Hükümetin İslamofobi ile Mücadele Özel Temsilcisi Aftab Malik, Hanson’a tepki göstererek; “Avustralya çok dinli, çok etnik kökenli ve çok kültürlü bir ülkedir. Bu zenginlikten vazgeçmek değil, onu korumak gerekir.” dedi.
One Nation lideri Pauline Hanson’ın çok kültürlülüğün sona erdirilmesi çağrısı Avustralya’da geniş yankı uyandırdı. Hanson’ın “Avustralya çok kültürlü değil, tek kültürlü olmalı” sözlerine en sert tepkilerden biri ise hükümetin İslamofobi ile Mücadele Özel Temsilcisi Aftab Malik’ten geldi. Malik, Hanson’ın ortaya koyduğu tabloyu “distopik” olarak nitelendirerek Avustralya’nın çok dinli, çok etnik kökenli ve çok kültürlü yapısının ülkenin en büyük zenginliği olduğunu söyledi.
Hanson: “Çok kültürlülük başarısız oldu”
Canberra’daki Ulusal Basın Kulübü’nde (National Press Club) konuşan One Nation lideri Pauline Hanson, Avustralya’nın içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunların merkezinde göç politikaları ile çok kültürlülüğün bulunduğunu savundu.Hanson, “Çok kültürlü bir toplum olamayız. Biz çok ırklı bir toplumuz ama tek kültürlü olmalıyız” diyerek göçün azaltılması ve özellikle “radikal İslam” olarak tanımladığı kesimlere yönelik daha sert politikalar uygulanması gerektiğini ileri sürdü.Son dönemde anketlerde desteğini artıran One Nation lideri, yüksek göç seviyelerinin konut krizini derinleştirdiğini ve Avustralya’nın ulusal kimliğini zayıflattığını iddia etti.
Aftab Malik: “Bu ülkenin gerçekliği çok kültürlülüktür”
Hanson’ın açıklamalarına tepki gösteren Avustralya Hükümeti’nin İslamofobi ile Mücadele Özel Temsilcisi Aftab Malik ise söz konusu yaklaşımın korku siyasetine dayandığını söyledi.ABC Radyo’ya konuşan Malik, “Avustralya çok dinli, çok etnik kökenli ve çok inançlı bir ülkedir. İnsanların birçok farklı dili konuştuğu zengin ve dinamik bir kültüre sahibiz.Avustralya bugün dünyanın en başarılı çok kültürlü toplumlarından biridir” diyen Malik, “Biz sadece farklı etnik kökenlerden insanların yaşadığı bir ülke değiliz; aynı zamanda farklı inançların, farklı kültürlerin ve farklı dillerin bir arada var olabildiği bir toplumuz. İnsanlar bu ülkeye dünyanın dört bir yanından geldi, çalıştı, katkı sundu ve Avustralya’yı bugün olduğu noktaya taşıdı”” ifadelerini kullandı.
Hanson’ın önerilerini ise “Avustralya için distopik bir vizyon” olarak değerlendirdi.Malik, toplumun farklı kesimlerini hedef alan söylemlerin sosyal uyuma zarar verdiğini belirterek, Avustralya’nın başarısının farklı geçmişlerden gelen insanların ortak bir gelecek inşa etmesinden kaynaklandığını vurguladı.
Siyaset dünyasından da tepki geldi
Hanson’ın konuşması yalnızca Müslüman toplum temsilcilerinden değil, hükümet ve muhalefet kanadından da eleştiri aldı.Çok sayıda siyasetçi ve insan hakları kuruluşu, çok kültürlülüğün Avustralya’nın modern kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek Hanson’ın açıklamalarının toplumu kutuplaştırabileceği uyarısında bulundu. Bazı eleştirmenler konuşmayı “bölücü” ve “kışkırtıcı” olarak nitelendirdi.
Toplumun belirli kesimlerini hedef alan söylemlerin sosyal uyumu zedelediğini de belirten Malik, “Bir topluluğu, bir dini ya da belirli bir etnik grubu ülkenin sorunlarının kaynağı gibi göstermek sadece ayrışmayı ve güvensizliği artırır. Böyle bir dil insanları bir araya getirmez, tam tersine birbirinden uzaklaştırır. Oysa Avustralya’nın ihtiyacı olan şey daha fazla birlik, daha fazla karşılıklı anlayış ve daha güçlü bir toplumsal dayanışmadır” diye konuştu.
Avustralya’nın gücünün farklı geçmişlerden gelen insanların ortak bir gelecek inşa edebilmesinden kaynaklandığını vurgulayan Malik, “Bu ülkenin doktorları, öğretmenleri, polisleri, iş insanları, sporcuları ve gönüllüleri arasında dünyanın her köşesinden gelmiş insanlar var. Hepimiz aynı geleceğin parçasıyız. Avustralya’yı güçlü yapan şey de budur. İnsanları kökenlerine göre ayırmak değil, ortak değerler etrafında birleştirmek” ifadelerini kullandı.
Avustralya’nın nüfus yapısı
Avustralya, dünyanın en başarılı çok kültürlü toplum modellerinden biri olarak kabul ediliyor. Ülkede yaşayan insanların yaklaşık üçte biri yurt dışında doğmuş durumda ve yüzlerce farklı etnik köken ile kültürel geçmiş bir arada yaşamını sürdürüyor.Uzmanlar, ekonomiden spora, bilimden iş dünyasına kadar birçok alanda göçmen toplulukların ülkeye önemli katkılar sunduğunu vurgularken, Hanson’ın “tek kültürlü Avustralya” çağrısının ülkenin son yarım yüzyılda inşa ettiği çok kültürlü toplumsal yapıyla çeliştiğine dikkat çekiyor.
Tartışma büyüyor
Pauline Hanson’ın çıkışı, göç, entegrasyon ve çok kültürlülük tartışmalarını yeniden Avustralya gündeminin merkezine taşıdı. Ancak gerek hükümet temsilcileri gerekse toplum liderleri, Avustralya’nın gücünün farklılıkları bir arada yaşatabilme kapasitesinden geldiğini savunuyor.













