Yazar Şahin Alpay, geçtiğimiz hafta yaşamını yitiren yakın dostu, yazar Ahmet Turan Alkan anısına KHK TV için bir yazı kaleme aldı. Alpay, Alkan’ın beklenmedik ölümünün kendisinde derin bir üzüntü yarattığını belirterek, dostluklarını, birlikte yaşadıkları hukuki süreci ve Türkiye’de ifade özgürlüğüne dair eleştirilerini paylaştı.
Şahin Alpay, Ahmet Turan Alkan’ın 21 Ocak 2026 tarihinde Bursa’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Benden yaşça küçük dostlarımı kaybetmek beni adeta yaşıyor olmaktan hicap duyacak kadar sarsıyor” ifadelerini kullandı.İki yazarın dostluğunun 2000’li yılların başında Zaman gazetesinde birlikte yazmaya başladıkları döneme uzandığını aktaran Alpay, Alkan’ı “çok sevip saydığı bir meslektaşı, arkadaşı ve kader ortağı” olarak tanımladı. Alkan’ın akademik kariyerine Cumhuriyet Üniversitesi’nde başladığını, daha sonra İstanbul’a taşındığını da hatırlattı.
Yazısında 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrasında yaşanan tutuklama sürecine de değinen Alpay, Ali Bulaç, Mümtazer Türköne ve Ahmet Turan Alkan ile birlikte darbe girişimiyle ilgileri olmamasına rağmen cezaevine konulduklarını belirtti. Bu süreçte Silivri Cezaevi’nde yaşananların dostluklarını daha da pekiştirdiğini vurgulayan Alpay, Alkan’ın esasen bir “edebiyat adamı” olduğunu ve hakkında yöneltilen suçlamaların onu derinden yaraladığını ifade etti.
Alpay, Ahmet Turan Alkan’ın “darbeci” ya da “cemaatçi” suçlamalarıyla yargılanmasının, özgürlükçü kişiliğiyle bağdaşmadığını belirterek, bu durumun Alkan’ı ciddi biçimde rencide ettiğini ve erken ölümünde etkili olmuş olabileceğini düşündüğünü dile getirdi.
İki yazarın yargılamalar sona erdikten sonra bir daha yüz yüze görüşemediklerini aktaran Alpay, Alkan’la WhatsApp üzerinden Ekim 2025’e kadar mesajlaştıklarını ve Alkan’ın yayımlanan anılarıyla ilgili takdir dolu mesajlar gönderdiğini de paylaştı.
Yazının son bölümünde Türkiye’deki ifade özgürlüğü sorunlarına ve toplumsal bağnazlığa dikkat çeken Şahin Alpay, hem devlete hem de topluma yönelik derin bir kırgınlık taşıdıklarını belirtti. Alpay, dünyada ve Türkiye’de artan otoriterleşme, kutuplaşma ve özgürlüklerin gerilemesine dair kaygılarını sıralayarak, Ahmet Turan Alkan’la bu konuları konuşmayı çok istediğini ancak bunun kısmet olmadığını ifade etti.













