Avustralya’da uluslararası öğrenci akışı konut krizini derinleştiriyor. Hükümet sınırlama sinyali verirken, üniversiteler milyarlarca dolarlık ekonomik katkıyı öne çıkarıyor. Taraflar arasındaki görüş ayrılığı giderek sertleşiyor.
Hükümetten net mesaj: “artış sürdürülemez”
Başbakan Anthony Albanese hükümeti, göç ve öğrenci artış hızını açık şekilde sorguluyor.Yetkililer, konut piyasasındaki sıkışmayı doğrudan bu artışla ilişkilendiriyor. Büyük şehirlerde altyapı ve barınma kapasitesi sınırlarına dayanıyor.
Ekonominin taşıyıcı kolonu: uluslararası eğitim
Reserve Bank of Australia ve ekonomi çevreleri farklı bir tablo çiziyor.Uluslararası eğitim sektörü:
- 48–52 milyar AUD büyüklüğe ulaşıyor
- ülkenin en büyük ihracat kalemlerinden biri olarak öne çıkıyor
- 250 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor
- 2025 itibarıyla 846 binden fazla uluslararası öğrenci ülkede bulunuyor
Öğrencilerin %57’si beş ülkeden geliyor. Başta Çin ve Hindistan olmak üzere Asya ağırlığı dikkat çekiyor.
üniversitelerden karşı hamle
Üniversiteler geri adım atmıyor.Eğitim kurumları, “öğrencileri sınırlamak sorunu çözmez” diyerek hükümete karşı çıkıyor. Onlara göre asıl sorun, yetersiz konut üretimi ve zayıf şehir planlaması.
konut piyasası kilitleniyor
Sydney ve Melbourne başta olmak üzere büyük şehirlerde tablo ağırlaşıyor:
- Kiralar tarihi zirveye çıkıyor
- Boş konut oranı düşüyor
- Öğrenciler ve dar gelirli kesim aynı piyasada sıkışıyor.
800 binden fazla öğrencinin büyük ölçüde bu şehirlerde yoğunlaşması, baskıyı daha da artırdığı belirtiliyor.
Toplum ikiye ayrılıyor
Bu arada yaşanan sözkonusu tartışma ise kamuoyununu ikiye böldüğü keyedildi.Bunların;
- “Önce konut ve altyapı” diyenler
- “Göç ve eğitim ekonominin bel kemiği” diyenler
Hükümet cephesi öğrenci vizelerinde sıkılaşmaya gidiyor, başvurularda düşüş başlıyor.
Son söz: denge arayışı
Avustralya kritik bir eşikte duruyor.Ekonomik büyüme ile sosyal sürdürülebilirlik arasında yapılacak tercih, sadece öğrencileri değil, ülkenin geleceğini belirleyecek.ZAMAN Avustralya













