Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile New South Wales Eyalet Başbakanı Chris Minns, Bondi Beach’te 15 kişinin hayatını kaybettiği antisemitik terör saldırısının ardından hazırlanan silah geri alım programının ayrıntılarını açıkladı. 2 Kasım’da başlayacak program kapsamında NSW’de yaklaşık 274 bin silahın dolaşımdan çıkarılması hedefleniyor. Minns, programın eyalette John Howard dönemindeki 1996 silah geri alımından daha kapsamlı olacağını söyledi.
Avustralya’da Bondi Beach terör saldırısının ardından gündeme gelen silah yasalarının sıkılaştırılmasında yeni bir aşamaya geçiliyor. Başbakan Anthony Albanese ile NSW Eyalet Başbakanı Chris Minns, Sydney’de, federal hükümet ile NSW hükümetinin ortaklaşa yürüteceği silah geri alım programının ayrıntılarını kamuoyuna açıkladı.
NSW, federal hükümetin planladığı Ulusal Silah Geri Alım Programı’nı uygulamaya koyan ilk eyalet olacak. Program 2 Kasım 2026’da başlayacak ve NSW Polisi tarafından yürütülecek. Federal hükümet ile NSW hükümeti geri alım maliyetlerini yüzde 50-50 paylaşacak.
Hükümetin tahminlerine göre yeni silah sınırları ve bazı silah türlerinin yeniden sınıflandırılması nedeniyle 274 bine kadar ruhsatlı ateşli silah, yani NSW’de kayıtlı yaklaşık 1,2 milyon silahın yüzde 24’ü programdan etkilenebilecek. Yaklaşık 50 bin silah ruhsatı sahibinin de yeni düzenlemeler kapsamına girmesi bekleniyor.
Albanese: “Bondi’deki saldırının tekrarlanmaması için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız”
Başbakan Anthony Albanese, programın 14 Aralık 2025’te Bondi Beach’te Yahudi toplumunu hedef alan terör saldırısının ardından alınan kararların devamı olduğunu belirtti.Albanese, hükümetlerin saldırının hem arkasındaki nefret motivasyonuna hem de saldırıda kullanılan yönteme karşı harekete geçtiğini söyledi.
Başbakan Albanese, “Bondi’deki antisemitik terör saldırısının bir daha yaşanmamasını sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Buna ülke çapında anlamlı bir silah reformu da dahil” ifadelerini kullandı.
NSW hükümetine iş birliği için teşekkür eden Albanese, hükümetlerin amacının silahları sokaklardan çekerek Avustralyalıları daha iyi korumak olduğunu belirtti.
Albanese ayrıca Avustralya’da bugün, 1996 Port Arthur katliamının ardından John Howard hükümetinin başlattığı tarihi silah geri alım programı döneminden daha fazla silah bulunduğuna dikkat çekti.
Minns: “Howard dönemindekinden çok daha büyük”
NSW Eyalet Başbakanı Chris Minns ise yeni programın boyutunu, 1996’daki silah geri alımıyla karşılaştırdı.Minns, Howard hükümeti dönemindeki program kapsamında NSW’de yaklaşık 160 bin silahın dolaşımdan çıkarıldığını, yeni program kapsamında ise 274 bin silahın geri alınmasının beklendiğini söyledi.Minns, “Bu program tek başına New South Wales’te 274 bin silahı dolaşımdan çıkaracak. Kapsam olarak çok daha büyük” dedi.
NSW’nin programın ardından Avustralya’nın en sıkı silah yasalarına sahip eyaleti haline geleceğini savunan Minns, düzenlemelerin kamu güvenliğini artırmak ve benzer bir terör saldırısının yeniden yaşanma riskini azaltmak amacıyla hazırlandığını ifade etti.
Minns, “Bondi’den sonra New South Wales halkına ülkedeki en sert silah yasalarını çıkaracağımıza söz verdik ve bunu yaptık. Şimdi sıradaki adım, artık yasaların izin vermediği silahları dolaşımdan çıkarmak ve kalıcı olarak sokaklardan uzaklaştırmak” ifadelerini kullandı.
Minns ayrıca yüz binlerce silahın yeni düzenlemelerden etkilenebileceğine işaret ederek, hükümetin bu silahların teslim edilmesini, sahiplerine tazminat ödenmesini ve silahların güvenli şekilde imha edilmesini istediğini belirtti.
Silah sahipliğine dört silah sınırı
Bondi saldırısının ardından NSW Parlamentosu’nda kabul edilen reformlarla bireysel silah sahipliğine de önemli sınırlamalar getirildi.Genel kural olarak bir kişinin sahip olabileceği ateşli silah sayısı dörtle sınırlandırıldı. Birincil üreticiler ve belirli spor amaçlı ruhsat sahipleri için sıkı şartlarla 10 silaha kadar istisna öngörüldü. Bazı özel durumlarda NSW Polis Komiseri daha yüksek sayıya da izin verebilecek.
Reform kapsamında ayrıca bazı pompalı, straight-pull ve lever/button release mekanizmalı silahların sınıflandırması değiştirildi; şarjör kapasitelerine yeni sınırlamalar getirildi ve belt-fed şarjör kullanabilen silahlar yasaklandı.Silah ruhsatı başvurularında geçmiş ve uygunluk kontrolleri güçlendirilirken, ruhsatların geçerlilik süresi de beş yıldan iki yıla indirildi.
Geri getirilen silahlara ne kadar ödeme yapılacak?
Programın ilk aşamasında yeni yasal sınırın üzerinde silah bulunduran ruhsat sahipleri ile yeniden sınıflandırılan silahların sahiplerine sabit tarifeden ödeme yapılacak.
Buna göre revolver ve centrefire tüfekler için 1.000 dolar, yarı otomatik tabancalar ve çift namlulu av tüfekleri için 850 dolar, tek namlulu av tüfekleri için 650 dolar, rimfire tüfekler için 600 dolar, havalı tüfekler için ise 450 dolar tazminat ödenecek. İlgili mühimmat için de ayrıca sabit bir ödeme yapılacak.
Programın ikinci aşaması 2027’nin başlarında başlayacak. Piyasa değeri 3 bin doların üzerindeki uygun silahlar için değerleme yolu açılacak ve silah başına 10 bin dolara kadar ödeme yapılabilecek.Silah sektöründe faaliyet gösteren uygun işletme ve bayilere de yeni düzenlemelere uyum sağlamaları için 25 bin dolara kadar destek verilmesi planlanıyor.
Program bir yıl sürecek
Minns, programın 2 Kasım’da başlayarak yaklaşık 12 ay boyunca açık kalacağını söyledi. Silahların büyük bölümünün Kasım 2027’ye kadar NSW Polisi’nin eline geçmiş olmasının beklendiğini kaydetti.
Silah sahiplerinin öncelikle belirlenen noktalara, büyük ölçüde polis merkezlerine, gönüllü olarak başvurmasının beklendiğini söyleyen Minns, ruhsatlı silah sahiplerinin yasa konusunda farklı görüşte olsalar bile büyük çoğunluğunun kurallara uyacağına inandığını ifade etti.
Programın toplam maliyeti henüz kesinleşmedi. Minns, maliyetin teslim edilecek silah sayısına bağlı olacağını ancak “yüz milyonlarca dolar” seviyesine çıkabileceğini söyledi.
Minns, “Pahalı olduğunu gizlemeyeceğim. Ancak ödenmeye değer bir bedel” dedi. Albanese ise buna karşılık, hareketsiz kalmanın maliyetinin Bondi saldırısında görüldüğünü belirterek hükümetin bu nedenle adım atmakta kararlı olduğunu söyledi.
Diğer eyaletler henüz aynı noktada değil
Program ulusal bir girişim olarak duyurulmasına rağmen NSW şu ana kadar uygulama aşamasına geçen ilk eyalet oldu. Federal hükümet diğer eyalet ve bölgelere de aynı finansman modelinin açık olduğunu belirtiyor.Albanese, eyalet ve bölgelerle çalışmayı sürdüreceklerini söylerken Minns, diğer eyaletlerin katılmasını tercih edeceklerini ancak NSW’nin bunun için beklemeyeceğini dile getirdi.
Minns, “Her eyaletin programa katılması daha iyi olurdu ancak biz New South Wales’ten sorumluyuz. Gerekliyse ilk hareket eden, hatta tek hareket eden eyalet olacağız” dedi.
Öte yandan program NSW’de siyasi tartışmanın da yeni başlıklarından biri haline geldi. One Nation ve bazı muhalefet temsilcileri yasalara karşı çıkarken Minns, hükümetinin geri adım atmayacağını ve gerekirse konuyu gelecek NSW seçiminde savunmaya hazır olduğunu söyledi.ZAMAN Avustralya













