Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonun cemaati değil, üst yönetimdeki küçük bir grubu hedef alan kriminal bir soruşturma olduğunu savundu. Denizolgun, Ümraniye Merkez Kursu’nu ele geçirmeye çalıştığı iddiasını da yalanladı.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve çok sayıda cemaat yetkilisinin gözaltına alınmasının kirminal bir operasyon olarak savundu. Yaklaşık sekiz yıldır cemaatin mevcut yönetimine karşı mücadele yürüttüğünü belirten Denizolgun, geçmişte yaptığı açıklamaların ve sosyal medya paylaşımlarının arkasında olduğunu ifade etti.
Ümraniye Merkez Kursu’nu ele geçirmeye ve zorla cuma namazı kıldırmaya çalıştığı yönündeki iddiaları reddetti. Denizolgun, Süleymancılara yönelik operasyonun cemaat tabanını değil, üst yönetimdeki küçük bir grubu hedef aldığını savundu.
Kamuoyunda Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik geniş çaplı operasyonun ardından cemaat içindeki yönetim kavgası yeniden gündeme geldi. Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, sosyal medyada kendisi hakkında ortaya atılan iddialara yazılı açıklamayla yanıt verdi.
Denizolgun, cuma günü Ümraniye Merkez Kursu’nu ele geçirmeye ve zorla cuma namazı kıldırmaya çalıştığı, ardından çevik kuvvet ekiplerinin müdahale ettiği yönündeki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
İddiaları “asılsız ve maksatlı” olarak nitelendiren Denizolgun, olayın yaşandığı öne sürülen gün babası ve AKP’nin kurucularından Mehmet Beyazıt Denizolgun ile partinin 25’inci kuruluş yıl dönümü programına katılmak üzere Ankara’da bulunduğunu söyledi.
49 KİŞİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, cemaatin lideri Alihan Kuriş’in de aralarında bulunduğu 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İstanbul, Ankara ve Antalya’nın da aralarında bulunduğu 17 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 37 kişi gözaltına alındı.
Soruşturma kapsamında şüphelilere ait 43 adres ile 32 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi gerçekleştirildi. Aralarında Ayakkabı Dünyası ve Armine Giyim’in de bulunduğu şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına kayyım atandığı bildirildi.
Şüphelere “suç örgütü kurma ve yönetme”, “suç örgütüne üye olma”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlamaları yöneltildi. MASAK incelemesinde 100 milyar lirayı aşan para trafiğinin tespit edildiği öne sürüldü.
“HEDEF CEMAAT TABANI DEĞİL”
Yaklaşık sekiz yıldır cemaatin mevcut yönetimine karşı mücadele yürüttüğünü belirten Denizolgun, geçmişte yaptığı açıklamaların ve sosyal medya paylaşımlarının arkasında olduğunu ifade etti.Cemaat üst yönetimini ağır suçlamalarla hedef alan Denizolgun, devam eden soruşturmanın cemaat tabanına ve kurslara yönelik olmadığını savundu.
Denizolgun, “Suçun niteliği çıkar amaçlı suç örgütü olduğu için buradaki hedef cemaat tabanımız ve kurslarımız değildir. Azınlık olan bir grup yargının radarındadır. Adalet sistemimize güveniyoruz” dedi.
Operasyonun ardından cemaat içinde Alihan Kuriş yönetimiyle Denizolgun ailesi arasındaki uzun süredir devam eden liderlik ve yönetim mücadelesi de yeniden tartışılmaya başlandı.













