• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Abdullah Aymaz – Ya zalim veya mazlum

Ocak 1, 2015
in YAZARLAR
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Cenab-ı Hakk’ın, hem Celâlî; hem de Cemâlî; isimleri ve tecellileri vardır. Neticesinde Allah’ın cehennemi de cenneti de vardır… Ulu divanda, zâlim olarak da mazlum olarak da bulunmak var. Cennet ucuz olmadığı gibi, cehennem de lüzumsuz değildir…

Bu durum, kıyamete kadar imtihan gereği hep böyle devam edecektir. Yani devamlı zâlim ve mazlum bulunacaktır.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Üç vicdan tek ideal

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Bir dönem müminlerin karşısında inkârcı zalimler olacak… Onlar kalmayınca bu sefer zâlimler inananlar arasından çıkacaktır. Mesela asr-ı saadetin ilk başında müşrikler zâlim olarak bulunuyordu. Sonra Âl-i Beyt’e karşı bazı Emeviler zalimlik yaptılar. Emevilerden sonra Abbasî;ler geldi, onlar aslında Âl-i Beyt’in yeğenleri olmalarına rağmen bir müddet sonra onlardan bazıları da zalimliğe başladılar.

Ama bütün bunlar mânasız şeyler de değildi; hep hikmetliydi…

Bediüzzaman Hazretleri’ne “Neden hilâfet-i İslâmiye, Âl-i Beyt-i Nebevî;’de karar kılmadı? (Yani, halife, Âl-i Beyt’ten başkasından olmaz, diye bir kaide konulabilirdi. Niye konmadı?) Halbuki en ziyade lâyık ve müstehak onlardı.” diye sorulan bir soruya şöyle cevap veriyor: “Dünya saltanatı aldatıcıdır. Âl-i Beyt ise İslâmî; hakikatları ve Kur’anî; hükümleri muhafazaya memur idiler. Hilâfete ve saltanata geçen, ya peygamber gibi mâsum olmalı veyahut Hulefâ-yı Râşidin ve Ömer İbni Abdülaziz-i Emevî; ve Mehdî;-yi Abbâsî; gibi hârikulâde kalbî; bir zühd ve takva sâhibi olmalı ki, aldanmasın. Halbuki Mısır’da Âl-i Beyt nâmına teşekkül eden Fâtımî; Devleti’nin Halifeliği, Afrika’da Muvahhidî;n Hükümeti ve İran’da Safevî;ler Devleti gösteriyor ki, dünya saltanatı Âl-i Beyt’e yaramaz. Asıl vazifesi olan dini korumayı ve İslamiyet’e hizmet etmeyi onlara unutturur. Halbuki, saltanatı terk ettikleri zaman parlak ve yüksek bir surette İslâmiyet’e ve Kur’an’a hizmet etmişler. İşte bak! Hz. Hasan’ın neslinden gelen aktablar, bilhassa dört büyük Kutup: Abdülkadir Geylânî;, Ahmed Rufâî;, Ahmed Bedevî; İbrahim Desûkî; (r.anhüm), bunlar içinde de bilhassa Gavs-ı Âzam olan Abdülkadir Geylânî;… Hz. Hüseyin’in neslinden gelen imamlar, bilhassa Zeynelâbidî;n ve Câfer Sâdık ki, her biri birer mânevî; Mehdî; hükmüne geçmiş, mânevî; zulmü ve karanlıkları dağıtıp Kur’an’ın nurlarını ve imanın hakikatlarını neşredip yaymışlar, şerefli dedelerinin birer vârisi olduklarını göstermişler.” Yine bu hususla ilgili “Mübarek İslâmiyet’in ve nurânî; Asr-ı Saadet’in başına gelen o dehşetli, kanlı fitnenin hikmeti ve bu meselenin rahmet yönü nedir? Çünkü onlar kahra lâyık değillerdir.” sorusuna da Üstad Hazretleri şöyle cevap veriyor: “Nasıl ki, baharda dehşetli yağmurlu bir fırtına, her çeşit nebâtâtın, tohumların, ağaçların istidat ve kabiliyetlerini tahrik eder, (potansiyellerini) inkişaf ettirir, her biri kendine mahsus çiçek açar, fıtrî; birer vazife başına geçer. Öyle de, sahabe ve tâbiî;nin (bilhassa Âl-i Beyt’in) başına gelen fitne de, çekirdekler hükmünde muhtelif ayrı ayrı istidatları tahrik edip kamçıladı. ‘İslâmiyet tehlikededir, yangın var!’ diye her tâifeyi korkuttu, İslâmiyet’in korumasına koşturdu… Her biri, kendi istidadına göre, İslâm âleminin pek çok muhtelif vazifelerinden bir vazifeyi omuzuna aldı, tam bir ciddiyetle çalıştı. Bir kısmı hadiselerin muhafazasına, bir kısmı şeriatın muhafazasına, bir kısmı iman hakikatlarının muhafazasına, bir kısmı Kur’an’ın muhafazasına çalıştı… Ve benzerleri… Her bir tâife bir hizmete girdi. İslâmî; hizmetlere hummâlı bir surette çalıştılar. Muhtelif renklerde çok çiçekler açıldı. Pek geniş olan İslâm âleminin dört yanına o fırtına ile tohumlar atıldı, yarı yeri gülistana çevirdi. Fakat ne yazık ki o güller ve gülistan içinde bidatçıların fırkalarının dikenleri de çıktı. Güya Kudret eli, Celâl ile o asrı çalkaladı, şiddete tahrik edip çevirdi; himmet sahiplerini gayrete getirip elektriklendirdi. O hareketten gelen merkezkaç kuvveti ile pek çok münevver müçtehidleri, nurânî; hadis âlimlerini, kudsî; hâfızları, asfiyaları, kutubları İslâm âleminin her tarafına uçurdu, hicret ettirdi. Doğudan batıya kadar Müslümanları heyecana getirip, Kur’an’ın hazinelerinden istifade için gözlerini açtırdı.”

Şimdi karar verelim; zâlim mi, olmak istiyoruz, yoksa mazlum mu olmak istiyoruz?

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Abdullah Aymaz – Dua mevsimi

SONRAKİ HABER

Abdullah Aymaz – Başkasının imkânlarına göz dikmek

BENZER HABERLER

Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Üç vicdan tek ideal

Şubat 2, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Şubat 4, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Ocak 20, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Hayatı süzerek yaşama…

Ocak 18, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Sarıl kızına!

Ocak 18, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Bilal’in “dindar insanı”, babasının dindara kini!

Ocak 17, 2026
  • All
  • Manşet
‘Sessiz Çığlıklar’ın 41. kez durağı Avustralya: Türkiye’deki zulmün bavulları Sydney’de açılıyor
Avustralya

‘Sessiz Çığlıklar’ın 41. kez durağı Avustralya: Türkiye’deki zulmün bavulları Sydney’de açılıyor

by adminzaman
Şubat 12, 2026
0

Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlallerini bireysel hikâyeler, kişisel eşyalar ve sanatsal çalışmalar üzerinden anlatan “Exhibition of Silent Screams” (Sessiz Çığlıklar...

Avrupa Birliği Türkiye  Raportörü’nden Ayşe Barım kararına tepki

Avrupa Birliği Türkiye Raportörü’nden Ayşe Barım kararına tepki

Şubat 12, 2026
Diyarbakır’da toplanan 25 tır insani yardım  malzemesi Kobani’ye ulaştı

Diyarbakır’da toplanan 25 tır insani yardım malzemesi Kobani’ye ulaştı

Şubat 12, 2026
AKP’lilerin saldırısında burnu kırılan Mahmut Tanal hastaneye kaldırıldı

AKP’lilerin saldırısında burnu kırılan Mahmut Tanal hastaneye kaldırıldı

Şubat 11, 2026
Tayfun Kahraman yeniden hastaneye kaldırıldı

Tayfun Kahraman yeniden hastaneye kaldırıldı

Şubat 11, 2026
Uyuşturucu operasyonunda adı geçen Furkan Torlak, Akın Gürlek’le ortaya çıktı

Uyuşturucu operasyonunda adı geçen Furkan Torlak, Akın Gürlek’le ortaya çıktı

Şubat 11, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM