Zaman Avustralya
Zulüm Günlüğü

15 Temmuz Kurgu Darbesiyle yapılan tüm boyutlarıyla belgelendi

adminzaman18 Eylül 20262 dk okuma
Paylaş
15 Temmuz Kurgu Darbesiyle yapılan tüm boyutlarıyla belgelendi
Yazı Boyutu

Stichting Justice Square’in yeni raporunda, 15 Temmuz sonrasında uygulanan OHAL KHK’larıyla yapılan yağma tüm boyutlarıyla belgelendi. Raporda 187 medya kuruluşu, 1.595 dernek, 1.061 okul, 15 üniversite ve 47 hastanenin kapatıldığı belirtilirken, el konulan malvarlıkları ve TMSF’nin rolüne de dikkat çekildi.

15 Temmuz’un ardından ilan edilen Olağanüstü Hâl (OHAL) dönemine ilişkin yeni bir rapor, KHK’larla kapatılan kurumları, el konulan malvarlıklarını ve kamu görevlilerine yönelik yaptırımları mercek altına aldı. Stichting Justice Square tarafından hazırlanan rapor, OHAL uygulamalarının zaman içinde geçici bir güvenlik tedbirinin ötesine geçerek mülkiyet hakkı ve kamusal yaşam üzerindeki etkileri açısından sistematik bir yağma mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu,

Raporda, OHAL KHK’ları kapsamında 187 medya kuruluşu, 1.595 dernek, 1.061 okul, 15 üniversite ve 47 hastanenin kapatıldığı belirtilirken, çok sayıda kişi ve kuruluşun malvarlıklarına el konulduğuna dikkat çekildi.

Hizmet Hareketi’nden muhalif kesimlere genişledi

Stichting Justice Square’in raporunda, OHAL dönemindeki uygulamaların ilk aşamada başta Gülen Hareketi ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi ve kurumları hedef aldığı, ilerleyen süreçte ise farklı muhalif kesimlere yönelik olarak da kullanıldığına vurgu yapıldı. Raporda, kamu görevlilerine yönelik ihraç, maaş ve emeklilik haklarının engellenmesi ile pasaport iptali gibi uygulamaların da bu sürecin parçaları olduğuna dikkat çekildi.

Bank Asya örneği raporda yer aldı

Raporda Bank Asya da OHAL dönemindeki ekonomik müdahalelerin örneklerinden biri olarak gösterildi. Bankanın faaliyetlerine yönelik müdahalelerin yanı sıra, kamu görevlilerinin ekonomik ve sosyal haklarında yaşanan kayıpların da incelendiği belirtildi. Justice Square, bu uygulamaların yalnızca terörle mücadele kapsamında değerlendirilemeyeceğini, geniş bir topluluğun ekonomik, sosyal ve kamusal hayattan dışlanmasına yol açtığının altını çizdi.

TMSF’nin rolü tartışmaya açıldı

Raporda, el konulan şirket ve varlıkların yönetiminde Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) rolüne de dikkat çekildi. Kuruluşun, el konulan varlıkların yönetimi ve devri sürecinde önemli bir aktör hâline geldiği belirtilirken, raporda bazı malvarlıklarının rejime yakın olduğu öne sürülen iş çevrelerine aktarıldığına vurgu yapıldı.

“Yargı mülkiyet hakkını koruyamadı”

Çalışmada yargı kararları da inceleme konusu yapıldı. Raporda, mülkiyet hakkını güvence altına almakla yükümlü yargı mekanizmalarının, el koyma ve tasfiye süreçlerinde etkili bir denetim sağlayamadığı vurgulandı.

Stichting Justice Square, hazırladığı çalışmada veriler, somut olaylar ve hukuki kayıtlar üzerinden OHAL dönemindeki malvarlığı transferleri ile kamu haklarına yönelik uygulamaların kapsamını ortaya koymayı amaçladığını belirtti.Raporun tamamı için tıklayın:

Bağımsız Gazeteciliğe Destek Olun

Zaman Avustralya, hiçbir kurum veya kuruluşa bağlı olmadan haber üretiyor. Bu haberciliğin sürmesi için Patreon üzerinden bize destek olabilirsiniz.

Patreon'da Destek Ol

 

Bağımsız gazeteciliği desteklemek için bizlere Patreon ile destek olabilirsiniz
Etiketler:#Manşet
Meriç’te 3 çocuğunu kaybeden babadan yürek yakan açıklama: Kaçakçı tehdit ederek bota bindirdiSıradaki HaberMeriç’te 3 çocuğunu kaybeden babadan yürek yakan açıklama: Kaçakçı tehdit ederek bota bindirdi17 Ekim 2026