Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nden ihraç edilen KHK’lı akademisyen Fatma Zehra Fidan’ın, KHK sürecinde yaşanan intiharlar üzerine yaptığı araştırma, uluslararası hakemli Premium Sosyal Bilimler E-Dergisi’nde (PEJOSS) yayımlandı.Fidan, çalışmasının KHK mağdurlarıyla ilgili uluslararası bir dergide yayımlanan ilk araştırmalardan biri olduğunu belirterek, “KHK mağdurlarının yas ve mezar ritüellerini ele alan makalem yayımlandı. Bu önemli bir gelişme. Çalışmayı akademisyenlerin ve kamuoyunun dikkatine sunuyorum. Devamı gelecek.” ifadelerini kullandı.
İNTİHAR EDEN 34 KİŞİNİN AİLESİYLE GÖRÜŞÜLDÜ
“KHK Nedeniyle Meydana Gelen İntiharlarda Yas ve Mezar Yeri Ritüelleri” başlıklı çalışmada, KHK nedeniyle intihar eden kişiler ile kişisel nedenlerle intihar edenlerin ardından yaşanan yas süreçleri ve defin ritüelleri karşılaştırmalı olarak incelendi.Araştırma kapsamında 34 intihar vakasının yakınıyla derinlemesine görüşmeler yapıldı ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirildi.
Bulgulara göre, kişisel nedenlerle intihar eden bireylerin yakınları çoğu zaman damgalanma, dışlanma ve suçlanmayla karşı karşıya kalıyor. Bu durum cenaze ve mezar süreçlerine de yansıyor; bazı vakalarda mezar yerinin gizlenmesi veya kişinin aile mezarlığına kabul edilmemesi gibi uygulamalar görülüyor.
İNTİHAR EDEN KHK’LILARIN AİLELERİ DESTEK VE DAYANIŞMA GÖRÜYOR
Buna karşılık, KHK süreciyle ilişkilendirilen intiharlarda farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Bu vakalarda intihar, yakın çevre tarafından bireysel bir tercih değil, devlet politikalarının sonucu olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle söz konusu vakalarda ailelerin daha fazla destek, dayanışma ve anlayış gördüğü tespit ediliyor.
Araştırma, yas ve defin ritüellerinin toplumsal algılarla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyarken, özellikle politik nedenlerle yaşanan travmaların toplumun tutumunu değiştirebildiğini gösteriyor.Çalışmada ayrıca, psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve adalet temelli politikaların geliştirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Araştırmada sonuç olarak, toplumsal algı ve politik bağlamın yas ve defin ritüellerini doğrudan etkilediği vurgulanırken, daha kapsamlı psikososyal destek ve adalet odaklı politikaların gerekliliğine dikkat çekiliyor.SEVİNÇ ÖZARSLAN-TR724.COM













