Ah’ Elimden Gitti Saltanatım…! (69/29)
Hâkka Suresinde şöyle buyruluyor: “Sûr’a bir tek üfleme üflendiği, arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman, işte o gün olacak olur. O gün gök yarılmış, sarkmıştır. Melekler de onun etrafındadır. O gün Rabbinin Arş’înı bunların da üstünde sekiz melek yüklenir. O gün (hesap için Allah’a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir hâliniz kalmaz. Kitabı sağından verilen, ‘Alın, okuyun kitabımı!..’ Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim’ der. Artık o hoşnut bir hayattadır. Yüksek bir cennettedir. Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır. Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü âfiyetle yeyin, için. Kitabı sol tarafından verilen ise der ki, ‘Keşke kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. Ne olurdu, o ölüm bitirici olsaydı. Malım bana hiç fayda vermedi. Güç ve saltanatım da yok olup gitti.” (Hâkka Suresi, 69/13-29)
19. Âyette geçen Kitabı sağından verilenlerle ilgili merhum Elmalılı Hamdi Efendi şöyle diyor: “Bu kitap İsra Suresindeki: “’Herkesin amelini kendi boynuna taktık. Kıyamet günü onun için bir kitap çıkaracağız ki, ona açılmış olarak kavuşacak’ (17/13) âyetinde açıklanan kitaptır ki, insanın ömründe yapılan her şeyin yazıldığı AMEL DEFTERİ, dünyada yaptığı ve her gece ve gündüz meleklerin kaydettiği amellerin sayfalarından meydana gelen BÜYÜK DEFTER veya onun bilançosu gibi bir sayfaya yazılmış cetvelli özeti veya hesabının görüldüğüne dair bir belgesidir.
“Bu âyette geçen YEMÎN kelimesi, birkaç âyetten sonra gelecek olan şimal kelimesine karşılık olduğundan ‘sağ el, sağ taraf’ demektir ki, sağlamlık, dürüstlük, uygunluk, temizlik, uğur, hayır ve kazanç ifade eder. Kitabın insana sağıyla verilmesi, ifadesinde önemli nükteleri vardır. Evvela, insanın bir işini kendi eliyle yapması, kendi gücü ve vasıtasıyla istediği gibi yapması, kazanması demektir. Sağ eliyle yapması sağlam, dürüst, uygun, kendi lehinde iyi yapması; sol eliyle yapması da tersine yapması, arkaya atması ise, ihmal etmesi, başkasından umması mânâlarını ifade eder. Onun için iyi amelleri yazan melekler sağda, kötü amelleri yazan melekler solda denildiği gibi, melek sağdan, şeytan soldan gelir denir. ‘İyi amel yapanlara kitapları sağdan, kökü amel yapanlara soldan verilir.’ ‘Verilir’ tabirinin kullanılması dahi, hepsinin, Allah’ın verdiği muvaffakıyet, O’nun takdiri ve hükmü yürütmesine bağlı olması sebebiyledir. Çünkü ‘Herkesin amelini boynuma taktık’ (17/13) âyeti gösterdiği gibi insanın kendi yazgısı kendi boynuna geçirilmiş; yaratma, emir ve hüküm Allah’a ait olmakla birlikte insanın sorumluluğa kendi irade ve isteğiyle yapmış işlere bağlanması açısından insan yaptığı hayır ve şer, iyi veya kötü, sevap veya günah amelleri işlerken, kendi isteğiyle yaptığı için onu defterine kaydedecek olan meleklere, yazıcılara emreder gibi kendisi söyleyip yazdırıyor demek olduğundan kendi yazmış demektir. (…)


