Genelkurmay Çatı Davası’nda müebbet hapis cezası verilen KHK’lı binbaşı Gökhan Balcı ile Akıncı Davası’nda müebbet hapis cezasına çarptırılan KHK’lı astsubay Halil Burak Balcı’nın babası Hasan Balcı, Ankara’da yaşamına son verdi.
KHK TV’den Ahmet Erkan’ın X platformunda yaptığı paylaşıma göre, iki oğlu müebbet hapis cezasıyla Sincan ve Antalya cezaevlerinde bulunan Halil ve Gökhan Balcı’nın babası Hasan Balcı, Ankara’daki evinde intihar etti.Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’nda görev yaparken ihraç edilen Hasan Balcı’nın, 15 Temmuz’dan yaklaşık üç ay sonra tutuklandığı ve bir süre cezaevinde kaldığı öğrenildi.Hasan Balcı’nın cenazesinin yarın (14 Nisan 2026) Ankara’nın Elmadağ ilçesine bağlı Hasanoğlan’da defnedileceği bildirildi.
HASAN BALCI HAKKINDAKİ İDDİALARIN ARKA PLANI
İktidar medyasında hedef gösterilen Hasan Balcı’nın, darbe girişimine katıldığı iddiası “Adil Öksüz tarafından arandığı” gerekçesine dayandırılmıştı. Ancak olayın detayları farklıydı.Açık kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları kampüsündeki salonda Eylül 2017’de görülen duruşmada avukatların ve bazı sanıkların sorularını cevaplayan Hasan Balcı, hem kendisinin hem oğullarının 15 Temmuz günü ne yaptığını anlattı.
Büyük oğlu Gökhan Balcı’nın asıl görev yeri Tekirdağ’dan Kara Harp Okulunun öğrenci seçme sınavları için görevli olarak Ankara’ya geldiğini ileri süren Balcı, oğlunun bu nedenle bir aydır Ankara’da bulunduğunu söyledi.Akşam yemekten sonra ailece evin önündeki parka gittiklerini, eve döndüklerinde televizyonda Boğaz Köprüsü’nün tutulduğunu, hareketlilik olduğunu gördüklerini belirten Balcı, ardından oğluna Kara Harp Okulundan telefon geldiğini ve mesaiye çağrıldığını kaydetti.
Oğlunun birliğini arayıp bütün askerlerin kışlaya çağrıldığını öğrendikten sonra sivil kıyafetleriyle ve silahını almadan yeniden mesaiye gittiğini savunan Balcı, diğer oğlu Halil Burak Balcı’nın Akıncı’da olduğunu ise sonradan öğrendiğini söyledi.Balcı, oğlu Halil Burak Balcı’nın telefonda “Nizamiyeden içeri geçtik, silahımı teslim ettim, bekliyoruz.” dediğini söyledi.
Gökhan Balcı’ya da saat 04.00’te ulaştığını, kızarak “Hemen oradan çık.” dediğini savunan Balcı, oğlunun ise “Burası çok karışık, görev var diye çağırdılar, tuzağa düştüm.” karşılığını verdiğini belirtti.Oğlunun sabah saatlerinde demir parmaklıklardan atlayarak kışladan kaçtığını, kendisinin arabayla onu aldığını anlatan Balcı, Yenikent kavşağında polis tarafından durdurulduktan sonra oğlunun gözaltına alındığını kaydetti.
ANADOLU AJANSI, OLAYI ÇARPITMAYI TERCİH ETTİ
Daha sonra Hasan Balcı’nın oğlu KHK’lı binbaşı Halil Burak Balcı söz aldı ve o günün tanığı olarak olayı anlatmak istediğini söyledi.Balcı, 16 Temmuz’da gözaltına alındığını belirterek, 17 Temmuz’da Sincan Adliyesinde gözaltı sırasında mahkemeye çıkarılmadan önce Jandarma Başçavuş Osman Gök’ün mahkemeye çıkacaklarını ifade ederek, avukatlarını arayabileceklerini söylediğini belirtti.
Bu sırada kimsede telefon bulunmadığını, aynı yerde gözaltında olan Adil Öksüz’ün telefonunu istediğini anlatan Balcı, görevlilerin bu kişi izin verirse telefonunu kullanabileceklerini, görüşmeleri kamera karşısında yapmaları gerektiğini söylediğini ifade etti.
Adil Öksüz’ün telefonununu “Kullanabilirsiniz.” diyerek kendisine verdiğini anlatan Balcı, telefonla kameranın önüne geçtiğini, babası Hasan Balcı’yı 3 kez aradığını, tanıdığı tek avukat olan eşinin amcasına mesaj çektiğini savundu.Kendisinden sonra iki kişinin daha aynı telefonu kullandığını ileri süren Balcı, ardından telefonun alınarak poşete geri konulduğunu söyledi.Anadolu Ajansı ise bu olayı, “Sivil sanık Balcı’nın oğlu Adil Öksüz’ün telefonuyla babasını aradığını kabul etti” başlığıyla servis etti.
“BABAMI ARADIĞIM İÇİN 1 YILDIR TUTUKLU, ADALETİN TECELLİ EDECEĞİNE YÜREKTEN İNANIYORUM”
Halil Burak Balcı duruşmada, “Kendi öz babamı en zor anımda avukat istemek için aramamdan dolayı babam bir yıldır tutukludur. Olayla uzaktan yakından ilgisi bulunmuyorken benim yüzünden mesleğinden ihraç edildi, onuru zedelendi. Bir evlat olarak bir yıldır babamın tutuklu bulunmasını ve çektiğim vicdan azabını burada hazır bulunan herkesin takdirine bırakıyorum. Kamera kayıtlarının daha sonra silindiğini öğrendik ama bunların imajı alınabiliyormuş. Adaletin tecelli edeceğine yürekten inanıyorum.” diye konuştu.













