• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Ahmet Nesin: Donanma Komutanı Veysel Kösele neden sadece 3 Gemiye emir verdi?

Kasım 15, 2017
in Genel Gündem, Gündem, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Artıgercek.com Yazarı Ahmet Nesin, ’15 Temmuz Kontrollü Darbe Girişimi’ ile ilgili yazı dizisini sürdürüyor. Nesin bugünkü yazı dizisinin başlığını; “Donanma Komutanı Veysel Kösele neden sadece 3 Gemiye emir verdi?” sorusuyla verdi.

Neden sadece 3 komutana verildi bu emir, diğer komutanlara karşı niye seçicilik yaptı, çözmeye çalışmıyorum, herkesin bunları bilmesine yardımcı oluyorum, gizli kalmasın istiyorum. Belki de eski adliye ve sıkıyönetim muhabiri olduğumdandır, darbe yazılarımda kimseyi “SUÇLU” diye yazmıyorum, sanırım bilhassa televizyonlardaki programlarda en büyük sorun da bu. Kimi uzmanımsılar bütün tutukluları “SUÇLU” diye nitelendiriyorlar ve o zaman onların savunmalarının hiçbir önemi kalmıyor. Bunu yapanların büyük bir çoğunluğu da avukat. İlginç bişey daha var, bu avukatlara televizyonlarda hukukçu diye yazıyorlar, siz de o zaman daha önemli bir kişi konuşuyor sanıyorsunuz. Bugüne değin ve bundan sonra yazdıklarım ve yazacaklarım sadece bir gazeteci ve araştırmacının duydukları şüphelerdir. O yüzden bu yazılar bittiğinde aksini söyleyenlerden yanıt bekliyorum. Ama bu yanıt bir laf ebeliği olmamalı, somut delillere dayandırılmalı. 

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Doç.Dr. Fatma Zehra Fidan’ın, KHK’lıların intiharlarıyla ilgili araştırması uluslararası hakemli dergide

Mehmet Dişli’den Hulusi Akar’a çağrı: “Cevap ver; kafana silah dayadım mı?”

Beraat eden ve kanserden vefat eden KHK’lı hakim: “İftarda imtihanımın kolaylıkla sonlanması için dua eder misiniz?”

Oramiral Veysel Kösele’yi darbe sonrası terfilerden biliyoruz. Kösele deniz kuvvetleri komutanından sonra gelen donanma komutanı, 4 yıldır bu görevdeydi, az bir zaman değil. Türkiye’deki bütün askeri gemiler, yani denizin altındakinden üstündekine ve hatta onların üstüne konan uçak ve helikopterlere kadar onun emrindedir. Yada daha basit anlatayım, donanma komutanı esasında bütün hepsini savaşa hazırlamakla görevli komutandır. 15 Temmuz 2016 darbe gecesinden sonra deniz kuvvetleri komutanı da emekli edilmediğinden görevinde kaldı ve 2017’de Bülent Bostanoğlu emekli edilince deniz kuvvetleri komutanı olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Beklenen olmadı ve koramiral Adnan Özbal deniz kuvvetleri komutanı oldu.

Daha önce de askeri casusluk davasında yargılanan Kösele bunun üzerine istifa etti. Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın ne kadar istifanın kendi isteğiyle yapıldığını söylese de, bana pek inandırıcı gelmiyor. Bu yazımda da bu konudaki şüphelerimi ve bana göre nedenlerimi yazacağım.

Veysel Kösele darbe girişimi gecesi Fenerbahçe Orduevi’nde düğünde. Zaten eski yazılarımdan da biliyorsunuz, beni bu yazıları yazmaya iten de bu düğünler ve genelkurmay başkanının diğer komutanlarla irtibata geçmemesi ve diğer komutanların da benden sonra (Şaka demiyorum, bendeniz Ahmet Nesin’den sonra) darbeden haberdar olmaları. 

Yazının bundan sonrasına geçen yazımda da yaptığım gibi fotoromanla devam edeceğim. Aşağıdaki fotoğrafta görüyorsunuz, donanma komutanı Kösele sıkıyönetim ilanından yarım saat önce bir kauçuk botla Yavuz gemisine gidiyor. Burada kauçuk botu özellikle yazıyorum, çünkü kimilerinin dediği gibi Kösele komutanlık botuyla gitmiyor. Bu çok mu önemli, bilemiyorum ama sanki bilerek değiştirilmek isteniyor diye algılıyorum. Yola çıkmadan da Levent Kerim Uça’yı arayıp “Önder dahil kimseye bilgi verme” diyor ama kendisi Büyükada Komutanı Hamdi Toker’i 4 kere arayıp bilgi veriyor.

Bundan sonraki bölüm bana çok ilginç geldi ve hâlâ daha mantığını çözemedim. Kösele ilk emrini denizdeki gemilere değil limandaki yakıt gemilerinin komodoruna veriyor ve gemilere yakıt ikmali yapılması için “Yakıt gemisini seyre hazırla” emrini veriyor. Oysa o gemilere verilen ilk emir sadece limandan uzaklaşmaları, yani sabotaj alanının dışına çıkmaları. Diyelim ki iş çok büyük ve uçaklar bu gemileri vuracak ama bunun için yakıt ikmalinin yapılması gerekmiyor. Bu gemiler en kötü olasılıkla 5-10 kez Gölcük Limanı’na girip çıkabilirler, belki de onlarca kez fazla..

Aynı anda limana girecek gemilerle ilgili başka 2 anons yapılıyor. Birisi limana girecek gemilere ateş açılacağı üzerine haber, diğeri de yetkisiz olmasına karşın Yalçın Payal’dan gelen haber yada emir. Yalçın Payal gemilerin limana dönmeleri çağrısını yapıyor, ne zaman olduğu da ilginç, Kösele’nin yakıt gemisini istemesinden 1 dakika sonra. Geri dönün emri sadece fırkateynlere veriliyor. . Daha da ilginci gemilerin filo komutanı İskender Yıldırım’la Yalçın Payal da yanyana ama emri Yıldırım’a değil Payal’ verdirtiyorlar. Hatta bu emir için 1-2 ay sonra bir tane albay da yanında 2 albay daha varken “o emir yemdi” diyor. Bu da milli savunma bakanlığına bildiriliyor ama bakanlık işleme koymuyor. Belgelerde o albayların da adı var da fotoromanı şimdilik daha çetrefil duruma getirmeyeyim.

Burada işin içine biraz matematik sokalım. Bir fırkateynde 400 ton yakıt var ve 80 ton civarında da mühimmat. Mühimmattan ne demek istediğimi anlamışsınızdır sanırım, patlayıcı silah. Bunların limana geri döndüğünü ve gemilerden birine ateş açıldığını düşünün ve buna ayrıca 1 dakika önce verilen emirle yakıt gemisinin limandan yola çıktığını hesaplayın. Ne yalan söyleyeyim, ben olabilecekleri hesaplamak bile istemiyorum.

Bu arada gemilere tuhaf emirler gelmeye başlıyor, daha doğrusu birbirini tutmayan emirler:

 02.33 Y. Payal, “Limana dönün”

05.18 İ. Yıldırım, “Avara edin” “Ayrılın”

05.52 Y. Payal, “Aborda olmayın” “Bir geminin kıyıya yanaşması yada zincir oluşturması”

06.13 İ. Yıldırım, “Seyre devam”

06.14 İ. Yıldırım, “Mersin ve Ereğli önünde seyre devam”

06.14 Y. Payal, “Mersin önünde, Ereğli önünde seyre devam”

 Sanırım bu emirleri verenler, neden çelişkili emirler verdiklerini mahkemede açıklarlar.

Okuyanlar anımsayacaktır, geçen yazımda esasında tamir için Istanbul’da bekletilen Bora gemisi de bu gemilerin arasına katılmış ama olan bitenden fazla haberi yok. İşte bu gemi Istanbul’dan Gölcük Limanı’na geri dönüş yapmaya başlıyor.

Bora haricindeki hiçbir gemi emre uymuyor, Bora tehlikeden habersiz gidiyor.

Burada yine emirler geliyor, emirleri veren Berke Uraz, Aksaz’dan Levent Kerim Uça’nın emrindeki 3 hücümbota telefon ediyor ve “Deniz Kuvvetleri Komutanı Bostanoğlu’yla irtibatta olduğunu, Aksaz’da bir karargah kurduklarını, Gölcük’ün emniyetsiz olduğunu, Gölcük yerine Karamürsel önlerine demirlemelerini söylüyor. Bunu nasıl mı yapıyor, telefonla ama bütün gemilere değil, sadece bazı gemilere yapıyor. Başından itibaren bir ayrımcılık var ama bunun nedenini sanırım ancak dava bittiğinde yada birileri ileride anılarını yazdığında öğreneceğiz. O gün telefon edilenler şimdi görevde, edilmeyenler

Saat sabahın 05.00’i ve haber verilmeyen Tufan Gemisi de limana giriş yapmış ve Bora tam da ateş açılacak mevziye gelmiş durumda. Bu arada tuzağa düşen BORA “Ateş açılacak” anonsunu duyuyor ve sahilde de silahlı askerleri görmesiyle geri dönüyor.

Bu arada Karadeniz Ereğli’de de Yıldırım fırkateyni var. Bu Yıldırım’ın durumu da çok ilginç. 02.33’te emir alınca limana giriyor sonra 05.52’de Y. Payal, “Aborda olmayın” diye emir verince de bir daha çıkıyor. Bu da bana çok ilginç geliyor. Niye soktun, niye çıkardın?Y. Payal Karadeniz’deki YILDIRIM Gemisi için seyre kalkın emrini veriyor. Dikkat ederseniz BORA Gemisi’nin bulunduğu yer, körfezdeki en dar yer, yani geri dönüşün çok kolay olmadığı yada biraz zaman alacağı bir yer.

Bu arada biraz önce demiştim; Berke Uraz 05.15 gibi gemilere telefon açıyor ve “Gölcük’e gitmeyin, Karamürsel önlerine demirleyin” emri veriyor. Bu emir sadece hücumbotlara veriliyor, diğer fırkateynlere ise Gölcük emniyetsiz, Gölcük’e gitmeyin denmiyor. Sonra da “neden Yalçın Payal’ın emrine uymadınız, limana Gölcük’e dönmediniz” diye suçlanıyorlar ve tutuklular.

Dikkat ederseniz İMBAT Gemisi de körfez’e girmiş durumda. En ilginç olay saat 05.45’de oluyor ve KEMALREİS Gemisi’nden eğitim mermisi atışı yapılıyor. Bu eğitim mermisi esasında bomba değil, bu bir beton gibi bişey, yani patlamıyor. Bu atış 7 km. dışarıya, anlayacağınız açık denize yapılıyor. Neden yapılıyor, büyük olasılıkla bir provokasyon, benim aklıma başka bişey gelmiyor. Ama bu provokasyona gelinmiyor, zaten gemilerin 400 tonla 600 ton arasında yakıtla ve 80 ton mühimmatla yüklü olduğunu yukarıda yazmıştım, bu eğitim atışından sonra birbirleriyle kapıştıklarını düşünsenize yada en iyisi düşünmeyin.

Bugünkü yazının da sonuna geldik. Gerçekten yazarken zorlanıyorum, kendimi Spielberg gibi hissetmeye başladım, karmakarışık bişeyi düz anlatmaya çalışıyorum. Yazıya Oramiral Kösele’yle başlamıştım ve onunla bitireceğim. Kösele Aksaz Üssü’ndeki GELİBOLU, Gölcük’teki FATİH ve Büyükada Korveti’nin komutanlarını arayarak “Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir emri uygulamayacaksınız” dedi. Neden sadece 3 komutana verildi bu emir, diğer komutanlara karşı niye seçicilik yaptı, çözmeye çalışmıyorum, herkesin bunları bilmesine yardımcı oluyorum, gizli kalmasın istiyorum. Dedim ya, ileride bunlar anılarda yazılacak…

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Hukuk mağdurlara işlemiyor: AİHM bakmıyor, OHAL Komisyonu işlemiyor

SONRAKİ HABER

AKPLİ VEKİLDEN KORKUNÇ YAKLAŞIM: O İMZAYI ATANLARA HAPİS BİLE GEREKSİZ DİREK ÖLDÜRÜLMELİ

BENZER HABERLER

Doç.Dr. Fatma Zehra Fidan’ın, KHK’lıların intiharlarıyla ilgili araştırması uluslararası hakemli dergide
Manşet

Doç.Dr. Fatma Zehra Fidan’ın, KHK’lıların intiharlarıyla ilgili araştırması uluslararası hakemli dergide

Mart 31, 2026
Mehmet Dişli’den Hulusi Akar’a çağrı: “Cevap ver; kafana silah dayadım mı?”
Manşet

Mehmet Dişli’den Hulusi Akar’a çağrı: “Cevap ver; kafana silah dayadım mı?”

Mart 31, 2026
Beraat eden ve kanserden vefat eden KHK’lı hakim: “İftarda imtihanımın kolaylıkla sonlanması için dua eder misiniz?”
Manşet

Beraat eden ve kanserden vefat eden KHK’lı hakim: “İftarda imtihanımın kolaylıkla sonlanması için dua eder misiniz?”

Mart 30, 2026
Erdoğan rejimi bir KHK’lıyı daha kanser etti:Beraat eden Ayhan öğretmen, işine dönemeden vefat etti
Manşet

Erdoğan rejimi bir KHK’lıyı daha kanser etti:Beraat eden Ayhan öğretmen, işine dönemeden vefat etti

Mart 30, 2026
Ünlüler operasyonunda yeni perde: Saray rejiminin MİT’çi muhabiri ve Bakanın adı iddialarda
Gündem

Ünlüler operasyonunda yeni perde: Saray rejiminin MİT’çi muhabiri ve Bakanın adı iddialarda

Mart 30, 2026
AKP’li Adalet Bakanı’ın ‘tutuklu hafız’ sözlerine tepki: “Silahlı terör örgötü”den mahkum 170 hafız varmış; Gülsek mi? Ağlasak mı?
Manşet

AKP’li Adalet Bakanı’ın ‘tutuklu hafız’ sözlerine tepki: “Silahlı terör örgötü”den mahkum 170 hafız varmış; Gülsek mi? Ağlasak mı?

Mart 30, 2026
  • All
  • Manşet
Doç.Dr. Fatma Zehra Fidan’ın, KHK’lıların intiharlarıyla ilgili araştırması uluslararası hakemli dergide
Manşet

Doç.Dr. Fatma Zehra Fidan’ın, KHK’lıların intiharlarıyla ilgili araştırması uluslararası hakemli dergide

by adminzaman
Mart 31, 2026
0

Manisa Celal Bayar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nden ihraç edilen KHK’lı akademisyen Fatma Zehra Fidan’ın, KHK sürecinde yaşanan intiharlar...

İdam cezasını savunan İsrail’in Canberra Büyükelçisi:Avustralya gibi ülkeler bizi anlayamaz

İdam cezasını savunan İsrail’in Canberra Büyükelçisi:Avustralya gibi ülkeler bizi anlayamaz

Mart 31, 2026
CHP’li Bursa Belediye Başkanı Bozbey hakkında gözaltı kararı: 59 kişilik gözaltı listesinde eşi ve kızı da var

CHP’li Bursa Belediye Başkanı Bozbey hakkında gözaltı kararı: 59 kişilik gözaltı listesinde eşi ve kızı da var

Mart 31, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!

Fıkhi sorumluluk; ayrımcılık ve toplumsal gerçeklik

Mart 31, 2026
Mehmet Dişli’den Hulusi Akar’a çağrı: “Cevap ver; kafana silah dayadım mı?”

Mehmet Dişli’den Hulusi Akar’a çağrı: “Cevap ver; kafana silah dayadım mı?”

Mart 31, 2026
Beraat eden ve kanserden vefat eden KHK’lı hakim: “İftarda imtihanımın kolaylıkla sonlanması için dua eder misiniz?”

Beraat eden ve kanserden vefat eden KHK’lı hakim: “İftarda imtihanımın kolaylıkla sonlanması için dua eder misiniz?”

Mart 30, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM