• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home YAZARLAR

Bunaltan Şartlar

Nisan 8, 2019
in YAZARLAR
İmkanları Değerlendirme Fırsatı
0
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Üç vicdan tek ideal

Hz. Adem’le (as) başlayan beşer hayatında, vahiy soluklu hayat sönmeye başlayınca, Allah (cc) ölmüş kalplerin yeniden ihyâsı adına peygamberler göndermiştir. Böylece bunaltan hâdiselerin şokuyla perişan durumda bulunan insanlığın, dünya ve âhiret saâdetini temin etsin ve cehennemî sıkıntılardan kurtulmalarına vesîle olsunlar.
Her peygamber, en ağır şartlar altında, her türlü tehlikeyi göze alarak, insanları ölüm ötesi hayâta hazırlayabilmek için, emr-i ilâhi istikâmetinde üzerlerine düşeni yapmışlardır. Böylece Hakk’ı tebliğle, liyâkatı olanlara dünyâ ve âhiret saâdeti ve mutluluğunu kazanmalarına destek verip yardımcı olmuşlardır.
Hâlis muhlis mü’minler; günümüzün bunaltan şartları ne kadar ağır olursa olsun, ”Tevhid  ve Nübüvvet çizgisini korumakta, erkân-ı îmaniye ve amel-i sâlihle hayâtını devam ettirmekte ve Hakk’ı temsil yolunda büyük fedâkarlık göstermektedirler.
Peygamberlere ait bu mânâyı omuzlarında taşıyan ve onun sorumluluğunu vicdanlarında duyan îman-Kur’an hâdimi gönül erleri; eşlerini, çocuklarını, âile fertlerini, hattâ canlarını dahî kaybetseler, onlar hak bilip yoluna revan oldukları bu îman, Kur’an ve insanlık hizmetinde hiçbir zaman ye’se düşmezler ve ümit’lerini kaybetmezler.
Zirâ, ‘ümit bir inanç işidir. İnanan insan ümitlidir. Ümidi de inancı nisbetindedir’. Çünkü, mülkün hakîki sâhibi Allah’tır. Mü’min O’na güvenir, O’nun inâyet ve yardımından başka hiç bir şeye muhtaç olmadığının şuurundadır.
O Allah ki, her şeyi Hikmet’le yaratır. Abes ve lüzumsuz hiç bir icraatı olamaz. Îman ve iz’an sâhibi bir mü’min, sebeplere te’siri hakîki vermeden, hâlini, derdini, sıkıntılarını, Müsebbib-ül esbab olan Mevlâ’ya arzeder, beklentilerini O’ndan talep eder.
Böylesine samîmi, dâvâsına gönülden bağlı, ruh, akıl ve irâdesini vahy-i semâvî ile besleyen, aktif sabır göstererek, sebeplerde kusur yapmayarak, azim ve kararlılıkla üzerine düşen vazîfelerini bihakkın îfâ eden bir mü’minin; büyük ihtimalle çözüme ulaşmayan hiç bir problemi kalmayacaktır.
Kalbi ve ruhu nifakla yaralanmış günümüz insanının, böyle bir îmâna ve bakış açısına ihtiyacı vardır. Böyle bir dönemde, Hâkim-i Mutlak huzurunda hesap verme şuuruyla hareket etmemiz gerekirken; emre muhalefet etmekte, başkalarının muhâsebesiyle meşgul olmakta ve engellere takılarak asıl yapmamız gereken ‘Rabbimize karşı kullukta derinleşme’ mevzûnu ihmâl etmekteyiz.
Bugün her devirden daha çok muhtaç durumda bulunan ve liyâkatı olan insanlara, hakikatleri duyurabilmek, bakıldığı zaman Allah’ı hatırlatan gönül insanları yetiştirmek esas olmalıdır.
Mü’minler, ahlâk-ı Kur’aniyeyi, Sünnet’i Resûlüllah’ı (sav) ve Sahâbe-i Kiram Efendilerimiz’i (r.anhüm) örnek alarak hayâtlarına  mâl edebilir, bu güzel değerleri hayata yansıtarak güzel örnek olabilseler; insanlardan liyâkatı olan büyük bir çoğunluğun, Allah’ın emâneti olan bu değerlere sâhip çıktıkları görülecektir.
Bugün en önemli hususlardan birisi, bu değerlere önem verip yaşayan canlı bir Kur’an olmanın yanında; inandığı, gönül verdiği dâvâsına vefâ ve sadâkatla sâhip çıkan, peygamber ruhu taşıyan, sahâbe hayâtı yaşayan, muhtaçlara bu hakikatleri tebliğ ederek, hiçbir beklenti içinde bulunmayan gönül erlerine ihtiyaç olduğudur.
Tevbe sûresi 38. âyette Cenâb-ı Hak, “ Ey îman edenler! Size ne oldu ki, ‘ Allah yolunda seferber olunuz!’ emri verilince bulunduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünyâ hayâtına mı râzı oldunuz? Ama iyi bilin ki, dünyâ hayâtının zevki, âhiretin yanında pek az bir şeydir.”
41. âyette ise, “ Ey mü’minler! Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte seferber olunuz. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad ediniz! Eğer anlıyorsanız, sizin için hayırlı olan budur.”
119. âyette, “ Ey iman edenler! Allah’ın emirler’ine karşı gelmekten sakının ve dürüst insanlarla beraber olun.” buyurmaktadır.
Yunus sûresi 44. âyette Cenâb-ı Hak; “ Allah insanlara aslâ zulmetmez. Lâkin insanlar, kendi kendilerine zulmederler.”
54. âyette, “Kendi nefsine zulmeden her kişi, dünyâdaki bütün şeylere mâlik olsaydı bile, cezâdan kurtulmak için hepsini fidye olarak verirdi. Onlar cezâları olan azâbı görünce, içten içe duydukları pişmanlığı açığa vururlar. Ne çâre ki, kendilerine aslâ haksızlık edilmeksizin, aralarında adâletle hüküm verilmiştir.”
62. âyette, “ İyi biliniz ki, Allah’ın velîlerine korku yoktur, onlar üzüntüye de uğramazlar.”
63. âyette, “ Allah’ın velîleri o kimselerdir ki, O’na îman edip, emirlerine aykırı hareketlerden sakınırlar.”
64. Âyette de, “ Dünyâ hayâtında da âhirette de müjde vardır onlara. Allah’ın hükümlerinde olsun, verdiği sözlerde olsun aslâ değişiklik olmaz. İşte bu müjdeler en büyük mutluluktur.” buyurmaktadır.
Mü’minler; Kitap, Sünnet ve İcmâ gibi kaynaklardan, husûsiyle günümüzde hayatını îman ve Kur’an’a adamış gönül ve ruh mimarlarından ve onların eserlerinden tam istifâde ederek tavır ve davranışlara yansıtılabilirlerse, dünyâ ve âhiret mutluluğu elde edilmiş olur.
İsrâ sûresi 53. âyette Allah; “(Habîbim)  Söyle o kullarıma; hep en güzel sözleri söylesinler, çünkü şeytan aralarını bozmaya çalışır. Gerçekten şeytan insanın açık düşmanıdır.”
84. âyette, “ De ki: Her insan kendi seciye ve karakterine göre davranır. Kimin daha isâbetli olduğunu ise asıl Rabbiniz bilir.” buyurmaktadır.
Tâhâ sûresi 135. âyette de Cenâb-ı Hak, “ De ki: ‘Herkes beklemede!’ Sizde gözleyin bakalım! Doğru yolu tutanların, hidâyete erenlerin kim olduğunu yakında anlayacaksınız!”     buyurmaktadır.
Tarihte böylesine eşi menendi olmayan bir zulüm karşısında tek ümit kaynağımız, Rabbimizin inâyeti ve sonsuz rahmetidir.
Mü’min kendine düşeni yapmalı, bugün yapma imkânına sâhip ise ‘yarın yaparım’ dememelidir.. O zaman nice yarınlar geçer de hiç bir şey yapılmaz olmaz. Onun için unutmamalı, herkes için yarın âhiret olabilir. Çünkü kimin nerede, ne zaman öleceğini sadece bizi bize sormadan yaratan Allah bilir.
Tags: Bunaltan Şartlar
PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

Christchurch’te terörist saldırıya uğrayan Cami İmamı: ‘Yumurta çocuk’ Senatör Anning’e insani değerler dersini verdi

SONRAKİ HABER

Ebu Süleyman Darani

BENZER HABERLER

3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Zamana direnen değil, onu duyabilen din!
Manşet

Gelin, Ramazan bizi anlatsın!

Şubat 13, 2026
Sınırsız kontenjan
Uncategorized

Üç vicdan tek ideal

Şubat 2, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!
Manşet

Ahmet Turan Alkan’ın mektupları, Hizmet mensuplarının duruşu!

Şubat 4, 2026
Bahçeli; rest mi çekiyor, blöf mü yapıyor?
Manşet

“Anne, babam şehit mi terörist mi!”

Ocak 20, 2026
Sınırsız kontenjan
YAZARLAR

Hayatı süzerek yaşama…

Ocak 18, 2026

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • All
  • Manşet
Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz
Manşet

Hulusi Subaşı: Hocaefendi 35 yıl önce ‘Birgün Hizmet’te kalmak zor olacak’ demişti; o gün anlamamıştık bugün yaşıyoruz

by adminzaman
Şubat 21, 2026
0

Fethullah Gülen Hocaefendinin Avustralya’ya gelişinde  ilk karşılayanlar arasında bulunan Hizmet Hareketi’nin ilklerinden Hulusi Subaşı:” Bir sohbetinde elini uzatarak, elekte nasıl...

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

KHK’lı öğretmen Eyüp Birinci: Eşime cezaevinde sessiz ve yavaş bir işkence uygulanıyor

Şubat 21, 2026
Avustralyalılar İsrail Cumhurbaşkanına karşı sokakta: Savaş suçlusu istemiyoruz

Polisten, İsrail Cumhurbaşkanını protestocularına sert müdahale: NSW Polis Müdürü Lanyon müslümanlardan özür diledi

Şubat 21, 2026
İsrail polisi Mescid-i Aksa’ya baskın düzenledi

Mescid-i Aksa’da İsrail zulmü; 60 yıllık anlaşma çökme noktasında

Şubat 21, 2026
3S rejimi: Sömüren, Semiren ve Söven rejimi!

Meriç’ten Sydney boğazına akan “Sessiz çığlık”!

Şubat 21, 2026
Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Tutuklu gazeteci Alican Uludağ: “Akın Gürlek’in temizlik operasyonları için buradayım”

Şubat 21, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM