• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Strazburg’ daki ‘Adalet Duvarı’!

Haziran 26, 2026
in Manşet, YAZARLAR
57
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

“Adalet mülkün temelidir.”

Asırlardır devlet kapılarının üzerine yazılan bu cümle, sadece süslü bir levha gibi duruyor mahkeme salonlarında.

Bir başka kadim söz; “Adalet devletin dinidir.”

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Güney Avustralya’dan yapay zeka için tarihi adım

KHK’lı askerin gaziliği 10 yıl sonra tescillendi

İmamoğlu’ndan Özel’in Meclis kararına destek: Altına imzamı atıyorum

Aslında bir devletin ayakta kalmasının da, bir milletin huzur içinde yaşamasının da en büyük teminatıdır adalet.

Çünkü adalet çöktüğünde yalnız mahkemeler değil; vicdanlar kurur, umutlar söner, toplum çöker.

Şuanda Türkiye’deki hazin tablo tam da bu.

Ülkede yıllardır adalet arayan insanlar, önce kendi ülkelerinde kapıları çaldılar.

Bir cani gibi mahkeme mahkeme dolaştırıldılar.

Dilekçeler yazdılar.

Haklarını aradılar.

Çoğu zaman karşılarına hukuk değil, duvarlar çıktı.

Ama ne yazık ki rejimin çatık kaşlı yargıçlarının gayri- insani ve gayri ahlaki hükümleriyle yüzyüze kaldılar.

Hatta sözüm ona “Yargıçlar” hüküm okurken “sanık sandalyesinde” ki masumların yüzüne bile bakmaya cesaret edemediler.

Adalat yazılan duvarlarda adeta canavarlar çıktı.

Nesefissiz kalan bu günahsız insanlar, tumturaklı adalet saraylarının duvarları ve davarları arasında kalınca ölümü göze aldılar.

Patlak ve çatlak botlara mahkûm oldular.

Meriç’in soğuk sularına, Ege’nin haşin ve hazin dalgalarına ve de ölüme yelken açtılar…

Memleketlerinden değil; memleketlerindeki adaletsizlikten kaçtılar.

Avrupa, Amerika, Kanada, Avustralya’ya…

Ecnebi kapılarında duvarlarını aşmaya çalıştılar, hücrelerde nefesi tükenenlere ses olmaya çalıştılar.

Lahey Adalet Divanı’nın önünde “Adalet Çadırı”nı kurdular.

Yetmedi orada bu kez taşlardan değil, vicdanlardan örülmüş başka bir duvar yükseldi.

AHİM’in önünde Adalet Duvarı’nı inşa ettiler.

On yılını demir parmaklıklar ardında geçiren polis müdürleri, ilerleyen yaşlarına rağmen hâlâ cezaevinde bulunan İlhan İşbilen, Alaaddin Kaya, Köfteci Abdullah Amca, Hidayet Karaca ve Mehmet Baransu için adalet talep edildi.

Strazburg’da yükselen ses yalnızca bir yürüyüşün sesi değildi elbet.

O ses; susturulmaya çalışılan Gazetecilerin,

İhraç edilen Öğretmenlerin,

Mesleklerinden koparılan Doktorların, Mühendislerin, Avukatların,

Makamları gaspedilen Savcı, Hakim ve Yargıçların,

Rütbeleri sökülen Polis, Asker, Güvenlik birimlerinin,

Diplomaları ve emekleri yok edilen Akademisyen VE ilim adamların,

Malı mülkü talan edilen Esnaf ve İş insanlarının,

Geleceği çalınan gençlerin, Üniversite talebelerinin,

Emzikli bebeklerin, hücrede annesiyle kalan evlatların sesi ve çığlığıydı.

Hasılı o ses, yıllardır “Birgün mutlak” diyerek umudunu ve ümidini diri tutan milyonların ortak vicdanı, 10 yıldır yokluğu mahkum edilen KHK’lıların sesiydi.

Fransa’nın o sıcağında orada yalnız sloganlar yoktu.

Azgın Meriç’e protezli ayaklarıyla geçen evlatlarımız  Strazburg’a revan olmuştu.

Bebek arabalarını iten anneler vardı…

Saçlarına ak düşmüş yaşlı “Aksakallar” vardı.

AHİM’in etrafını sarı yelekleri, tişörtleri ve ellerindeki dövizleriyle yürüyen binlerce insan, baharda papatyalarla bezenmiş uçsuz bucaksız bir tarlayı adeta andırıyordu.

Her biri adalet için açmış bir çiçek gibiydi.

Belki de Avrupa, uzun yıllardır ilk kez böylesine eğitimli, böylesine üretken, böylesine farklı mesleklerden gelen

binlerce insanın yalnızca ellerinden alınan haklarını geri istemek için kilometrelerce yolu kat ettiğine şahit oldu.

15 Temmuz zulmüyle yaşanan hukuksuzluklar karşısında “Bırakın birbirini yesinler” diyerek izleyenler, ülkede adaletsizliğe susadılar. Zulüm çemberinin sadece bir kesimi kapsamı içinde aldığını sandılar.

Yapılanları alkışladılar veya sessiz kaldılar.

Ama dün Starzbur’da yürüyenler böyle düşünmedi.

Her mahallenin ve kesimin sesi olmaya çalıştılar.

Doğrusu da buydu zaten.

Zulüm kime yapılyorsa karşı sessiz kalınmamalı.

Ellerinde dövizlerle yürüyen her yaştan mağdurlar, yalnızca kendileri için haykırmadı.

Selahattin Demirtaş, Ekrem İmamoğlu, Osman Kavala, Can Atalay ve de adalet bekleyenler için de ortak bir ses oldular: Herkes için adalet istediler.

Avrupalı Milletvekilleri, söz verdiler.

“Sizin için daha çok mücadele edeceğim” dediler.

El hak adalet, bir başkası için değil, herkes içindir.

Zira zulüm, alkışlandıkça acı büyür.

Hukuksuzluk, sessizlikle güç kazanır.

Dün Türkiye’deki hukuksuzluklara aldırış CHP’nin, bugün  Strazburg yollarına düşmesi, sizce de tarih ironi değil mi?

CHP’nin de AHİM önünde “Demokrasi Yürüyüşü” ve “Dayanışma Mitingi” düzenleme kararı, bu ateşin her mahalleye sıçradığını göstermiyor mu?

Belki de en büyük öğretmen zamandır.

Meşhur söz boşuna söylenmemişti:

“Susma… Sustukça sıra sana gelecek”

Sen sustukça sıra dayağından sen de geçeceksin.

Onun için Strazburg’daki Adalet Duvarı, aslında Türkiye’de yıllardır örülen görünmez duvarların karşısına dikilmiş vicdani bir cevaptı.

Her slogan, döviz gecikmiş adaletin yankısıdır.

Ordaki her kare, fotoğraf, yarım bırakılmış bir ömrün tanıklığıydı.

Bugün  AHİM kapısında, Avrupa Parlamentosu’nun kapısında adalet bekleyenler yalnız kendileri için değil, yarın aynı hukuksuzluğa uğrayabilecek herkes için ses çıkarmaya çalıştılar.

Ve unutulmamalıdır ki…

Zulüm sınır tanımıyorsa, adalet arayışı da sınır tanımaz, aşılmaz duvarları aşar.

Hülasa, Adaletin adımları ağırdır, menzili uzundur, yolu ve yolculuğu yorucudur ama ve fakat vardığı yerde, zalim de zulüm barınamaz.

Bu nedenle AİHM’in önündeki Adalet Duvarı’nı böyle okumak; ülkemizde, duvarlarında “Adalet mülkün temelidir” sözü asılı olduğu hâlde adil karar ver(e)meyen Adalet Sarayları’nın gölgesinde kalan vicdanlara, zalimce karar veren davarlara bu hakikati yeniden fısıldamak gerekir. Çünkü adalet, eninde sonunda susturulanların değil; susturanların kapısını çalar.  e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: adaletAdalet DuvarıAİHMAKPAlaaddin KayaCan AtalayDemokrasi YürüyüşüEkrem İmamoğluenes cansevererdoganErdoğan rejimiHidayet KaracaHİZMET HAREKETİİlhan İşbilenİşkenceKHKKöfteci Abdullah amcaMehmet BaransuOsman KavalaSelahattin DemirtaşTürkiyezulüm
PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Türkiye Milli Takımı, Dünya Kupası’na galibiyetle veda etti

SONRAKİ HABER

Vefat eden Kadir İnanır’ın cenaze programı belli oldu

BENZER HABERLER

Güney Avustralya’dan yapay zeka için tarihi adım
Avustralya

Güney Avustralya’dan yapay zeka için tarihi adım

Ağustos 11, 2026
Bedelli askerlikte ücret ve yaş belli oldu
Manşet

KHK’lı askerin gaziliği 10 yıl sonra tescillendi

Ağustos 11, 2026
İmamoğlu’ndan Özel’in Meclis kararına destek: Altına imzamı atıyorum
Manşet

İmamoğlu’ndan Özel’in Meclis kararına destek: Altına imzamı atıyorum

Ağustos 11, 2026
Çerçeve yasa İYİ Partiye rağmen TBMM’den geçti:468 kabul, 88 ret oyu
Gündem

Çerçeve yasa İYİ Partiye rağmen TBMM’den geçti:468 kabul, 88 ret oyu

Ağustos 11, 2026
Kanser hastası mahpusa 5 aydır zulüm: Ölüme mi terk ediyorlar?
Manşet

Kanser hastası mahpusa 5 aydır zulüm: Ölüme mi terk ediyorlar?

Ağustos 10, 2026
Avustralya İçişleri Bakanı Burke: Suçla bağlantılı kişilere bu ülkede yer yok
Avustralya

Avustralya’da göçmenlikte yeni gerilim: Kabine Burke’ün planında uzlaşamadı

Ağustos 10, 2026
  • All
  • Manşet
Güney Avustralya’dan yapay zeka için tarihi adım
Avustralya

Güney Avustralya’dan yapay zeka için tarihi adım

by adminzaman
Ağustos 11, 2026
0

 Güney Avustralya Hükümeti, hızla gelişen yapay zeka teknolojisinin toplum, ekonomi, eğitim ve çalışma hayatı üzerindeki etkilerini kapsamlı biçimde incelemek üzere...

Bedelli askerlikte ücret ve yaş belli oldu

KHK’lı askerin gaziliği 10 yıl sonra tescillendi

Ağustos 11, 2026
İmamoğlu’ndan Özel’in Meclis kararına destek: Altına imzamı atıyorum

İmamoğlu’ndan Özel’in Meclis kararına destek: Altına imzamı atıyorum

Ağustos 11, 2026
Çerçeve yasa İYİ Partiye rağmen TBMM’den geçti:468 kabul, 88 ret oyu

Çerçeve yasa İYİ Partiye rağmen TBMM’den geçti:468 kabul, 88 ret oyu

Ağustos 11, 2026
Kanser hastası mahpusa 5 aydır zulüm: Ölüme mi terk ediyorlar?

Kanser hastası mahpusa 5 aydır zulüm: Ölüme mi terk ediyorlar?

Ağustos 10, 2026
Avustralya İçişleri Bakanı Burke: Suçla bağlantılı kişilere bu ülkede yer yok

Avustralya’da göçmenlikte yeni gerilim: Kabine Burke’ün planında uzlaşamadı

Ağustos 10, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM