• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
in Manşet, YAZARLAR
39
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Zaman Gazetesi’nde yaklaşık 22 yıl yazmış, Samanyolu’nda programlar yapmış, kalemiyle ve kelamıyla geniş bir entelektüel miras bırakan Ahmet Turan Alkan, aramızdan ayrıldı. Alkan’ın, Hizmet Hareketi’yle ilgili kaleme aldığı iki yazı dışında,
özellikle zulüm sürecinde ve temelde yıllara yayılan yüzlerce yazı yazdı.

Ancak Erdoğan rejimi ve havuz medyasının kir ve kin akan kalemleri, bu uzun fikrî yolculuğu, hafızayı yok sayarak binlerce yazıyı bir kenara iterek, yalnızca iki metin üzerinden tepinen bir algı operasyonu yürüttü. Cenazesinin üzerinde dahi tepinmede beis görmediler.
Bir yandan Hizmet Camiası’na dair cümleleri bağlamından koparıp kalın puntolarla balık hafızalı kitlelere servis ederken, öte yandan bu iki yazıyı “Erdoğan ve Bahçeli güzellemesi” yaparak bir linç dili ürettiler.

Dile kolay!
22 yıl boyunca aynı mekânlarda soluk alan, aynı gazetede yazan, aynı koridorda aynı fikrî iklimi paylaşan bir ismin bütün külliyatı görmezden gelme bunlara yakıyor, kör ediyor. İki zoraki mektup, koskoca bir hayatın önüne geçirilerek asfalta dökülen zift gibi kapkara bir tabloyla 22 yıl karartılmaya çalışılıyor.
Zaman Avustralya olarak bizler, geçmişten bugüne Hizmet Hareketi’ne kalemiyle, kelamıyla, maddi ve manevi emeğiyle katkı
sunmuş; bu uğurda bedel ödemiş isimlere karşı yad-ı cemil niyetiyle, mütevazi gayretle özel ekler ve belgesel çalışmalar yapıyoruz.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Bu çalışmalar, gelecekte insanların istifade edebileceği bir hafıza ve arşiv oluşturma çabasının ürünüdür.
Merhum Mehmet Özyurt ile başlayan “Zamana Sığmayan Ömürler” serisi; merhum Mehmet Ali Şengül, Ali Açıl, Ali Bayram, Yusuf Pekmezci başta olmak üzere; bu zulüm sürecinde vefat eden Medeni Arifoğlu, gazeteci Mevlüt Öztaş ve daha birçok ismi kapsayan çalışmalar gerçekleşti.
Bu özel ek de, yalnızca rejim aparatlarının tepindiği iki yazıya cevap değil; asıl olarak, bu karanlık devrin bedelini zindanda ödemiş, küskün ve kırgın şekilde aramızdan ayrılmış olan Ahmet Turan Alkan Hoca’ya bu zaviyeden bakmaya katkı sağlamak.

Bu satırları kaleme alırken, çoğumuzun iki mektupla ilgili içimizden geçen o yakıcı temenniyi dile getirmemek mümkün değil:
“Ah keşke o satırları hiç yazılmasaydı…”
Keşke, Zaman Gazetesi’nin gasp edildiği, kapısına kilit vurulduğu o binada, bir masanın başında yazdığı metinler gölgelenmeseydi. Keşke, ellerine kelepçe vurularak cezaevine konulduktan sonra, çıkışta hâlâ içeride kalan Hizmet mensuplarını için:“Bir tarafım Silivri’de kaldı.” şeklindeki dik duruşuna halel gelmesiydi.
Ya da; “Yazdıklarımdan asla pişman değilim. İktidardan özür dilemedim, dilemeyeceğim. Onun zulmüyle hapiste yatmayı
tercih ederim. Benim için şereftir. Boğazımı kesen bıçağı yalamayacağım.” şeklindeki tarihi sözleri miras olarak kalsaydı.
Ya da keşke, Zaman’a kayyım atanacağı haberinin geldiği gün, Yenibosna’daki gazete binasının önünde Ali Bulaç’la yan yana
oturmuş, bir kareye sığmış o tarihi fotoğrafın yanına, zift medyasının manşetleri eklenmemiş olsaydı.
Elbette tüm bunlar elbette “Keşke”ler.
Masum insanları; “terör örgütü”, “darbeci”, “devlete sızmış gruplar” gibi incitici ve yaralayıcı ifadelerle hedef alan her bir
yazı, paslı bir çivi gibi canımızı yakan, kalbimizi yaralayan o iki sipariş metni yazdıranların, kim bilir daha başka neleri de telkin
etmiş olabileceklerini düşündürüyor.

Onun için başının ucunda Demokles’in kılıcı gibi bekletilen “Yargıtay onama kararı” tehdidinin, bu yazılarla birlikte nasıl masaya
konulduğunu tahmin etmek zor değildir. İktidardan, Saray’dan, kültür-sanat çevrelerinden; “Şu satırları içeren bir mektup kaleme alırsan cezaevinden kurtulursun” ilk akla gelen tekliftir, pek ala!
15 Temmuz Kurgu darbesi öncesi duruşu ve savunmalarıyla Ahmet Turan Alkan, 70’i aşkın yaşıyla, cezaevine girmemek için yazdığı mektuplarla anılan bir portre…
Memleket evlatlarına yapılan bunca işkenceler, kirli çarkla, kurulan iftira ve itiraf çarkını da bu açıdan okumak lazım.
Ali Bulaç, Şahin Alpay, Mustafa Ünal, Mümtazer Türköne, Ahmet Altan, Nazlı Ilıcak, Ünal Tanık, Nuh Gönültaş, 10 yılı zindanda hala geçiren Hidayet Karaca, Gültekin Avcı, Ali Ünal ve yüzlerce meslektaşımız…

Sahi ne yaptılar?
Köşe yazısı yazdılar, bugün kurulan düzene dolgu malzemesi olmadılar.

Kalemini satmadılar.
Onun için Ahmet Turan Hoca 22 ay cezaevinde kaldı.

Mahkemelerde hep duruşunu korudu, güçlü bir savunma sergiledi.

Sonra neler yaşadığını bilmiyoruz.
Bu satırlarla, avukatlık yapmak için değil, yaklaşımda hakkaniyete katkı sunmak için elbet.
Bu iki sipariş mektubu getirenler, bu fikri taşıyanlar, bu teklifi yapanlar mutlaka bir gün ortaya çıkacaktır.

Çünkü gerçeklerin en önemli huyu er ya da geç ortaya çıkmasıdır.

Kim bilir?
Belki de Bursa’daki cenazesinde timsah gözyaşları dökenlerin arasında, cenaze namazında dizilen sıraların içinde Saray’ın elçisi de vardı.
Hizmet Hareketi içinde bu süreçte canı yanan, acı çeken ve Ahmet Turan Alkan’a bu iki yazı nedeniyle tepki gösterenleri anlayışla
karşılıyorum. Acıyı onlar çekti. Elbette bu iki yazıyla ilgili benzer bir sızı, benim de içimde bir yerde duruyor.

Ancak şunun da altını çizmek gerekir: Tuzu kuru, bu süreçte kılını kıpırdatmamış, fakat “hizmeti savunuyor” görüntüsüyle, fitne ateşini harlayanlarla ilgili söylenecek söz israf-ı kelam olur.
Yirmi yıl boyunca yazmış; bu camianın programlarına, yayınlarına çıkmış; başka mecralarda uğradığı zulümlere karşı onurlu bir duruş sergilemiş; 22 ay cezaevinde kalmış; yetmemiş, rejim aparatlarının “bunlara su bile yok” anlayışıyla yayınevi ambargosuna maruz kalmış ve nihayet bu hâliyle aramızdan ayrılmış Ahmet Turan Alkan’a yönelik tepkilerimizde ölçüyü kaçırmamak, adaletin gereğidir
Bu süreçte camia mensuplarına yapılan en büyük kötülük; elbette iş ve aşlarının ellerinden alınmasından daha çok, büyük bir adaletsizliğe maruz kalmalarıdır. Çünkü adalet işleseydi bunlar olmazdı.

Onun için insanların hata ve eksikliklerini yargılarken hepimizin ölücüsü daha adil olmak.

Üstelik, Şahin Alpay ve Ali Bulaç gibi bir duruş sergileyememiş olsa da, sözkonusu iki dışında masum insanlara dil uzatmamış, rejimin jargonlarına tenezzül etmemiş. Erdoğan rejiminin sakızı icadı olan “F.TÖ” sakızını ağzına almaya tenezzül etmemiş.
Sözün özü şu:
Allah bilir; fakat mizan kurulduğunda, Hizmet Hareketi camiasının yayın organlarında kalemiyle ve söylediği, genel anlamda güzel kelamlarıyla önemli bir duruş sergileyen Ahmet Turan Alkan’ın amelleri, iki talihsiz mektubundan daha ağır basacağına inanıyorum. B

u da benim bakışım, katılmayabilirsiniz. Allah rahmet eylesin. e.cansever@zamanaustralia.com.au

Tags: 15 temmuzAhmet Turan AlkanAKPAli AçılAli BayramCezaevidarbecerdoganErdoğan rejimiHİZMET HAREKETİMedeni ArifoğluMehmet Ali ŞengülMehmet ÖzyurtMevlüt ÖztaşSamanyoluterör örgütüTürkiyeYusuf PekmezcZamana Sığmayan Ömürlerzulüm
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

SONRAKİ HABER

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

BENZER HABERLER

AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!
Gündem

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi
Gündem

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!
Manşet

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Ocak 29, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu
Manşet

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu
Manşet

Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Ocak 29, 2026
İsrail’e gıda ambargosuna karşı çıkmıştı:İsmail Hünerlice, Rojava için yürüyüş yapanlara “vur emri” istedi
Dış Haberler

İsrail’e gıda ambargosuna karşı çıkmıştı:İsmail Hünerlice, Rojava için yürüyüş yapanlara “vur emri” istedi

Ocak 29, 2026
  • All
  • Manşet
AİHM: Nazlı Ilıcak’ın başvurusunu mümkün olan en kısa sürede inceleyeceğiz!
Gündem

Nazlı Ilıcak’tan 2016 sonrası ilk röportaj: “15 Temmuz hâlâ benim için bir muamma”

by zmnaus
Ocak 30, 2026
0

15 Temmuz başarısız darbe girişiminin ardından 3,5 yıl cezaevinde tutulan gazeteci Nazlı Ilıcak, 2016’dan bu yana ilk kapsamlı röportajını verdi....

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Ocak 30, 2026
30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

30 milyonluk skandala 350 bin TL ödül:Diyanet, doğrudan sorumlu şahsı Avrupa’da görevle ödüllendirdi

Ocak 29, 2026
AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

AKP’li Ali Yerlikaya’dan soykırım bilançosu: 46 ilde her meslekten 82 kişiyi daha tutukladık!

Ocak 29, 2026
Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Zulümle savruldu, inancıyla ayağa kalktı: Seyitali Ekinci’nin sürgünden umuda uzanan ABD yolculuğu

Ocak 29, 2026
Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Play-off biletini aldı:Şampiyonlar Ligi’ni 20. bitiren Galatasaray’ın muhtemel rakipleri belli oldu

Ocak 29, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM