• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Gündem

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

Ocak 30, 2026
in Gündem, Manşet, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!
63
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından 3,5 yıl cezaevinde tutulan gazeteci Nazlı Ilıcak, 2016’dan bu yana ilk kapsamlı röportajını verdi.

Ilıcak, cezaevi günlerini, geçmişteki siyasi duruşlarını, yanılgılarını ve Türkiye’nin demokrasi serüvenini kendi penceresinden ayrıntılarıyla anlattı.

15 Temmuz 2016’daki başarısız darbe girişiminin ardından “terör örgütü üyeliği” ve “darbeye hazırlık” suçlamalarıyla tutuklanan gazeteci Nazlı Ilıcak, 3,5 yıl süren cezaevi hayatının ardından Medyascope’den Emir Berke Yaşar’a konuştu. Ilıcak, cezaevi günlerini, geçmişteki siyasi duruşlarını, yanılgılarını ve Türkiye’nin demokrasi serüvenini kendi penceresinden ayrıntılarıyla anlattı.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

Şam’la askeri ve idari entegrasyon anlaşması

Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı

GAZETECİLİĞİ ÖZLÜYOR MU?

Sağlık durumunun yaşına göre iyi olduğunu belirten Ilıcak, emeklilik günlerini tiyatroya giderek, dostlarıyla bir araya gelerek, spor yaparak ve ailesiyle vakit geçirerek geçirdiğini söyledi. Gazeteciliği özlediğini ama gazetecilik yapmanın bugün için imkânsız olduğunu ifade eden Ilıcak, anılarını yazdığını ancak uygun bir zaman geldiğinde yayımlamayı düşündüğünü belirtti.

‘MUTLAKA UMUDA TUTUNMAK GEREKİYOR’

Cezaevi sürecini anlatan Ilıcak, Bakırköy Kadın Cezaevi’nde tutulduğunu, uyku problemi nedeniyle tek kişilik odaya geçmenin kendisi için hayati önemde olduğunu söyledi. Her gün yürüyüş ve jimnastik yaptığını belirten Ilıcak, cezaevinde hastalanmanın “bir felaket” olduğunu, kelepçeli hastane sevklerinin insan onurunu zedelediğini dile getirdi.

‘DIŞARIDA SAHİP ÇIKANIMIZ YOKTU’

Üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldığını ve kararın istinafta onandığını hatırlatan Ilıcak, “Dışarıda sahip çıkanımız yoktu” dedi. Muhalefetin de Hizmet Hareketi cemaatine karşı sert bir tutum aldığını hatırlatan Ilıcak, bu ayrımcılığın hâlâ sürdüğünü ifade etti.

‘SARI ÖKÜZÜ VERMEMEK GEREKİYORDU’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Hizmet Hareketi cemaati davalarına sahip çıktığını ama her seferinde kendi tabanından sert tepki gördüğünü belirten Ilıcak, söz konusu ayrımcılığın hâlâ sürdüğünü söyledi. Ilıcak, CHP’ye yönelik geniş kapsamlı tutuklamalara dikkati çekerek, “Muhalefet yalnızca kendi mahallesinin derdiyle ilgileniyor. Sonuçta keser döndü, sap döndü; kendini dokunulmaz sananlar teker teker cezaevine girdi. Sarı öküzü vermemek gerekiyordu.” şeklinde konuştu.

‘TÜRK DEMOKRASİSİNDE AĞIR BİR YARA’

27 Mayıs 1960 darbesini ayrıntılarıyla anlatan Ilıcak, darbe sırasında Notre Dame Fransız Lisesi’nde yatılı öğrenci olduğunu, ailesinin Ankara’da bulunduğunu söyledi. Demokrat Parti’nin de hataları olduğunu söyleyen Ilıcak, buna rağmen 27 Mayıs’ın askerî vesayetin kurumsallaşmasının önünü açtığını vurguladı.

Yüksek yargının bu dönemde “makbul kişilerle” yeniden şekillendirildiğini belirten Ilıcak, Anayasa Mahkemesi’nin ideolojik bir çerçevede yapılandırıldığını söyledi. 2007’de AKP’nin kapatılmaya çalışılmasının da köklerinin 1960 darbesinde atıldığını ifade etti.

‘HIÇKIRA HIÇKIRA AĞLADIK’

27 Mayıs sonrasında Demokrat Partili ailelerin büyük acılar yaşadığını anlatan Ilıcak, Yassıada’daki yargılamalar sırasında babasını neredeyse hiç göremediğini söyledi. Menderes, Zorlu ve Polatkan’ın idam kararlarının açıklandığı günü anlatan Ilıcak, “Hıçkıra hıçkıra ağladık” dedi.

‘GAZETECİLERİ CEZAEVİNE ATMAK KİMSENİN AKLINA GELMİYORDU’

1970’li yılları demokratik bir dönem olarak tanımlayan Ilıcak, Demirel ve Ecevit arasındaki sert siyasi rekabete rağmen basın özgürlüğünün korunduğunu söyledi. Gazetecilerin tutuklanmasının söz konusu olmadığını belirten Ilıcak, o dönemde medyanın çok sesli olduğunu vurguladı.

’15 TEMMUZ’DAN SONRA TEMKİNLİ OLDUM’

Gazetecilik serüvenine dair kanuşan Ilıcak, gençliğinde çok daha cesur ve gözü kara olduğunu, 15 Temmuz’dan sonra ise temkinli bir tutum benimsediğini söyledi. Yanılgılar yaşadığını belirten Ilıcak, buna rağmen hayatı boyunca iyi niyetle hareket ettiğini ifade etti.

Ilıcak sözlerini şöyle sürdürdü:

“1974’te çok gençtim; kendime çok güveniyordum; ateş gibiydim. Gözüm pekti, korkum yoktu. Bu hâlim maalesef çok uzun zaman devam etti. Sonunda 15 Temmuz 2016’da duvara çarptım. Şimdi çok daha temkinliyim, dikkatliyim. Bir konuşursam üç susuyorum. Ama gençler bugünkü Nazlı Ilıcak’ı örnek almasın. Onlar ateş gibi olsun, Türkiye demokrasisine sahip çıksın. Dolayısıyla 1974’teki Nazlı Ilıcak’a “daha sakin ol” tavsiyesinde bulunmazdım. Çünkü mademki elimde bir kalem vardı, o gün kamuya karşı vazifemi yerine getirmeliydim.

‘ADIM YALAKAYA ÇIKSAYDI DAHA ÇOK UTANIRDIM’

Nitekim hayatım hep mücadeleyle geçti; zarar da gördüm fakat pişman olmadım. Adım “yalakaya” çıksaydı, hep iktidarın eteklerinde dolaşsaydım sanırım çok utanırdım. Buna mukabil yanlışlarım da oldu. İnsanları iyi niyetli gördüm, onlara çabuk inandım. Başkası bir adım önde gitsin demeden kendimi siper ettim. Aldanmışlıklar da yaşadım. Ama her adımımı iyi niyetle ve inanarak attım. Hiçbir zaman iktidardan gizli beklentilerim olmadı. Bu bakımdan bir özeleştiri yapabilirim ama 1974’teki Nazlı’ya itidal tavsiye etmem doğru olmaz. Çünkü bir insanın kimliği, hatalarıyla sevaplarıyla, inandıklarıyla yanılgılarıyla oluşuyor.”

ÖZAL VE DEMİREL DÖNEMİ İLE FARKI

Turgut Özal döneminde siyaset-medya ilişkilerinin bugünkü yapısının temellerinin atıldığını öne süren Ilıcak, buna karşın Özal’ın ekonomi ve turizm alanında önemli reformlara imza attığını belirtti. 12 Eylül darbesinin ise bazı yönleriyle bugünkü koşullardan daha hafif yaşandığını, ancak idamlar ve işkencelerin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

’28 ŞUBAT’TA ASKERİ VESAYETE KARŞI ÇIKTIM’

28 Şubat sürecinde başörtüsü yasaklarına ve askerî vesayete karşı çıktığını belirten Ilıcak, bu duruşu nedeniyle işini kaybettiğini söyledi. Yeni Şafak’ta yazmaya başladığını ve Fazilet Partisi’nden milletvekili olma gerekçesinin “mağdurlarla birlikte mücadele etmek” olduğunu ifade etti. “Andıç” belgesini kamuoyuna ilk kez kendisinin açıkladığını hatırlatan Ilıcak, bu belgenin askerî vesayetin medya üzerindeki etkisini gözler önüne serdiğini söyledi.

‘BAŞTA DESTEKLEDİM, BUGÜN ONAYLAMIYORUM’

Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarının ilk dönemlerinde kendisini desteklediğini belirten Ilıcak, bugün ise uygulamaları onaylamadığını söyledi. Tutukluluğun istisna olması gerektiğini savunan Ilıcak, rakipleri mağdur eden politikaların ters tepeceği uyarısında bulundu.

‘TÜRKİYE UMUTSUZ VAKA DEĞİL’

Türkiye’nin geleceğine dair umutlu olduğunu dile getiren Ilıcak, ülkede köklü bir demokrasi geleneği, güçlü bir muhalefet ve laik cumhuriyet anlayışı bulunduğunu söyledi. Gençlere ülkeyi terk etmemeleri çağrısında bulundu.

‘BÜYÜK MAĞDURİYETLER YAŞANDI’

Söyleşide, “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma.” diyen ve 15 Temmuz’dan sonra hükümetin ‘mahrem yapı’ iddiasını dile getiren Nazlı Ilıcak, ancak geniş geniş operasyonların büyük mağduriyetler yarattığını kaydetti. Tarikatların kamuda örgütlenmesine karşı olduğunu vurgulayan Ilıcak, liyakat ilkesinin hâlâ yeterince uygulanmadığını söyledi.

Ilıcak sözlerini şöyle tamamladı: “Tarikatların kamuda yapılanmasını hiç tasvip etmiyorum. Bu sadece Gülen Cemaati için değil, diğer tarikatlar için de geçerli. Liyakat esas alınmalı. Alınmıyor. Maalesef hâlâ, sadece KPSS değil, sözlü mülakat da geçerli.”

‘TÜRKİYE İÇİN EN BÜYÜK ŞANS ATATÜRK’

Röportajın sonunda Atatürk vurgusu yapan Ilıcak, Atatürk’ün Türkiye’nin demokrasi ve özgürlük yolculuğundaki temel dayanak olduğunu ifade etti. “Bugün sükût ediyorum ama sükûtum ikrardan gelmiyor” diyen Ilıcak, çizgisinin 27 Mayıs’tan bu yana değişmediğini belirtti.

• Söyleşinin tamamını okumak için tıklayınız.

Tags: CezaevierdoganErdoğan rejimiHİZMET HAREKETİİşkenceMuammaNazlı IlıcakTürkiyezulüm
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

SONRAKİ HABER

Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı

BENZER HABERLER

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti
Manşet

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

Ocak 30, 2026
Şam ve SDG arasında varılan anlaşma: PKK, Suriye dışına çıkarılacak
Dış Haberler

Şam’la askeri ve idari entegrasyon anlaşması

Ocak 30, 2026
Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı
Manşet

Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı

Ocak 30, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi
Gündem

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!
Manşet

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Ocak 29, 2026
  • All
  • Manşet
50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti
Manşet

50 yıllık arkadaşı Ahmet Turan Alkan’ı anlatan Türküne: Zorbalığa, baskıya, biat etmeye zorlayan düzene isyan etti

by zmnaus
Ocak 30, 2026
0

   KHK TV’nin sorularını cevaplayan Mümtaz’er Türköne, 72 yaşında hayatını kaybeden gazeteci, yazar ve mütefekkir Ahmet Turan Alkan’ı anlattı. Türköne,...

Şam ve SDG arasında varılan anlaşma: PKK, Suriye dışına çıkarılacak

Şam’la askeri ve idari entegrasyon anlaşması

Ocak 30, 2026
Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı

Cezaevindeki KHK’lı öğretmen için acil yardım çağrısı

Ocak 30, 2026
AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

Ocak 30, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM