• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Sahi, beşer şaşar mı Faruk Beşer?

Faruk Beşer, kaleme aldığı o yazıda ‘aldandık’ diyerek birkaç cümleyle meseleyi geçiştirmeye çalışmış. Ancak her dönem “güçlünün yanında olma” anlayışı ile hareket ettiği için bugün böyle dese bile şimdilerde yanında yer aldığı iktidardan dolayı bir gün gelecek, yine; “Eyvah! Aldandık. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zâyi ettik” diyecektir

Kasım 5, 2021
in Manşet, YAZARLAR
2
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

 

 

Beden ölür çürür, cana bakın siz.
Kim kiminle yürür ona bakın siz.
Bırakın dönsün dönme dolaplar.
Haktan, hakikatten yana bakın siz.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Merhum Abdürrahim Karakoç’a ait yukarıdaki dörtlük süreçteki bazı insanları ne güzel resmediyor. İşte onlardan biri de Faruk Beşer. Kendisi 24 Temmuz 2016’da kaleme aldığı bir yazıya şöyle başlık atmış. “Hangimiz aldanmadık?” Tabi, iktidarın gücüne boyun eğen ve onun büyüsüne kapılan biri olduğu için “Eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl!” diyerek dönme dolap gibi dönerek kendini mazur göstermeye çalışıyor. Yazısında Hizmet hareketinin grup insicamı, itaati, birliği ve bağlılığı ona çok ümit verdiğini, bu sebeple 2005’te bir makale kaleme aldığını ve bu hareketin liderini duygusal ifadelerle haddinden fazla övdüğünü yazmış. Sonra da kendisinin farklı bir gelenekten gelmiş olmasına rağmen bu hareketten çok şeyler beklediğini ve “soranlara izah etmekte zorlandım” dedikten sonra yanıldığını ve bu hatayı yapanın tek kendisi olmadığını dolayısıyla önemli olanın ‘aldanmış olmanın farkına varmak’ olduğunu söylüyor.

Evet Beşer hoca, kaleme aldığı o yazıda ‘aldandık’ diyerek birkaç cümleyle meseleyi geçiştirmeye çalışmış. Ancak her dönem “güçlünün yanında olma” anlayışı ile hareket ettiği için bugün böyle dese bile şimdilerde yanında yer aldığı iktidardan dolayı bir gün gelecek, yine; “Eyvah! Aldandık. Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zâyi ettik” diyecektir.

Neden mi? Çünkü o, senin benim gibi sıradan bir insan değil. Evet, o 54 yaşındayken Fıkıh profesörü olarak ‘Fethullah Gülen Hocaefendi’nin Fıkhını Anlamak’ isimli bir kitap yazdı. Kitabı nasıl yazdığını bizatihi kitaba yazdığı önsözde şöyle yazmış: “1970’li yılların sonundan 1980’in sonuna kadar ulaşabildiğim bütün konuşma bantlarını, pek çoğunu defaatle olmak üzere, dinledim. Özel bir deftere notlar aldım. Çok önemli bulduğum notları bir araya getirerek 20 kadar seçme kaset yaptım. Aradığım bilgiye ulaşabilmek için diğer kasetlerin konularını da tek tek fişleyip bir indeks hazırladım. Çünkü o zaman ne bilgisayar ne de cd vardı. Çalışacağım ve yazacağım her konuda, öncelikle onun söylediklerini duyarak anlamaya ve düşüncemin doğru olup olmadığını bu yolla test etmeye çalıştım. Bu benim için önemli bir teyitti… Şunun da farkına vardım ki, aslında benim kendimin sandığım fikirlerimin pek çoğunun kaynağı bu kasetlermiş. Hatta yıllardır fakültede vermekte olduğum ve öğrencilerim tarafından çok beğenilen “Günümüz Fıkıh Problemleri” adlı derslerimdeki etraflı izah ve açıklama üslubunda Hocaefendi’den etkilenme olabileceği kanaatine vardım. Bu itibarla yarın benin hakkımda, faraza bir terceme-i hal yazılacak olsa, “İlmini aldığı kaynakların başında Fethullah Gülen Hoca gelir” denmesi tam isabet olur.” (Sayfa;12)

Beşer hoca yazısına şöyle devam ettirmiş: “Bu sebeple Hocaefendi en çok sevdiğim insan oldu. Bazı teracim kitaplarında çokça görülen ifadesiyle, benim gözümde o; “vahidü dehrih” (Zamanının biriciği) ve “ferîdü asrih” (Asrının birinci adamı) haline geldi. Hatta “Ya Rab! Benim sağlığımdan al ve onun sağlığına kat” diye bilmem kaç kez dua ettim… bunları söylememin bir hakkı teslim görevi olduğuna inanıyorum. Ve yine inanıyorum ki, Allah uzun ömür eylesin, yarın pek çok insan bu teslimde geç kalmış olduklarını söyleyeceklerdir. İmdi, şöyle iddialı bir çıkış yapsam “kendilerinden hiç ayrılmayanların bir kısmı da dahil olmak üzere, cemaatinden kaç kişi Hocaefendi’yi benim kadar tanımıştır?” desem, … kendimi asla fazla abartılı konuşmuş saymam.” (Sayfa;13)

Şimdi özür dileyerek bu yazıya bir şekilde ulaşan herkese sormak istiyorum. Faruk Beşer’in “Hangimiz aldanmadık?” diyerek kendisini mazur göstermesi siz de inandırıcı geliyor mu? Belki zan olacak ama bu onun “haktan yana değil de güçten yana” olduğunu açıkça göstermektedir.

Bakınız o, kitabın on sekizinci sayfasında meseleyi bir adım daha ileriye götürerek şöyle diyor: “Hangi açıdan bakılırsa bakılsın Hocaefendi’nin Âlim olmasının yanında bihakkın müçtehit olduğuna da bizce şüphe yoktur. Bunu kabul etmeyecek olanlar iki sebepten ötürü kabul etmiyor olabilirler. Birincisi müçtehitliğin “tanıdığımız bildiğimiz insanların ulaşamayacağı” hayali bir derece olduğunu vehmetmeleri, ikincisi ise Hocaefendi’yi tanımıyor olmalarıdır. Müceddit, hadis-i şerifin ifadesiyle, “her asrın başında (burada asır, belli zaman dilimleri anlamında olsa gerek) zuhur edip, dine arız olan bid’atleri kaldıran ve dini, asli güzelliğiyle gösteren, yenileyen kişi”, ya da kişiler, yani cemaatlerdir. Âlim ya da müçtehit olmadan bu işin yerine getirilebilmesi ise mümkün değildir. Bu değerlendirme ile Hocaefendi’nin, en azından hizmet birimi ile birlikte, böyle bir mertebeyi ihraz etmiş olarak görülmesinde şer’an ve aklen bir mâni görünmemektedir.”

Bu paragrafta Beşer diyor ki: “Hocaefendi’nin … müçtehit olduğunu kabul etmeyen bazı kimseler onu tanımıyor olmalarındandır.” Bu ifadesiyle kendisinin Hocaefendi’yi çok iyi tanıdığını ve hatta bu yüzden onun hakkında; “Bize göre, Hocaefendi, insanların hidayetine vesile olan bir “Mehdiyyun Bih”tir. (Kendisinin insanlara hidayeti gösteren bir kimse olması.)

Beşer, Hocaefendi’nin hem hayatının hem de çalışma metodunun her safhasında ve her boyutunda Hz. Peygamber’i örnek almanın bulunduğuna inanıyorum diyor ve “İsabet edip etmeme ayrı bir şeydir ve şahsen böyle bir isabetsizlik de göremiyorum. Faraza olmuş olsaydı bu da en nihaye, bir İçtihat hatası olurdu ve sahibine yine de bir sevap kazandırırdı. Ama bu melhuz hatalara binaen gıybetinin yapılması ise hiçbir bakımdan tecviz edilemeyecek (caiz görülemeyecek) bir durumdur. Günlük hayatında, metodunda, hicretinde, kısaca hazarında ve seferinde hep sünnet örneği üzere hareket ettiğini sanıyorum. Hatta Eğer bugün ABD’de ise bunun bile sünnetten bir örneğe dayandırıldığı gibi bir izlenime sahibim.”(Sayfa;35)

Sanırım mesele yeterince anlaşıldı. Mevzuyu daha fazla uzatarak sizleri sıkmak istemem. Şimdi sizi tenzih ederek diyeyim ki benim gibi avamdan insanlar özellikle Türkiye’de yaşayan ve zift medyasının ağır bombardımanı altında kalan insanlar Hocaefendi hakkında “yanıldık” diyebilirler. Ama Faruk Beşer Hocanın bunu demeye hiç ama hiç hakkı yok. Buna rağmen hala -yazdığı yazılara bakılırsa- “aldandım” demeye devam ediyor ve böylelikle hem kendini hem de ilmini inkâr ediyor. Ne diyelim? Neşet Ertaş’tan “Kendim ettim kendim buldum… Eyvah!” türküsünü dinlesin. yavuzsakarya65@gmail.com

 

Tags: Faruk BeşerHizmet HarketiYavuz Sakarya
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Sarayın Danışmanı İbrahim Kalın’a utanç verici cübbe: Gaspedilen İpek Üniversitesi’nden onursal doktora aldı

SONRAKİ HABER

Kılıçdaroğlu’ndan büyükelçiliklere ‘Kanal İstanbul’ mektubu: Doğamız her şeyimizdir, yok edilmesine izin vermeyeceğim

BENZER HABERLER

AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!
Gündem

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

Ocak 30, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi
Gündem

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!
Manşet

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Ocak 29, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu
Manşet

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu
Manşet

Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Ocak 29, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!
Gündem

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

by zmnaus
Ocak 30, 2026
0

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından 3,5 yıl cezaevinde tutulan gazeteci Nazlı Ilıcak, 2016’dan bu yana ilk kapsamlı röportajını verdi....

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Ocak 29, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Ocak 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM