• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home KONUK YORUM

Çalıyorlar ama çalışıyorlardı, artık sadece çalıyorlar

Aralık 21, 2020
in KONUK YORUM, Manşet
0
Görüntüleme
Facebook'da PaylaşTwitter'da Paylaş

OĞUR AYAR-TR724.COM

2007’de Edirne’de yapılan bir uyuşturucu operasyonunun, Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonuna yol açacağını kimse tahmin edemezdi.

O yıllar tüm dünyayı etkisi altına alan ve Batılı devletlerde başlayan ekonomik krizin etkilerinin her ülkeyi sarstığı bir dönem. Batılı devletlerin piyasaya bolca para enjekte etmesiyle krizin özellikle Türkiye gibi ülkelerde gerçekten hissedilemediği, yalancı baharların yaşandığı, krizin teğet geçtiği günler.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Kredi kurumlarının Türkiye’de de musluklarını açmasıyla birlikte, özellikle inşaat sektörü tarihinde görülmemiş bir yükselişe geçmiş ve AKP iktidarının kendi sermayedarını oluşturma fikrini pratiğe dönüştürme vakti gelmişti.

İşte o an AKP gerçek yüzünü göstermeye başlamış ve yolsuzlukta sınır tanımayan bir canavara dönüşmüştü.

Tam o sıralar çevre ülkeler de hareketli günler geçiriyordu. Irak’ta Saddam sonrası yaşanan istikrarsızlık, İran’da ise ABD ve Birleşmiş Milletlerin uyguladığı ambargolar bu ülkelerin dünyayla finansal entegrasyonunda sorunları apaçık ortaya çıkarmıştı. Buna çözüm arayan bu devletlerden özellikle İran satmış olduğu petrol gelirini bahane ederek çevre ülkeleri özellikle de Türkiye’yi bir banka gibi kullanmaya başlama kararı aldı.

Kredi maliyetlerinin düşmesi ve Irak ve İran’ın inanılmaz boyutlardaki paralarının Türk ekonomisinin içine yasa dışı yollarla girmesi, ekonomide bir bahar havası yaratmış ve herkesi aldatmıştı.

Tabii bu banka gibi çalışmanın bir bedeli olacaktı ki bunun sıfırlanmaya çalışılan paralar olduğu yıllar sonra anlaşılacaktı.

Rıza Sarraf, Babek Zencani, Habbaniler, Anıllar, çeşitli döviz büroları… Bunların hepsi, İran ve Iraktan gelen tüm paraları, altınları, Türkiye üzerinden dünyayla buluşturma görevini üstleniyordu. O zamanlar yapılan çalışmalarda Rıza Sarraf gibi 350 tane kuryenin olduğu tespit edilmişti. Bunlar bir taraftan ambargoları delmek için işlemler gerçekleştirirken bir yandan da uyuşturucu parasını, sigara kaçakçılığı parasını, petrol kaçakçılığı parasını sistemde aklıyorlardı. Türkiye tam bir yasa dışı kurye faaliyetlerinin döndüğü bir yer ve özellikle İran devletinin mali istihbarat operasyonlarının merkezi halini almıştı.

İşte bunlar için koca koca adamlar İran adına çalışanların önlerine yatıyordu. Herkes mutluydu. İranlılar işlerini yapıyordu, Türkiye’nin bakanları, başbakanları, bürokratları paylarını alıyordu.

O sırada halk ise yollar, inşaatları gördükçe mutluluktan uçuyordu. 17 Aralık operasyonu olmadan bile aslında vatandaş yolsuzlukların yapıldığının farkındaydı. O zamanlar bile yolsuzluk yapıyorlar ancak yol yapıyorlar diyorlardı.

Vatandaş neden mutluydu. Çünkü istediğini alabiliyordu. Parası yoktu ancak kredisi vardı. Kupon arazilerden ev satın alıyordu, arabalar alıyordu.  Ülkenin milli geliri artmıyor ancak borcu artıyordu. Ne de olsa borç yiğidin kamçısıydı.

2002’de 43 milyar dolar civarında olan özel kesim dış borcu 2010’lu yılların başında 200 milyar dolar civarına gelmişti.

Bir tarafta yaptığı yolsuzluklarla dünyanın en zengin devlet başkanı olduğu iddia edilen bir başbakan varken bir tarafta da tepeden tırnağa borca batmış, doğmamış torununu bile borca sokan bir halk vardı.

17 Aralık operasyonu ise bu durumun sadece cümle aleme ilanı olmuştu. O dönem birçok kişinin açıklamaları konuyu net olarak ortaya koymuştu ancak en etkili açıklamayı dönemin TOKİ’den sorumlu bakanı ifade etmiş ve itiraf etmişti. “Her şeyi Başbakanın emriyle yaptım. Başbakan derhal istifa etmelidir.”

Ama beklenmeyen bir şey oldu ve “Çalıyorlar ama çalışıyorlar” sözü, bir atasözü olarak lügatimize girdi. Halk kendinden çalınan paralarla gününü gün eden siyasetçilere ve bürokratlara sahip çıktı.

Yıllar içinde ise bu yolsuzluk ekonomisinin devam edebilmesi için işi hak edenlerin değil sisteme sadık olanların düzeni kurulmuş oldu. Belki de ülkenin iflas etmesinin önünde bir engel olarak duran bir grup insan ise yeni Türkiye normalleri gereği işlerinden el çektirildi. Bununla da yetinilmedi ve yıllardır süren zulümlere maruz kaldılar.

Diğer taraftan, dünyada son birkaç yıldır baş gösteren ekonomik krizin kaçınılmaz olarak Türkiye’ye de olumsuz etkileri olacaktı. Ancak, bu kriz 2008’deki ekonomik krize hiç mi hiç benzemiyordu.

Malum, 17 Aralık’la başlayan sürecin sonucu olarak, Türkiye devletinin tüm kurumları iflas etmiş durumda. Artık tepeden tırnağa herkes yolsuzluğa bulaşmış. Vatandaşın yaşadığı sıkıntılar kimseyi ilgilendirmiyor. Vaziyet öyle bir hâl almış ki, halka kuru ekmekten fazlasını bile layık görmüyorlar.

Vatandaş eskisi gibi borçlarını da döndüremiyor. Borçluların çoğu işlerini kaybetti. Zaten daha önce de borcu borçla döndürüyorlardı.

Şimdi devletler, bankalar para musluklarını da kapattılar. Piyasalarda para bolluğu kalmadı. Öyle olunca da takke düştü kel göründü.

Euro 10 lirayı Dolar 9 lirayı buldu. Merkez bankasında döviz rezervi kalmadı. İşsizlik, TUİK’in başına kendi adamını koymasına rağmen inanılmaz boyutlarda. Asgari ücretle sadece ev kirası ödenemeyecek noktaya gelinmiş.

İflaslar, işyeri kapatmalar, icralar, intiharlar artık sıradan 3. sayfa haberlerine dönmüş durumda.

Bugün 17 Aralık aktörlerinden bir kısmı, hırsız yakalamanın mükafatı olarak maalesef hapishanelerde, verdiği rüşvetlerle bürokratları, bakanları, başbakanları önünde diz çöktürenler yurtdışında tüm suçları itiraf etmiş olarak Amerikalarda, rüşvetleri alanlar ise para sayma makinaları ile paralarını saraylarında saymaya devam ederken, doğar doğmaz borçlu doğan vatandaşlar ise ekonomik sıkıntılardan inim inim inlemeye devam ederek hayatlarına devam etmektedir.

Sonuç olarak, “Çalıyorlar ama çalışıyorlar” noktasından, “Sadece çalıyorlar” noktasına gelmiş olduk. Bu işin bu noktaya varacağı belliydi ancak olan 80 milyonluk ülkenin geleceğine olmuş oldu.

Hırsızları yakalayanları değil hırsızları verseydik bugün bambaşka bir Türkiye konuşuyor olacaktık belki de.

PAYLAŞTweetPAYLAŞ
ÖNCEKİ HABER

Doğu Perinçek: Amerikan aşısı olacağım

SONRAKİ HABER

Koronavirüs mutasyonu ne kadar tehlikeli?

BENZER HABERLER

Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!
Avustralya

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

Temmuz 10, 2026
İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi
Dış Haberler

İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

Temmuz 10, 2026
Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı
AMERİKA

Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Temmuz 10, 2026
Oval Ofis’in mesajı: Atlantik’ten Ortadoğu’ya, demokrasiden otokrasiye
Manşet

NATO zirvesindeki en büyük skandal

Temmuz 9, 2026
15 Temmuz’un 10. yılında yeni ifşa: MİT’in silahıyla yanarak ölen siviller ‘Beştepe Belgeseli’nde
Manşet

15 Temmuz’un 10. yılında yeni ifşa: MİT’in silahıyla yanarak ölen siviller ‘Beştepe Belgeseli’nde

Temmuz 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Nefretin mucitleri Avustralya seferinde!

Temmuz 9, 2026
  • All
  • Manşet
Yaklaşan Federal Seçim ve baş döndürücü siyasi gelişmeler!
Avustralya

Hanson’ın, tek kültür özlemi ve Avustralya’nın çokkültürlülük gerçeği!

by adminzaman
Temmuz 10, 2026
0

Tamda adı gibi zikri de, fikri de bir olan Tek Ulus Partisi’nin gündemi meşgul ettiği çokkültürlülük tartışması ve kargaşası devam...

İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

İsrail askerinin skandal paylaşımı işkenceyi gözler önüne serdi

Temmuz 10, 2026
Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Fransa 6 dakikada Fas’ı geçti, yarı finale uzandı: Mbappe penaltı kaçırdı, gol attı, sakatlandı

Temmuz 10, 2026
Oval Ofis’in mesajı: Atlantik’ten Ortadoğu’ya, demokrasiden otokrasiye

NATO zirvesindeki en büyük skandal

Temmuz 9, 2026
15 Temmuz’un 10. yılında yeni ifşa: MİT’in silahıyla yanarak ölen siviller ‘Beştepe Belgeseli’nde

15 Temmuz’un 10. yılında yeni ifşa: MİT’in silahıyla yanarak ölen siviller ‘Beştepe Belgeseli’nde

Temmuz 9, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Nefretin mucitleri Avustralya seferinde!

Temmuz 9, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

Sosyal Medya

Bluesky
Mastodon
Twitter

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM