2026 Nobel Barış Ödülü, İsrail’in Gazze’deki katliamlarını, açlığı silah olarak kullanmasını ve sağlık altyapısına yönelik saldırılarını uluslararası raporlarla belgeleyerek “soykırım” teşhisini koyan BM Bağımsız Soruşturma Komisyonu’nun eski başkanı Navanethem “Navi” Pillay’a verildi. Nobel Komitesi, Pillay’ın Gazze başta olmak üzere savaş suçları ve insanlığa karşı suçların yargı önüne taşınmasındaki cesaretini “küresel adalet için tarihi bir duruş” olarak nitelendirdi.
Norveç Nobel Komitesi, dünya kamuoyunun merakla beklediği 2026 Nobel Barış Ödülü’nün sahibini açıkladı. Komite, barışı ve uluslararası hukukun üstünlüğünü savunma yolundaki tavizsiz mücadelesi dolayısıyla Güney Afrikalı kıdemli hukukçu ve Birleşmiş Milletler (BM) eski İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navanethem Navi Pillay’ı ödüle layık gördü.
Norveç Nobel Komitesi tarafından yapılan resmî duyuruda, ödülün küresel cezasızlık kültürüne karşı bir meydan okuma olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“2026 Nobel Barış Ödülü, olağanüstü bir cesaret ve dürüstlükle daha kapsamlı bir küresel hukuk düzenine giden yola öncülük eden bir isme veriliyor. Bu yılın ödül sahibi Navi Pillay; savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlarının yargı önüne çıkarılmasını sağlamada kilit bir rol oynamıştır.”
GAZZE KATLİAMINI DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNE SERDİ
Navi Pillay’ın bu ödüle layık görülmesindeki en kritik etken, BM İnsan Hakları Konseyi tarafından 2021 yılında kurulan “İşgal Altındaki Filistin Toprakları, Doğu Kudüs ve İsrail Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu”nun başında yürüttüğü tarihi tahkikat oldu.
Özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik ağır bombardımanları ve ablukasını mercek altına alan Pillay liderliğindeki komisyon, sahadaki sivil yıkımı uluslararası hukukun terimleriyle adım adım kayıt altına aldı. Komisyonun Haziran 2024’te yayımladığı geniş kapsamlı raporda; Hamas ve diğer Filistinli silahlı grupların rehine alma ve sivil ölümleri gibi eylemleri savaş suçu olarak değerlendirilirken, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarında sivil halkı topluca cezalandırdığı, açlığı bir savaş yöntemi haline getirdiği ve geniş çaplı imha suçları işlediği ilan edildi.









