SEVİNÇ ÖZARSLAN
Şanlıurfa’da Hizmet Hareketi cemaatine yönelik soruşturmalar kapsamında 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen ve Edirne L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan yumuşak doku kanseri hastası İbrahim Halil Al hakkında Adli Tıp Kurumu (ATK), “cezaevinde kalabilir” raporu verdi.
Al’ın eşi Bahar Al, ATK raporunda eşinin hastalığına rağmen kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceği ve cezaevinde kalabileceği yönünde görüş bildirildiğini söyledi.TR724’e konuşan Bahar Al, “Eşimin Adli Tıp raporu olumsuz sonuçlandı. Bu hastalıkla kendi ihtiyaçlarını görebileceği ve cezaevinde kalabileceği söylendi” dedi.
BEŞ NAKİL TALEBİ REDDEDİLDİ, ALTINCININ SONUCU BEKLENİYOR
Kanser hastası eşinin ailesinin yaşadığı Şanlıurfa’ya ya da yakın bir cezaevine nakledilmesi için yaptıkları başvuruların da sonuçsuz kaldığını belirten Al, bugüne kadar beş nakil dilekçesinin reddedildiğini, altıncı başvurunun sonucunu beklediklerini söyledi.Kendisinin Ankara’ya CİMER’e gönderdiği dilekçeye de olumsuz yanıt verildiğini anlatan Al, nakil talebinin yalnızca cezaevinden yapılabileceğinin kendisine bildirildiğini kaydetti.
Dört çocuğuyla birlikte Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşayan Bahar Al, eşini ziyaret edebilmek için Edirne’ye gitmek zorunda kaldıklarını belirterek şunları söyledi:“Dört çocukla bir nakil bekliyoruz. ‘O da yok’ deniliyor. Gerçekten çocuklarda da hiçbirimizde de psikoloji bırakmadılar. Çocuklar okula başladı. Şimdi ziyaretine nasıl gideceğiz? 27-28 saat yol eziyeti… Maddi, manevi ve sağlık olarak bitiriliyoruz.”
“İKİ İLAHİYATÇIYIZ, NASIL VATANIMIZA ZARAR VERMİŞ OLABİLİRİZ?”
Kendisinin de eşi gibi ilahiyat mezunu olduğunu hatırlatan Bahar Al, haklarındaki suçlamalara tepki gösterdi:
“İki ilahiyatçıyız. Nasıl vatanımıza veya insanlığa zarar vermiş olabiliriz? Karıncayı bile sudan peçeteyle kurtarmaya çalışan biz, bir de bu suçlamalar… Gerçekten hayat çok acımasız. Adalet askıda. Allah korkusu nerede? Tek dayanağımız kimsesizler kimsesi Rabbimiz. Dua eder, dua bekleriz.”
KANSER TEDAVİSİNİN AKSADIĞINI AÇIKLAMIŞTI
İbrahim Halil Al, yaklaşık bir buçuk yıl önce Dicle Üniversitesi Hastanesi’nde kanser ameliyatı oldu. Ameliyatın ardından üç kez PET filmi çekildi. İkinci PET çekiminin ardından hakkındaki 8 yıl 9 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından onanması üzerine 19 Mart 2026’da eşi Bahar Al ile birlikte tutuklandı.Bahar Al, daha önce TR724’e yaptığı açıklamada eşinin cezaevine girdikten sonra kanserle ilgili gerekli tetkik ve tedavilerinin zamanında yapılmadığını, “bir hap bile verilmediğini” söylemişti.
Gecikmeli olarak hazırlanan tomografi raporunda hastalığın ilerlediğine ilişkin bulgular bulunduğunu ve PET filmi çekilmesinin önerildiğini belirten Al, “Beş ay da onu mu bekleyeceğiz, eşimi ölüme mi terk ediyorlar?” diye tepki göstermişti.Al, eşinin sağlık işlemlerinin hızlandırılması ve ailesine yakın bir cezaevine nakledilmesi için CİMER’e de başvurmuştu.
ÇOCUKLAR BABALARINI GÖRMEK İÇİN 27 SAAT YOL GİDİYOR
Al ailesi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşıyor. Çiftin 21, 17, 13 ve 4 yaşlarında dört çocuğu bulunuyor. Bahar Al da iki ayrı dönemde toplam sekiz ay cezaevinde kaldı ve 24 Nisan 2026’da tahliye edildi.Ailenin Siverek’ten Edirne’ye yaptığı cezaevi ziyaretleri yaklaşık 27 saatlik yolculuğu gerektiriyor. Bahar Al, sağlık sorunları ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle dört çocuğuyla bu yolculuğu yapmanın giderek daha güç hâle geldiğini belirtiyor.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da daha önce Al ailesinin durumunu gündeme getirerek çocukların babalarını görebilmek için Şanlıurfa’dan Edirne’ye 27 saat yolculuk yapmak zorunda kaldığını açıklamıştı.
“BAYRAM SABAHI BİR ANDA HEM ANNESİZ HEM BABASIZ KALDILAR”
Bahar Al, eşiyle birlikte tutuklandıkları gün çocuklarının yaşadıklarını da şöyle anlattı:
“Geçtiğimiz mart ayında eşimle birlikte tutuklandık. Beni iki ay sonra tahliye ettiler. Tutuklanmadan önce Edirne Adliyesi’nin koridorunda, arife günü mahkememi beklerken 13 yaşındaki oğlum ve 4 yaşındaki kızım sandalyede uyuyakalmış. Kardeşimle beraber geceden sabaha kadar arabada beklemişler. Sonra da mahkememi sandalyede dalarak beklemişler. Arifenin son saatleriydi, nöbetçi mahkeme tutuklama kararı verdi. Ramazan Bayramı sabahı çocuklar yıkılmıştı. Bir anda hem annesiz hem babasız kaldılar.”
Bahar Al, daha önce yaptığı açıklamada yaşanan sürecin çocuklarının psikolojisini ve sağlıklarını olumsuz etkilediğini, küçük oğlunun babasının tutuklanmasının ardından 9-10 kilo verdiğini söylemişti.Al, kendisinin Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olduğunu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptığını ve İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümünü bitirdiğini; eşinin ise Kazakistan’daki Ahmet Yesevi Üniversitesi’nden mezun olduğunu belirtmişti.
Haklarındaki suçlamaların yaklaşık 17 yıl önce Osmaniye’de bulundukları döneme dayandırıldığını söyleyen Bahar Al, eşinin dinî sohbet yapmak ve burs toplamakla suçlandığını, dosyasında ByLock, Bank Asya hesabı ya da dergi aboneliği bulunmadığını ifade etmişti. Bahar Al’a 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmiş, ancak Yargıtay kararı bozmuştu. Al’ın karar duruşmasının 15 Ekim 2026’da görülmesi bekleniyor.









