• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Acı Biber Yediriyorsunuz

Şubat 4, 2020
in YAZARLAR
1
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Üç vicdan tek ideal

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Prof. Dr. Colin Turner, bir önceki anlattıklarımı, “Önce İman (Fırstly Belief), Risale-i Nur ile Modern Dünyada Tebliğ (The Risalesi Nur and Conveying the Message of  İslam in the Modern World)” isimli kitapçığında şöyle anlatıyor:
“Biz Müslümanların Batıya neler sunabileceği, İngiltere’de doğup büyümüş birisi olarak bana sık sık sorulur. Buna cevap vermeden önce, kendim bir soru sormak isterim: Biz Allah’a inandığımız için mi Müslümanız, yoksa Müslüman olduğumuz için mi Allah’a inanıyoruz?
“Bu soru, on yıl kadar önce (1979’da) Rusya’nın Afganistan’ı işgalini protesto için Londra sokaklarında yapılan bir gösteri sırasında aklıma düştü. Ondan yıllarca önce resmen İslamiyete girmiştim ve bu, katıldığım ilk gösteri değildi. Afişler, pankartlar, bağırmalar tezahürat-hepsi vardı. Bunların arasında ‘Allahü Ekber ve Lâ ilâhe illallah! Diye de haykırıyorduk. Gösterinin sonuna doğru, kendisini İslam’a ilgi duyan birisi olarak tanıtan bir genç yanıma yaklaştı. ‘Affedersiniz’ dedi. Lâ ilâhe illallah ne demek? Hiç tereddüt etmeden cevap verdim: “Allah’tan başka ilah yoktur.’  Bana ‘Tercüme etmenizi istemiyorum.’  dedi. ‘Bu sözün gerçekte ne mânâya geldiğini soruyorum.’ Kendisine cevap vermekte âciz kaldığımı fark edince, bunu uzun ve şaşkın bir sükût takip etti.
“Hiç şüphesiz şöyle düşünüyorsunuz: ‘Bu ne biçim bir Müslüman ki, Lâ ilâhe illallah’ın mânasını bilmiyor?’ Cevap vereyim: ‘Tipik bir Müslüman.’
“O akşam cehaletim üzerinde uzun uzun düşündüm. Bu cehaletimi çoğunlukla paylaşmak hiçbir fayda vermiyordu. Tam tersine, sıkıntımı daha da artırmıştı.
“Öyleyse nasıl Müslüman oldum? Nasreddin Hocanın hikayesini duymuşsunuzdur. Bir arkadaşı bir gün kendisine uğradığında, Hocayı, koca bir sepet kırmızı biberin önünde otururken bulur. Bakar ki, gözleri kızarmış ve şişmiş, ağzından kanlar akıyor, gözü yaşlar içinde… Ama biberleri yemekten de bir türlü vazgeçmiyor. Sorar: ‘Niye kendine eziyet ediyorsun, Hoca?’  Yeni bir biberi eline alıp ısıran Hoca, ‘Çünkü’, der ‘sepetin içinde tatlı biber arıyorum.’
“Ben de aynı durumdaydım. Fazladan bir şey, hayatı yaşanmaya değer kılacak bir şey istiyordum. Hiçbir ideoloji veya alternatif hayat tarzı, bu ihtiyacı karşılayamıyordu. O  ele avuca gelmez ‘bir şey’ ise, her seferinde köşeyi dönünce beliriverecekmiş gibi görünüyor, fakat hiçbir zaman ortaya çıkmıyordu. Nihayet İngiltere’den ayrılarak Ortadoğu’ya doğru yola çıktım. Bu şuurlu bir tercih değildi; fakat TATLI  KIRMIZI  BİBERİ  orada buldum.
“İslam, başka hiçbir şeye benzemez şekilde, bir mânâ ifade ediyordu. Devlet idaresi için kanunları vardı, ekonomik bir sistemi vardı, günlük hayatın her yönünü içine alan kâideleri vardı. Hukukta eşitlik getiriyordu, bütün ırklara   birden hitap ediyordu, açıktı ve anlaşılması. Ha bir de Allah’ı vardı. O zamana kadar kendisine belli belirsiz inandığım tek bir Allah. Hepsi o kadar.  “Lâ ilahe illallah’ dedim ve bu topluluğun bir parçası oldum. Hayatımda ilk defa bir mensubiyet hissini tadıyordum.
“Mühtediler, yeni dinleri hakkında, az zamanda çok şey öğrenebilmek için pek heveslidirler. İhtidamı takip eden birkaç yıl içinde benim de kütüphanem sür’atle genişledi. O kadar çok öğrenilecek şey ve öğretmeye hazır o kadar çok kitap vardı ki, İslam tarihi üzerine, İslamın ekonomik sistemi üzerine, İslamda devlet mefhumu üzerine kitaplar, İslâm hukukuna dâir sayısız broşürler ve hepsinin de ötesinde, İslâm ve devrim üzerine yazılan, Müslümanların ayaklanarak İslâmi idareler kurmaları gerektiğini anlatan kitaplar… 1979 başlarında İngiltere’ye üniversitedeki derslerim için döndüğümde, İslamı Batıya tanıtmak için hazırdım!
“Lâ ilâhe illallah’ın mânâsını öğrenmek için, bu kitaplara başvurdum. Yine hayal kırıklığına uğradım. Bu kitaplar İslam’dan bahsediyordu, fakat Allah’tan bahsetmiyordu. Hayalinize hangi konu gelirse hepsi bu kitaplarda vardı; ama asıl mühim olan konu yoktu. Üniversite camiindeki imama durumu anlattım. O da bir mâzeret beyan ederek döndü, gitti. Derken, imamla konuşmamı duyan bir kardeş yanıma gelerek, ‘Bende Lâ ilahe illallah tefsiri var.’ dedi. ‘İstersen beraber okuyabiliriz.’  Bu tefsirin en fazla on veya yirmi sayfa olabileceğini düşünüyordum. Meğer beş bin sayfanın üzerindeymiş!  Tahmin ettiğimiz gibi bu eserler, Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Risale-i Nur Külliyatıydı.
‘Önceleri Risale-i Nur’u TASAVVUF sandım ve mühimsemedim. O kardeşim ise, bu hareketimin dar bir kafanın tepkisi olduğuna işaret etti. Eski kitaplarımın koltuk değnekliği olmadıkça, kendimi câhil ve kaybolmuş hissediyordum. Halbuki, bu eserler (R. Nurlar) tamamıyla yeni bir LİSAN, yeni bir BAKIŞ  demekti. (Türk) kardeşim, rahatsızlığımı sezdi. ‘Merak etme’ dedi. ‘Daha önce okuduğun kitaplarda hepsinin yeri var. Onlar cilt gibidir. Fakat bu (Âyetü’l-Kübra’nın bir bölümü olan)  Meyve’nin kendisidir.’  Böylece okumaya başladık.
-Bu defa Bismillah yani Allah’ın adıyla… Derken her şey yavaş yavaş yerine oturmaya başladı…
“Bu yüzdendir ki, ‘Risale-i Nur’u tanımadan önce Müslüman, fakat mümin değildim’ diyebilirim. Çünkü o zaman iman diye kabul ettiğim şey gerçekte inkâr etmenin imkânsızlığından başka bir şey değildi. Her ne kadar bana İslamı tanıtan Bediüzzaman değil idiyse de – ki bunu herkes yapabilirdi – o beni İMAN ile tanıştırdı. TAKLİT ile değil, TAHKİK  yoluyla elde edilen bir İMAN…”
Bize düşen, ilim ve fennin hâkim olduğu bu çağda Risaleleri dünyaya tanıtmaktır…
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

İdlib’de şehit sayısı 8’e yükseldi

SONRAKİ HABER

Yandaş Öz Ağaç İş Sendikası Başkanı 15 Temmuz’dan 7 ay sonra gazi olmuş!

BENZER HABERLER

Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026
Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Üç vicdan tek ideal

Şubat 2, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Şubat 4, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Ocak 20, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Hayatı süzerek yaşama…

Ocak 18, 2026
O bir Hakas kızı
Manşet

Sarıl kızına!

Ocak 18, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”
Uncategorized

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

by adminzaman
Şubat 21, 2026
0

Ankara’daki evinden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla gözaltına alınan ve tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, "2 çocuğum vardır, bu ülkede halka gazetecilik...

Anayasa Mahkemesi’nden onay:Ali Türkşen artık tescilli işkenceci

Anayasa Mahkemesi’nden onay:Ali Türkşen artık tescilli işkenceci

Şubat 19, 2026
Başbakan’dan Lakemba Camii’ne mektuplu tehdide tepki: Tehdit, sadece camiye değil, NSW eyaletinedir

Başbakan’dan Lakemba Camii’ne mektuplu tehdide tepki: Tehdit, sadece camiye değil, NSW eyaletinedir

Şubat 19, 2026
Avustralya’da ilk teravih:Mabedler doldu taştı, eller mazlumlar için kalktı

Avustralya’da ilk teravih:Mabedler doldu taştı, eller mazlumlar için kalktı

Şubat 19, 2026
Prof. Nicaise, Hizmet ve mağdurlarını yazdı: Tüm acılara rağmen sergilenen olumlu direnç, ancak ‘dinin ruhuyla’ açıklayabilir

Prof. Nicaise, Hizmet ve mağdurlarını yazdı: Tüm acılara rağmen sergilenen olumlu direnç, ancak ‘dinin ruhuyla’ açıklayabilir

Şubat 19, 2026
Emlakta sıcak gelişme: Sydney’de konut fiyatları sert bir düşüş yaşıyor

SYDNEY’DE KONUT KRİZİ DERİNLEŞİYOR

Şubat 19, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM