10 yıl sonra tahliye olan Av.Turan Canpolat: Özgürlüğün karşılığında “terörist” olduğumu kabul etmemi istediler Özgürlüğün bedeli olarak pişman olduğumu, terörist olduğumu ve bazı olaylara ilişkin resmi söylemleri kabul etmemi istediler. Bu beyanları tutanağa geçirmem talep edildi.”
Malatya’da Hizmet Hareketi cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 27 Ocak 2016’da tutuklanan Malatya Barosu avukatlarından Turan Canpolat, yatar süresini tamamlamasının ardından 24 Ocak’ta tahliye edildi. Cemaati üyesi olduğu gerekçesiyle 10 yıl hapis cezası verilen Canpolat’ın, denetimli serbestlik ve şartlı tahliye hakları gasp edilmişti.Tahliyesinin ardından sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yapan Canpolat, yaklaşık 10 yıl süren tutukluluğunu “esaret hayatı” olarak nitelendirdi.
“2016 yılı Ocak ayında başlayan esaret hayatım 2026 yılı Ocak ayında nihayete erdi. Yasal şartları taşımama rağmen denetimli serbestlik ve koşullu salıvermeden yararlandırılmadım” diyen Canpolat, kendisini “rehine olarak tutulan yüzbinlerce siyasi kişiden biri” olarak tanımladı.Avukat Turan Canpolat, 27 Ocak 2016’da tutuklanmıştı. Tutuklanma gerekçesi, soruşturmalar kapsamında gözaltına alınan bir müvekkilini savunmasıydı.Daha sonra hakkında farklı suçlamalarla soruşturma açılmış, dosyaların birleştirilmesi sonucunda “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası verilmişti.
“BASKI VE ZORLAMAYA MARUZ KALDIM”
Canpolat, cezaevi sürecinde çeşitli baskılara maruz kaldığını öne sürdü. Açıklamasında, özgürlüğü karşılığında belirli beyanlarda bulunmasının istendiğini ifade etti:
“Özgürlüğün bedeli olarak pişman olduğumu, terörist olduğumu ve bazı olaylara ilişkin resmi söylemleri kabul etmemi istediler. Bu beyanları tutanağa geçirmem talep edildi.”
Bu süreci “şantaj, tehdit ve işkence” olarak nitelendiren Canpolat, maruz kaldığını belirttiği uygulamaların hem fiziksel hem de psikolojik boyutu olduğunu savundu.
15 TEMMUZ VE YARGILAMALARA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
Canpolat, açıklamalarında özellikle 15 Temmuz olaylarına ilişkin yargı süreçlerine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.Cezaevinde bulunduğu süre boyunca çok sayıda dosya incelediğini belirten Canpolat, şu ifadeleri kullandı:
“İncelediğim dosyalarda, 15 Temmuz’daki cinayetlerin faillerine dair kesin delillere ulaşamadım. Otopsi ve balistik raporlarını aradım ancak bulamadım.”
Bir hukukçu olarak kesin delile dayanmayan değerlendirmelerde bulunamayacağını ifade eden Canpolat, bazı olayların hukuki açıdan “faili meçhul” olduğunu savundu.Ayrıca bu konuda ilgili kurumlardan bilgi talep ettiğini belirterek, yaptığı başvurulara uzun süredir cevap alamadığını dile getirdi.
NE OLMUŞTU?
15 Temmuz darbe girişimiden altı ay önce 27 Ocak 2016’da Malatya’ya tutuklanan Turan Canpolat, bir müvekkilini savunduğu için cezaevine gönderildi.Hapiste olmasına rağmen darbe girişimiyle suçlanan Canpolat, hakkında farklı suçlamalarla soruşturma açılmış, dosyaların birleştirilmesi sonucunda “silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla 10 yıl hapis cezası verilmişti.
En son Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Avukat Turan Canpolat’ın şartlı tahliye talepleri uzun süre reddedilmişti. 2016 yılından itibaren tutuklu bulunan Canpolat’a, 2022 yılı Temmuz ayında denetimli serbestlik hakkı da verilmemişti.20 Kasım 2017’de Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Canpolat, yatar süresini doldurmasına rağmen tahliye edilmemişti.
İYİ HAL VE TAHLİYE TARTIŞMALARI
Canpolat’ın 2021 yılında açık cezaevine geçme talebi, “iyi halli” olmasına rağmen “pişmanlık göstermediği” gerekçesiyle reddedilmişti.2022 yılında denetimli serbestlik hakkı doğmasına rağmen yine aynı gerekçelerle tahliye edilmemişti. Yapılan değerlendirmelerde iyi hal puanının gerekli eşiğin üzerinde olduğu belirtilmişti.2023 yılı Temmuz ayında şartlı tahliye süreci gündeme geldiğinde ise cezaevi idaresi, tahliyeye kısa süre kala iyi hal kararını kaldırmıştı.
ULUSLARARASI DESTEK
Canpolat’ın durumu uluslararası hukuk çevrelerinde de gündeme gelmişti. Farklı ülkelerden barolar ve hukuk örgütleri destek açıklamaları yapmış, cezaevi idaresine mektuplar gönderilmişti.TR724













