Süleyman Efendi Cemaatinin ‘yurt dışına para kaçırdığı’ iddiasına dayanak yapılan Almanya’daki binasıyla ilgili açıklamada, bina için yapılan tüm kredi ve diğer harcamalar kalem kalem detaylı olarak açıklandı. Türkiye’den resmi ya da gayri resmi tek kuruş aktarılmadığı vurgulandı.
amuoyunda ‘Süleymancılar’ olarak bilinen Süleyman efendi cemaatinin Almanya’daki yapılanması, Türkiye’de “Almanya’ya para kaçırıldı” iddiasına dayanak yapılan merkez binasıyla ilgili açıklama yaptı.
1973 yılında Köln’de kurulan İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ), Türkiye’de Süleyamncılar’a yönelik operasyon kapsamında “70 milyon dolara yapıldı”, “Türkiye’den para kaçırıldı” gibi iddialara malzeme yapılan merkez binasının inşa maliyetlerini, kredi alınan yerleri, arsanın satın alındığı yer bilgisi de verilerek tek tek açıklandı.
Açıklamada denildi: “Hiçbir aşamada Türkiye’den resmi ya da gayr-ı resmi olarak tek bir kuruş dahi bu projeye aktarılmamıştır. Bu iddiaları ortaya atan tarafları somut ve hukuki deliller sunmaya davet ediyoruz.”
Açıklamanın tam metni şöyle:
2015 YILINDA SATIN ALINDI
“KAMUOYU DUYURUSU
Türkiye Cumhuriyeti’nde yürütülmekte olan adli bir soruşturma gerekçe gösterilerek, bazı basın-yayın organlarında ve sosyal medya platformlarında birliğimize yönelik haksız ve asılsız iddiaların yer aldığı bir karalama kampanyası yürütüldüğü esefle müşahede edilmiştir. Bu doğrultuda; Türk ve Alman resmi makamlarını, saygıdeğer gönüllülerimizi ve kamuoyunun tüm paydaşlarını doğru şekilde bilgilendirmek amacıyla işbu açıklamayı yapma zarureti hasıl olmuştur.
1973 yılında Köln’de kurulan İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ), Almanya’da ikamet eden başta Türk vatandaşları olmak üzere tüm Müslüman toplumun eğitim, barınma ve kültürel faaliyet ihtiyaçlarını karşılamak üzere 2015 yılında yeni ve kapsamlı bir genel merkez kompleksi projesi başlatmıştır. Proje tamamen nihayete erdiğinde; 881 kişi kapasiteli mescit, 231 yataklı öğrenci yurdu, halka açık kütüphane ve konferans salonları ile başta 3 milyon Türk ve 7 milyon Müslüman nüfus olmak üzere ihtiyaç duyan tüm kamuoyunun istifadesine sunulması planlanmıştır.Bu çerçevede;
- 2015 yılında Köln’ün köklü gayrimenkul firmalarından olan Lammerting’den, Müngersdorf bölgesinde 6,5 milyon Avro bedelle bir arsa satın alınmıştır.
- 2017 yılında Köln Belediye Meclisi tarafından onaylanan imar planı ve
- 2022 yılında tanzim edilen resmi ruhsat doğrultusunda inşaat sürecine geçilmiştir.
- 2024 yılında kaba inşaatı tamamlanan projenin, gönüllülerimizin de katkılarıyla
Temmuz 2026 itibarıyla %70’lik kısmı tamamlanarak hizmete açılmıştır.
TOPLAM MALİYET 37,5 MİLYON EURO, YÜZDE 84’Ü BANKA KREDİSİYLE
Söz konusu projenin toplam maliyeti 37,5 milyon Avro olup, bu meblağın %84’ü 26 yıl vadeli banka kredisiyle, %16’sı ise öz kaynaklar (bağışlar, ayni katkılar ve gönüllü emek) kanalıyla finanse edilmiştir. Kredi finansmanı, kamu hukukuna tabi ve yerel yönetimlerin sıkı denetimindeki Sparkasse ile Almanca konuşulan ülkelerin kooperatif tabanlı güçlü finans kuruluşu olan Volksbank vasıtasıyla hukuka uygun şekilde temin edilmiştir. Binanın tefrişat, altyapı ve dekorasyon harcamaları ise Almanya’da mukim Müslümanların resmi bağışları ve gönüllü katkılarıyla karşılanmaktadır. Birliğimiz, Federal Almanya mevzuatına göre kamu yararına çalışan dernek (gemeinnütziger Verein) statüsüne haizdir. Kurumumuzun tüm mizan ve bilançoları, Almanya’nın önde gelen bağımsız denetim ve yeminli mali müşavirlik firmalarından Flick Gocke Schaumburg (FGS) tarafından denetlenmekte; hazırlanan vergi beyannameleri düzenli olarak yetkili Alman vergi dairelerine ve ilgili resmi mercilere ibraz edilmektedir.
‘TÜRKİYE’DEN RESMİ YA DA GAYRİRESMİ TEK KURUŞ AKTARILMADI’
Yukarıda şeffaf bir şekilde izah edildiği gibi, hiçbir aşamada Türkiye’den resmi ya da gayr-ı resmi olarak tek bir kuruş dahi bu projeye aktarılmamıştır. Bu iddiaları ortaya atan tarafları somut ve hukuki deliller sunmaya davet ediyoruz. Milyonlarca insanın emeği, alın teri ve dualarıyla inşa edilen bu eğitim ve kültür merkezini fütursuzca karalamaya tevessül edenlere karşı, hem Türk hem de Alman adli makamları nezdinde gerekli tüm yasal ve hukuki yollara başvurulacağını kamuoyunun bilgisine saygıyla arz ederiz.
Saygılarımızla.”













