyuncular pek çok kez karşı karşıya gelir hayatta; ancak bazen kendileri bile farketmez.

Kadın oyuncu haksız sayılmazdı, o gitmese Kamboçya sınırına, beş fotografçı ve iki kameraman da gitmezdi büyük ihtimalle. O vakit, gökdelendeki ofisinde kahvesini yudumlarken gazeteye göz gezdiren Amerikalı da gitmemiş olacaktı. İşgalci Vietnam’ın kamplarda esir tuttuğu, acil tıbbi yardıma muhtaç Kamboçyalılara bir faydası var mıydı bu durumun? Batılı ülkelerde 10 saniyelik bir iç geçirişe eşlik eden ‘ah yazık’ nidaları acılarını dindirebilecek miydi?

Suat Toktaş da gösterinin yıldızını çekmek isterken mayına basan kameraman mıydı yoksa? Onun kanının sıçradığı beyaz bayrak, medyatik yıldızın elinde daha bir anlamlı hale mi gelecekti!

“Hani seninle vedalaşıp biz çıktık ya… O gece yarısı bir yaşlı teyze ile karşılaştım adliyenin önünde. Kendi başına desteğe gelmiş bir Halk TV izleyicisiydi. Elinde evde doldurduğu termosuyla sıcak kahve dağıtıyordu gazetecilere. İşte o kahvenin çekirdeği sendin…”

Bu satırlar, “Ben çekmedim, yayınlamadım, yayınlanacağından haberim de yoktu!” savunmasıyla mayınlı araziye sürülen ‘Kaptan’ın acısını hafifletmek için mi yoksa şov devam etsin diye mi yazıldı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu rejim, hukuksuzlukta bile adil değil ve bu bilinçli bir tercih. En kötü kanunun bile sabiteleri vardır ve öngörülebilir. Temel hukuk normlarına aykırıdır fakat bilirsiniz ki onu yaptığınızda başınız belaya girer. Erdoğan Türkiye’sinde ise aynı eylemle ceza da alabilirsiniz ödül de; skala böylesine geniş. Bazen cezasızlık bile ödüldür; kahramanlık hikayenizi bedelsiz biçimde sürdürme imkanı verir.

Elbette hukuksuzlukta eşitlik isteyecek değiliz lakin fotoğrafı da doğru çekmek şart.

Karakuşi hikayesindeki gibi boyu sehpaya uyan boyacıyı bulup asmak, hukuk güvencesini ortadan kaldırdığı için otokratların hayalindeki dünyadır. Her an, herkesin başına, her şey gelebilir; öyleyse ayağınızı denk almak ve fincancı katırlarını ürkütmemek gerekir. Neden ürkeceklerini bilemediğinizden her han tetikte yaşamak ve başka hiçbir şey düşünmemek zorunda kalırsınız.

Suat Toktaş’ı tutuklayıp Barış Pehlivan’ı salan düzen, sana bana ne yapmaz!

Benzer durumu, ‘Teğmenler Davası’nda da görüyoruz. Onlarca yeni mezun asker, aynı şekilde kılıç çattı, aynı sözleri tekrarladı fakat sadece beşi ordudan ihraç edildi. Gerekçe emre itaatsizlik… Emir, yalnızca bu beş teğmene mi tebliğ edilmiş? Bölük, tabur ve alay komutanı, üç sıralı amir de aynı cezayı aldı. Emri bunlar tebliğ ettiyse -ki normal olan bu- neyle suçlandılar? Yok emri tebliğ etmedilerse teğmenler niye giyotine kurban gitti?

Erdoğan, 30 Ağustos’tan bir hafta sonra ortaya çıkıp sessizliğini bozdu ve şunları söyledi: “Bu kılıçları kime çekiyorsunuz? Bunlarla ilgili gerekli araştırmaların hepsi yapılıyor ve oradaki birkaç tane kendini bilmez, bunlar da temizlenecek.”

Daha idari soruşturma başlamamışken, AKP lideri hem hükmü hem de kimleri kapsayacağını açıklamıştı. Belli ki zamanlamasını da ‘haşmetmeap’ bizzat irade buyurmuş. Kasım ayının ortasından itibaren teğmenler arasında seçmece yapılıp ordudan atılacağı biliniyordu.

Neden şimdi?

Çünkü aslında bir yolsuzluk düzeni olan iktidarın işine en çok yarayacak an kollandı. Kartalkaya yangınında hazırlıksız yakalandılar. “Hesap soracağız!” kandırmacası da işe yaramayınca ‘heybedeki turpların’ büyükçe biri çıkarıldı.

Rejimi ayakta tutan en önemli sütun korku. Yerli ve milli yargı piyango çekilişlerine devam ediyor; size de çıkabilir!

Eskiden havuç ve sopa birlikteydi; artık elinde sadece sopa kaldı, havucun tamamını kendileri yedi…

Tags: Bülent KorucuErdoğan rejimigazetecilerTeğmenler
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Ölüme hazır mıyız?

SONRAKİ HABER

Yunus Emre Vakfı’nda soygun: Tek çalışanlı şirkete 59, rezervasyona 100 milyon

BENZER HABERLER

15 Temmuz’la ilgili soru sormuştu: Mahruki hakkında 4.5 yıl hapsi isteniyor
Manşet

15 Temmuz’la ilgili soru sormuştu: Mahruki hakkında 4.5 yıl hapsi isteniyor

Ağustos 4, 2026
NSW raporu alarm verdi:Tarım sektöründe göçmenlere ‘modern kölelik’
Avustralya

NSW raporu alarm verdi:Tarım sektöründe göçmenlere ‘modern kölelik’

Ağustos 4, 2026
Saray Yargısı Deniz Göktaş kararını verdi: 10 milyon izlenen gösteri cezaevinde bitti
Manşet

Deniz Göktaş tutulduğu ‘Kuyu Tipi’ cezaevini anlattı: İnsan sesi duymadan haftaları geçen mahkûmlar var

Ağustos 4, 2026
Yandaş Cem Küçük soruşturması Melih Gökçek’in Beyaz TV’sine sıçradı
Gündem

Yandaş Cem Küçük soruşturması Melih Gökçek’in Beyaz TV’sine sıçradı

Ağustos 4, 2026
Bastonla tahliye edilen 86 yaşındaki imam Halil Karakoç’un durumu ağırlaştı
Manşet

Bastonla tahliye edilen 86 yaşındaki imam Halil Karakoç’un durumu ağırlaştı

Ağustos 3, 2026
Öcalan’dan süreç mesajı: En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli
Gündem

Öcalan’dan süreç mesajı: En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli

Ağustos 3, 2026
  • All
  • Manşet
15 Temmuz’la ilgili soru sormuştu: Mahruki hakkında 4.5 yıl hapsi isteniyor
Manşet

15 Temmuz’la ilgili soru sormuştu: Mahruki hakkında 4.5 yıl hapsi isteniyor

by adminzaman
Ağustos 4, 2026
0

Eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında, 15 Temmuz'a ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle hazırlanan iddianamede 4 yıl 6 aya kadar...

NSW raporu alarm verdi:Tarım sektöründe göçmenlere ‘modern kölelik’

NSW raporu alarm verdi:Tarım sektöründe göçmenlere ‘modern kölelik’

Ağustos 4, 2026
Saray Yargısı Deniz Göktaş kararını verdi: 10 milyon izlenen gösteri cezaevinde bitti

Deniz Göktaş tutulduğu ‘Kuyu Tipi’ cezaevini anlattı: İnsan sesi duymadan haftaları geçen mahkûmlar var

Ağustos 4, 2026
Yandaş Cem Küçük soruşturması Melih Gökçek’in Beyaz TV’sine sıçradı

Yandaş Cem Küçük soruşturması Melih Gökçek’in Beyaz TV’sine sıçradı

Ağustos 4, 2026
Bastonla tahliye edilen 86 yaşındaki imam Halil Karakoç’un durumu ağırlaştı

Bastonla tahliye edilen 86 yaşındaki imam Halil Karakoç’un durumu ağırlaştı

Ağustos 3, 2026
Öcalan’dan süreç mesajı: En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli

Öcalan’dan süreç mesajı: En az Cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli

Ağustos 3, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM