15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığı’nda dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı uğurlarken görüntülenen eski teğmen Üsteğmen Kübra Yavuz Üsteğmen, yaşadıklarını 10 yıl sonra anlattı.
Yavuz, o gece Hakan Fidan ile dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın son derece rahat ve neşeli bir şekilde ayrıldıklarını aktardı. Darbe girişiminin ardından ise gözaltına alındığını, Genelkurmay içerisindeki poligonda işkence gördüğünü ve yıllar sonra Norveç’te yeni bir hayat kurmak zorunda kaldığını ifade etti.Türkiye kamuoyunun, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı Genelkurmay’dan uğurlarken çekilen görüntülerle tanıdığı Üsteğmen Kübra Yavuz, TANIK Belgeselinde şahit olduklarını anlattı. Tek bir görüntünün hayatını tamamen değiştirdiğini söyledi.
Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ne katılan Üsteğmen, önce Kara Harp Okulu’nda İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığını, ardından Genelkurmay Başkanlığı’nda protokol subayı olarak çalışmaya başladığını dile getirdi. Görevinin yabancı heyetlerin karşılanması ve üst düzey ziyaretlerin organizasyonu olduğunu belirtti.
“Hulusi Akar ile Hakan Fidan çok neşeliydi”
15 Temmuz’un kendisi açısından sıradan bir cuma günü olarak başladığını söyleyen Üsteğmen Kübra Yavuz, akşam saatlerinde nöbetçi olduğu için Hakan Fidan’ı uğurlama görevinin kendisine verildiğini belirtti. O ana ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Kapının önünde sohbet etmeye başladılar. İnanılmaz keyifleri yerindeydi. Birbirlerine gülerek bir şeyler anlatıyorlardı. Cuma gününün verdiği mutlulukla ayrıldıklarını düşündüm. Açıkçası mutlu bir şekilde ayrıldıklarına ben orada şahit oldum.”
Yaklaşık 20 dakika sonra savaş uçaklarının alçak uçuş yapmaya başladığını, silah sesleri duyduklarını ve karargâhta büyük bir kargaşa yaşandığını anlatan Üsteğmen Yavuz, başlangıçta yaşananların tatbikat olduğu bilgisinin verildiğini aktardı.
“Kapıları kırarak içeri girdiler”
Genelkurmay binasına daha sonra sivil grupların girdiğini anlatan Üsteğmen Yavuz, koridorlarda tekbir sesleri yükseldiğini ve odaların tekmelendiğini belirtti. “Herhalde buradan çıkamayacağız.” diye düşündüklerini söyleyen Üsteymen, geceyi güvenli bir bölümde bekleyerek geçirdiklerini ifade etti.
“Bize ‘Seni burada öldüreceğiz’ dediler”
2 Ağustos 2016’da göreve geldiğinde gözaltına alındığını belirten Üsteğmen Kübra Yavuz, Genelkurmay’da sorguya götürüldüğünü söyledi. Sorgu sırasında dönemin Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı‘nın da bulunduğunu öne süren Üsteğmen, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Zekai Aksakallı bağırmaya başladı. ‘Seninle ilgili bütün belgeler elimizde. Vatan hainisin. Seni idam edeceğiz. Buradan çıkamayacaksın.’ diyordu. Çok korktum. Sadece donup kaldığımı hatırlıyorum.”
“Poligonda elektrik işkencesi sesleri duyuyorduk”
Daha sonra Genelkurmay içerisindeki poligona götürüldüğünü söyleyen Üsteğmen Kübra Yavuz, burada gözlerinin bağlandığını ve saatlerce bekletildiklerini kaydetti.
Elektrik verilerek işkence yapılan kişilerin çığlıklarını duyduğunu ifade eden Yavuz, “Sanki mezbahadasınız. Çığlıkları duyuyorsunuz ve sıranın size gelmesini bekliyorsunuz.” dedi.
İşkence yapan kişileri yüz yüze gördüğünü de belirten Üsteğmen Yavuz, bugün görmesi halinde teşhis edebileceğini vurguladı. “İşkence yapanların yüzünü çok net bir şekilde gördüm. Şu an görsem tanırım.” ifadelerini kullandı.
“Mahkemeye ‘Kim olduklarını bilmiyoruz’ yazısı gönderildi”
Daha sonraki yargılamalarda Genelkurmay içerisindeki işkencelerin araştırılmasını istediklerini belirten Üsteğmen Kübra Yavuz, mahkemeye gönderilen resmi yazıda sorguların yapıldığının kabul edildiğini ancak sorguyu yapan personelin kim olduğunun bilinmediğinin bildirildiğini söyledi. Bu belgenin daha sonra birçok davada delil olarak kullanıldığını ifade etti.
Norveç’te yeni hayat
Türkiye’de mesleğini yapamadığını, akademik kariyerinin yarıda kaldığını söyleyen Kübra Üsteğmen daha sonra eşiyle birlikte Norveç’e yerleştiğini anlattı. Bugün bilişim teknolojileri eğitimi aldığını belirten Üsteymen, yeniden akademisyen olmayı hedeflediğini belirtti.
Aradan 10 yıl geçmesine rağmen yaşadıklarının etkisinin sürdüğünü dile getiren Üsteğmen Kübra Yavuz, “Zaman ve mekân olarak sanki orada kalmış gibiyiz. Bir parçamız hâlâ orada. İnsanlar özgürlüklerine kavuştuğunda ancak bizim de bir parçamız özgürleşecek.” ifadelerini kullandı.










