HAFTANIN YORUMU
Adalet, adalet diyerek gelenler, çanına ot tıkadılar adalete dair ne varsa, mumla aranır oldu hukuk.
Adalet saraylarında adaletin kırıntısı yok.
Polis merkezlerinde emniyetten iz kalmadı.
Güvenlik merkezlerini güvensizlik işgal etmiş durumda.
Hiç şüphesiz, safderun kitleleri avlamak için dillere dolanan anlatımlardı, Dicle kenarı hikayeleri.
Hz. Ömer’in adaletinden dem vurup, kuzulara dadandı kurtlar, çakallar,.
Tüm değerleri yok ediyorlar, bir bir.
Anneler, yavrular, masumlar; bırakın adaleti, koca koca sırtlanların hedefinde.
Yargıç hırkasına bürünenler, canavarlaşmış.
Saray(!)lara sırtını dayayanlar, adaleti ayaklar altına aldı.
Genç kızlar, iffetli anneler, hanımlar, haysiyetsizlerin tacizine maruz kalıyor her gün.
CUMHURİYET’İN TACİZCİ YARĞIÇLARI!
Cumhuriyet’in, Başsavcısı İbrahim Keskin Bafra Başsavcısı iken gözaltında sorguladığı hamile suçbuz bir hanımefendiye, “Evliliğin düzmece, eşinden hamile olduğuna inanmıyorum, sıra ne zaman bana gelecek.” iğrençliğini sergiliyor, taciz ediyor, kapağı açılmamış hakaretlerde bulunuyor.
Bu sapık zihniyetin goygoycuları da;“Cemaat kadınları, talimatla hamile kalıyor.” diyecek kadar insaftan uzak.
Meydanlarda Hizmet Hareketi mensuplarını hedef göstererek; “Bunların hanımları sizin helalinizdir” diyen şeytan kılıklı yandaşlar veya ölüp gidenler asıl büyük mahkemede hesabını muhakkak verirler.
Goygoycular efsane dolaştırırken, onların tetikçi cübbelileri boş durur mu?
Taciz işkencesi ortaya saçılınca, elbirliğiyle ya inkar veya örtbas etmeye çalışıyorlar.
Hamile hanımefendiyi taciz eden ‘Keskin Yargıç’, Yargıtay Üyesi Hüsamettin Uğur’u darp eden gardiyanlarla ilgili işkenceyi de örtbas etti şimdilik.
‘Adalet reformu’ diye hikâyeler uydurulurken oluyor tüm bunlar.
Öyle ya, iktidarın küçük ortağı Perinçek, “Hhukuk siyasetin köpeğidir” demiş, sınıflarını belirlemişti.
Aslında, sadece ‘Hukuk Siyasete köpek’ olmamış, Yazar Mahmut Akpınar’ın ifadesiyle, ‘Pavyon fedaisi’ Saray beslemeli yargıçları, iffetli kadınlara namussuzluk yapacak kadar da kelpleşmiş.
Memleketin Adliye Sarayları(!) ne yazık ki böyle!
Uşak’ta gözaltına alınan genç kız öğrenciler çıplak aramadan geçirilip, o vaziyette otur kalk yaptırldı, ‘Yeni Türkiye’de!
KHK zulmüne karşı direnen Alev Şahin, paylaştığı mektupta, emniyette kadın polis tarafından (affedersiniz) “üst ve alt iç çamaşırlarının içine” elini sokarak, kendisine tacizde bulunuyor.
Ama ülkenin müteddeyinleri(!)nden çıt yok.
Muhafazakâr, dindar ahali lâl kesilmiş.
Tepki bir yana inkâr ediyorlar.
Bu ne denli bir vahşiliktir.
İnsan sıdkından ancak bu kadar sıyrılır.
ÜLKENİN SARAYLARI, ÜNİFORMALI TECAVÜCÜLER!
Ülkenin Emniyet Sarayları (!) böyle!
Batman’da, İpek Er’i iğfal ederek intihara sürükleyen ve ölümüne sebep olmaktan yargılanan Uzman Çavuş Musa Orhan, tutuklandıktan bir hafta sonra, ağababaları serbest bırktırdı.
Uzman Çavuş, elini kolunu sallayarak ayrıldı cezaevinden.
Kimseciklerden yine çıt çıkmadı.
Üniformalar kimlerin sırtında, kimler güvenliğimizi sağlamakta!
Vatandaşın güvenliğinden sorumlu güvenlikçilerin durumu da bu.
AKP’nin asker kökenli Milletvekili Şirin Ünal’ın, yatak odasında şüpheli şekilde ölü bulundu, Özbek asıllı Nadira Kadirova.
Onun da dosyası kapatıldı yandaş yargıçların eliyle.
Böylece gördük ki fâilin aidiyeti, bağlı bulunduğu particilik; koruma kalkanına dönüşmüş.
Vekilin bu caniliğini duyan yok, sözüm ona milletin vekili, pişkin pişkin dolaşmakta, milletin Meclisi’nde.
İnsaftan ve merhametten iz, eser yok.
Suçu kabul etme bir yana…
Pisliğini örterek, şirin! görünmeye çalışan bu zat, Camilerde ön saflarda.
Ayasofya’nın açılışında hem de ön sırayı kimseye kaptırmıyor.
Yaşanan trajediler, içimizi burkuyor.


