• ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM
No Result
View All Result
No Result
View All Result
Home Genel Gündem

Cezaevinden yürek burkan bir mektup: Binlerce insan enkaz altındaki depremzede gibi

Haziran 6, 2017
in Genel Gündem, ZULÜM GÜNLÜĞÜ
2
Görüntüleme
Share on FacebookShare on Twitter

Yeni Asya Gazetesi, cezaevine haksız ve hukuksuz bir şekilde atılan mağdurların mektuplarını yayınlamaya devam ediyor.  

İşte bugün yayınlanan mektuplardan biri:

“Öncelikle gazetenizin yarım asra yaklaşan yıldönümünü kutlarım. Gazeteciliğin zor olduğu fikir ve kalem sahiplerinin fikir ve kalemin bedelini ödeyerek “fikir iffetini” ağır bedellerle ödemesi gerektiği ülkemizde yarım asır yayın hayatına devam etmek dile bile kolay değilken, bu vazifeyi ifa etmek yönüyle de hiç kolay olmasa geker.

BU HABERLER İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Dini sohbet yaptığı için ceza verilen kanser hastası Nermin öğretmen cezaevinde

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti


Ama tüm bunlara, tüm zor zamanlara rağmen Yeni Asya (ismiyle müsemma olup) görevini ve tarihi misyonunu ifa etmiştir, ediyor ümidim vaki, bu yönüyle etmeye de devam edecektir. Rabbim sizleri aile olarak nice yarım asırlara, asırlara ve ecdad gibi asırlık çınara ulaşmayı nasip ve müyesser eylesin…

Bu zamandaki duruşunuz, bakışınız ailenizin her bir ferdiyle tebrik, takdir ve teşekkürü ziyadesiyle hak ediyor. Allah bahtınızı açık eylesin, kader yürüdüğünüz yollara su serpsin, Hızırvari uğradığınız her yer yeşersin. (Aileden kasıt gazetenin tüm yazarları)

Ben 29 yaşındayım. Tam 6 aydır cezaevindeyim. Suçum mu, bilmem! Bu ülke maalesef evlatlarına kendinden başka birşey düşünme imkânı vermiyor. Bu imkânı vermediği gibi üretme imkânı da vermiyor. Altmışlı yıllarda bedel ödendi bu ülkede, seksende ödendi, yıldönünü idrak etmekte olduğunuz 28 Şubat’ta ödendi ve bu gün yine bir bedel ödeniyor. Her defasında farklı şekillerde ödendi bu bedel ve her defasında şiddetini arttırdı mazlumların üzerine inen yumruklar. Yumrukların şiddeti artarken yumruğa maruz kalan kesimler nicel olarak azaldı. Bu da haliyle yumruğun şiddetini katladı ve yığınlar ezildi. Bu gün de öyle değil mi? Binlerce insan enkaz altındaki depremzede gibi değil mi? Peki iniltileri duyan var mı? 

Sizce? Ben kendime dair veya bulunduğum makama dair konuşmak istemiyorum. Tabiiki herkesin imtihanı farklı ve herkesinki ağır… Gazetenizden öğrendimiz ve duyduğumuz ciğersuz olaylar karşısında mağdurum demeye veya kendimden bahsetmeye hicap duyuyorum. Yaşananları gördükçe ürperiyoruz, ağlıyoruz ve zaman zaman konuşmak ihtiyacı duyuyoruz. Çünkü acı ağlatır, dert söylenir… Yaşananlar karşısında zaman zaman tüm hücrelerimiz selasının hissettim ezildim, çaresiz kaldım, dondum, irkildim, sıtmanın ateşiyle titredim, kışın soğuğu ile ürperdim… İkisi arasında bir zamana kadar “Neredesin ey vicdan?” dedim… Ama ses gelmedi kulaklarımı, açtım bekledim, gözlerimi diktim bekledim ama heyhat ne gelen oldu ne giden ve o noktadan sonra artık diyorum ki; Var mısın ey vicdan? Varsan da artık yoksun galiba. Bugün olmadıktan sonra varlığın ne anlam ifade eder ki?

Ne desem az… Kelimeler kifayetsiz kalır… Kelimelerin kifayetsizliğini Allah’a havale ediyorum. Kelimelere döksem ne kadar anlaşılabilir ki? Bir de anlatamayanlar var, anlatılamayacaklar ve şairin dediği gibi “Kalbimin dili bağlı çok bizarım” (M.Akif) ve yine “Neler çeker bu gönül söylesem şikayet olur.” Ah güzel ülkemin mahpushanelerinde kör betonları, sağır duvarları, kalın parmaklıkları, demir kapıları, jiletli telleri, yorulmuş mozaikleri bir dile gelse de konuşsa, anlatabilseler müşahede ettikelerini kör gözlere, sağır kulaklara, katlaşmış kalplere, buz tutmuş dimağlara. Anlatabilirler mi bilmiyorum…

Koğuşta 16-17 kişi kalıyoruz. Herkes silahlı terör örgütü üyesi ve terörist. Bu insanlar argo kelime bile kullanmıyorlar. Bu insanlara terörist demek, “Mimar Sinan’a hendeseden anlamazdı” demek kadar abes, emin olun.

Tüm yaşananlara rağmen ne hicap ne azap duymuyanlara ne demeli. Lisan ne kadar ateşin olursa olsun anlatıyor, yaşayan bilir, çok bilir.

İnsanlar bu günkü yaşananların öşrü kadarını yaşayıp onlardan masallar, hikayeler, romanlar, şiirler, ağıtlar, anılar, türküler yazdılar, yaptılar. Bu günlerin trajikomik anıların filmi çekilip kitapları yazılacak belki. O yüzden yaşayanların yaşadığına dair tescil belgesi olarak belki bu günler…

Kısa bir mesele aslında yaşananları özetliyor. O ise şu: Bir arkadaşımız cezaevinde 20 yıl (müebbet) yemiş. 10 yılını yatmış geriye 10 yılı kalmış birisiyle konuşuyor. Adam cinayetten hüküm giymiş ve diyor ki “Sizin işiniz daha zor, Allah yardımcınız olsun.” Düşünebiliyor musunuz? İşimizin bir katilden daha zor olduğunu… Suç yok ama suçlu var…

“Adlarını buzlar üzerine yazdıran pek çoktur, sert kayalara adını yazdıran pek azdır” demiş şairimiz. Önemli olan bu geçici dünya hayatında bir eser bırakmak değil mi ki? Eser bırakmayan yerinde yeller eser neticede…

Yazacak, söylenecek, konuşulacak çok şey var… Bazen kağıt titriyor, ellerimle tuttuğum kaçmış gibi kalemin helezonik bir yay olduğunu hissediyorum parmaklarımda… Titreyen kağıt mı yoksa yüreğim mi tefrik edemiyorum… Ama neylersiniz ki yaşanıyor bu anlar, bu zamanlar. İşte kaderde varmış deyip soluk alıyor insan…

Ve derken sabır yetişiyor imdada: Ya Sabur, diyor mazlumlar… İnsan olamayanlara, insanca yaşamayı beceremeyenlere inat… “Bu  da geçer ya Hu” deyip bir ümit tohumu atıyorlar yüreklerine, ümit tohumuna su olarak göz yaşı serpiyorlar ve güneş olarak tebessümlerini ekliyorlar. Çünkü biliyorlar ki, Allah’ın sevgisini kazananlar mutlaka bir mihnete tutsak olur ve belaya çatar. O yüzden onların en rahat yatakları vicdanları ve en büyük sığınakları gecenin en zifiri karanlığında karıncanın ayak sesini işiten Rabbim… Ve diyorlar ki her şey gelip geçici. Aslolan hoş bir seda bırakmaktır bu gök kubbede. Belki de bu satırlar o yüzden yazıldı… Selam ve dua ile…”

PAYLAŞTweet
ÖNCEKİ HABER

BİLL GATES’İN BU YAZ OKUMANIZI İSTEDİĞİ 5 KİTAP

SONRAKİ HABER

Türkiye’deki insan hakları ihlalleri BM’de

BENZER HABERLER

Dini sohbet yaptığı için ceza verilen kanser hastası Nermin  öğretmen cezaevinde
Manşet

Dini sohbet yaptığı için ceza verilen kanser hastası Nermin öğretmen cezaevinde

Mart 14, 2026
Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama
Manşet

Soykırım operasyonu hız kesmiyor:HAKMAR’ın sahibi Zeki Doruk hakkında yeniden tutuklama

Mart 14, 2026
Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti
Manşet

Cezaevinde kanser olan KHK’lı imam Ömer Alaca Van’da vefat etti

Mart 13, 2026
3 kez Yargıtay’dan dönmüştü: Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a hapis cezası
Manşet

3 kez Yargıtay’dan dönmüştü: Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’a hapis cezası

Mart 12, 2026
Av.Ünsal’ın babası oğluna Edirne’de yapılan işkenceye isyan etti: Yaşamak için nereye gidelim
Gündem

Saray’ın Yargıcı Gürlek ceza vermişti: Av.Aytaç Ünsal yatarını bitirmesine rağmen tahliye edilmiyor

Mart 11, 2026
Sincan’ı ziyaret eden Gergerlioğlu: “Kanser hastası da var, yüzde 98 engelli çocuğun annesi de…”
Gündem

Sincan’ı ziyaret eden Gergerlioğlu: “Kanser hastası da var, yüzde 98 engelli çocuğun annesi de…”

Mart 10, 2026
  • All
  • Manşet
Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”
Avustralya

Sağmen: “Ramazan’da Parlamento’dan sokaklara, itfaiyeden sığınmacılara aynı sofrada buluşuyoruz”

by adminzaman
Mart 17, 2026
0

Galaxy Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Arif Sağmen, vakfın ramazan boyunca toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren iftar programlarına dikkat çekerek,...

Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı

Avustralya’ya sığınma talep etmişlerdi: İranlı kadın futbolculardan şaşırtan geri dönüş kararı

Mart 17, 2026
Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”

Özgür Özel, Akın Gürlek dosyasını açıyor: ”Küçük turpun büyük marifetlerini anlatacağız”

Mart 17, 2026
İmamoğlu, kendisini tutuklayan hakime: ‘Sen başını eğip nereye kaçıyorsun?’

İmamoğlu’ndan Erdoğan rejine ‘Kadir Gecesi’ tepkisi: Mübarek gecede bile kötülüğe devam ediyorsunuz

Mart 16, 2026
Avustralya ve iki ülkeden Trump’ın Hürmüz çağrısına ret: “Bölgede askeri görev planımız yok”

Avustralya ve iki ülkeden Trump’ın Hürmüz çağrısına ret: “Bölgede askeri görev planımız yok”

Mart 16, 2026
Sydney’de ortalama konut fiyatı 871 bin 454 dolar, ülke geneli ise 555 bin 274

Avustralya’da konut krizi derinleşiyor: Artan göç ile konut tedariki arasındaki dengesizlik fiyatları tetikliyor

Mart 16, 2026

İLETİŞİM

info@zamanaustralia.com.au australiazaman@hotmail.com

Sydney Ofisi telefonu

+61 02 96496006

27 Queen Street Auburn NSW 2144 Australia

AVUSTRALYA REHBERİ

 

    • Yurtdışında yaşam şartları ve göçmen alan 8 ülke
    • Ücretsiz tercüme hizmetinden nasıl faydalanabilirim?
    • Avustralya Hakkında Genel Bilgi
    • Avustralya’daki Kutsal Kaya: Uluru
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • GÜNDEM
  • YAZARLAR
  • DÜNYA
  • POLİTİKA
  • EKONOMİ
  • RÖPORTAJ
  • SPOR
  • ZULÜM GÜNLÜĞÜ
  • VİDEO HABERLER
  • DİĞER
    • UZAK DOĞU
    • AVRASYA
    • AVRUPA
    • AMERİKA
    • AİLEM
    • TEKNOLOJİ
    • KONUK YORUM