Türkiye’de yıllardır devam eden insan hakları ihlalleri, uygulanmayan AİHM kararları ve binlerce mağdurun yaşadığı hak kayıpları, Strazburg’da düzenlenen 5. Adalet Buluşması’nda yeniden dünya gündemine taşındı. Avrupa Konseyi ve AİHM önünde bir araya gelen binlerce kişi, uluslararası kurumlara daha etkili adımlar atılması çağrısında bulundu.

Burak Akif CAN-ZAMAN Avustralya
STRAZBURG’DA ADALET İÇİN TARİHİ BULUŞMA
Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirilen 5. Adalet Buluşması, Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekmek amacıyla binlerce kişiyi bir araya getirdi. Peaceful Actions Platformu öncülüğünde ve 17 uluslararası sivil toplum kuruluşunun desteğiyle düzenlenen etkinlikte, mağdurlar, insan hakları savunucuları ve farklı ülkelerden destekçiler adalet talebini Avrupa’nın kalbinden yükseltti.Katılımcılar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Konseyi önünde gerçekleştirdikleri yürüyüş ve etkinliklerle Türkiye’nin yıllardır uygulamadığı AİHM kararlarını yeniden gündeme taşıdı.
AVRUPA KONSEYİ’NE KRİTİK MEKTUP SUNULDU
Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri Avrupa Konseyi yetkililerine sunulan ortak mektup oldu. Sivil toplum kuruluşları tarafından hazırlanan mektupta, Türkiye’de yaşanan hak ihlallerinin artık yalnızca ülke sınırları içerisinde değerlendirilemeyeceği, Avrupa insan hakları sisteminin güvenilirliğini doğrudan ilgilendiren bir mesele hâline geldiği vurgulandı.Mektupta Avrupa Konseyi’nden, AİHM kararlarının uygulanmasını sağlamak için daha somut, koordineli ve etkili adımlar atması talep edildi.

AİHM KARARLARININ UYGULANMAMASI TEPKİ ÇEKTİ
Katılımcılar, AİHM’in Yalçınkaya ve Yasak kararlarının aradan geçen zamana rağmen uygulanmadığını hatırlatarak bunun yalnızca Türkiye için değil Avrupa hukuk düzeni açısından da ciddi bir sınav olduğunu dile getirdi.Konuşmacılar, mahkeme kararlarının yok sayılmasının hukukun üstünlüğü ilkesine zarar verdiğini ve binlerce insanın mağduriyetinin devam etmesine neden olduğunu ifade etti.
“TEK DÜNYA, TEK ADALET” MESAJI
Dünya Kupası atmosferine gönderme yapan etkinlik, “Tek Dünya, Tek Adalet” temalı sembolik yürüyüşle başladı. Farklı ülkeleri temsil eden 11 kişi futbol takımı dizilişiyle sahaya çıkar gibi yürüdü. “One World, One Justice” pankartının arkasında ilerleyen kortejde adalet mücadelesini simgeleyen Batman ve Superman figürleri de yer aldı.Gün boyunca müzik dinletileri, tiyatro gösterileri, sahne performansları ve mağduriyet temalı etkinliklerle adalet talebi farklı yöntemlerle anlatıldı.

AVRUPA PARLAMENTOSU’NDAN GÜÇLÜ DESTEK
Strazburg’daki buluşmaya Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi üyelerinden de destek geldi. Beş ayrı siyasi grup adına gönderilen video mesajlarda Türkiye’deki mağduriyetlerin takip edildiği vurgulandı.Destek veren parlamenterler arasında İspanya’dan Laura Castel, Almanya’dan Vinzenz Glasser, Belçika’dan Benjamin Dalle ve Christophe Lacroix ile Fransa’dan Emmanuel Fernandes ve Sandra Regol yer aldı.Katılımcılar, “Adalet arayışında sınırlar değil vicdanlar buluştu” mesajıyla uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekti.

ENES KANTER FREEDOM: “İNŞALLAH SONUNCUSU OLUR”
Eski NBA oyuncusu ve insan hakları savunucusu Enes Kanter Freedom, etkinlikte yaptığı konuşmada mücadelenin Türkiye’ye değil hukuksuzluklara karşı olduğunu söyledi.“Bizim ülkemizle, vatanımızla, milletimizle problemimiz olmadı. Bizim problemimiz binlerce masumun içeride olması. Onların sesi olmak için burada toplandık. İnşallah bu sonuncusu olur. İnşallah gelecek yıl teşekkür etmek için burada buluşuruz.” ifadelerini kullandı.

HİLAL NESİN’DEN MAĞDURLARA MESAJ
Müzisyen, oyuncu ve yazar Hilal Nesin ise konuşmasında cezaevlerindeki kadınlar, gazeteciler, akademisyenler ve hak savunucuları adına orada bulunduğunu belirtti.Nesin, “Başınızı eğmeyin. Siz terörist değilsiniz. Sizden çok güzel dost, kardeş ve arkadaş olur. Güzel günleri mutlaka göreceksiniz” sözleriyle katılımcılara seslendi.
SANAT VE MÜZİKLE ADALET ÇAĞRISI
Etkinlikte sahne alan sanatçı Suvari, adalet ve insan onuru için mücadele edenlerle aynı meydanı paylaşmanın kendisi için bir onur olduğunu söyledi. Seslendirdiği eserlerle cezaevlerinde bulunanlara ve sürgünde hayatını kaybedenlere selam gönderdi.Daha sonra sahneye çıkan genç sanatçı Grifon da seslendirdiği eserlerle adalet çağrısını sürdürdü. Özellikle “Hakkımı Alacağım” adlı çalışması katılımcılardan yoğun ilgi gördü.

MAĞDURLAR YAŞADIKLARINI ANLATTI
Etkinliğin en duygusal bölümlerinden biri mağdurların konuşmaları oldu.Gazeteci Tuncer Çetinkaya, AİHM’in dokuz yıl sonra verdiği kararın haklılıklarını ortaya koyduğunu ancak geciken adaletin tam anlamıyla adalet sayılamayacağını söyledi.Gurbet Karabağ, 40 günlük bebeğiyle gözaltına alındığını, cezaevinde çeşitli baskılara maruz kaldığını anlatarak içerideki kadınların sesi olmak için Strazburg’da bulunduğunu ifade etti.Öğretmen Erhan Doğan ise gözaltı ve cezaevi sürecinde yaşadıklarının yanı sıra toplumdaki dışlanmanın kendisini daha fazla yaraladığını belirterek, “Ne yaparlarsa yapsınlar bizden terörist çıkaramayacaklar” dedi.
Ahmet Burhan Ataç’ın babası Harun Ataç da yaşadıkları acılara rağmen adalet talebinden vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak, “Hiçbir anne ve baba aynı acıları yaşamasın diye buradayız” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Tuncer Çetinkaya, Strazburg’daki konuşmasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) geçen hafta verdiği kararla haksız tutuklandığının, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğinin ve cezaevinde hukuka aykırı şekilde tutulduğunun tescillendiğini söyledi. Ancak kararın dokuz yıl sonra geldiğine dikkat çeken Çetinkaya, “Gecikmiş adalet, adalet değildir” diyerek, buna rağmen kararın yalnızca kendi davasıyla ilgili olmadığını, gazeteciliğin suç olmadığını ortaya koyan önemli bir hukuk tespiti niteliği taşıdığını vurguladı.
ÇOCUKLAR, CEZAEVLERİ VE GÖÇ YOLLARININ DRAMI ANLATILDI
Program boyunca Ege ve Meriç’te hayatını kaybedenler, cezaevlerinde bulunan gazeteciler, siyasetçiler ve hak savunucuları ile KHK mağdurlarının yaşadıkları çeşitli etkinliklerle anlatıldı.Tiyatro gösterileri, cezaevi mektupları ve çocukların yaşadığı mağduriyetleri konu alan sembolik performanslar katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Özellikle “Esir Oyuncaklar ve Avrupa Yıldızları” temalı bölümde, uygulanmayan AİHM kararlarının çocuklar üzerindeki etkileri dikkat çekici görsellerle anlatıldı.

CEZAEVİNDEKİ SİYASETÇİLER VE MAĞDURLAR UNUTULMADI
- Adalet Buluşması’nda hiçbir mağdur unutulmadı. Strasbourg’daki etkinlikte KHK mağdurlarının yanı sıra, tutuklu anneler, sürgünler ve cezaevindeki siyasetçiler de hatırlandı. Katılımcılar, AİHM kararlarına rağmen yıllardır cezaevinde bulunan Osman Kavala, Selahattin Demirtaş ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu için de adalet çağrısında bulundu. Meydanda taşınan pankartlar ve yapılan konuşmalarda, hukukun herkes için eşit uygulanması gerektiği vurgulanırken, adaletin kişi, kimlik veya siyasi görüşe göre değişemeyeceği mesajı verildi.

ÇOCUKLAR VE BEBEKLER ADALET ÇAĞRISININ SEMBOLÜ OLDU
Etkinliğin en dikkat çekici görüntülerinden birini ise çocuklar ve bebekler oluşturdu. Avrupa’nın sıcak havasına rağmen aileleriyle birlikte meydana gelen çocuklar, cezaevlerinde büyümek zorunda kalan bebekleri ve anne-babaları hapiste olduğu için çocukluklarını özlemle geçiren binlerce çocuğu temsilen adalet çağrısına katıldı. Bebek arabalarındaki minikler sessiz ama güçlü bir mesaj verirken, oyuncaklarıyla meydanda dolaşan çocuklar, “Çocuklar çocukluklarını cezaevi kapılarında değil, özgürce yaşamalı” mesajının sembolü oldu. Katılımcılar, Adalet Buluşması’nın en sessiz ama en etkili sesinin çocuklardan yükseldiğini ifade etti.

STRAZBURG’DAN YÜKSELEN MESAJ: ADALET GECİKMEMELİ
Binlerce kişinin katıldığı 5. Adalet Buluşması, Türkiye’deki insan hakları ihlallerinin ve uygulanmayan AİHM kararlarının uluslararası kamuoyunun gündeminde tutulması çağrısıyla sona erdi.Katılımcılar, adaletin ertelenmemesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve mağduriyetlerin giderilmesi için Avrupa kurumlarının daha kararlı adımlar atması gerektiğini vurgulayarak Strazburg’dan dünyaya ortak bir mesaj verdi: “Adalet gecikmemeli, adalet herkes için olmalı.”













