eriç’te boğulan bir aile ve hayatını kaybeden bebeğe ilişkin paylaşımın altındaki ağır ifadelere tepki gösterdiği için de ceza aldığını anlatan Karabulut, “Anneyle bebek sarılıydı. Birisi çok ağır ifadeler kullanmıştı. Ben de ‘Adam olamamış’ diye tepki gösterdim; maalesef bundan da ceza aldım. Şu an o dosya da Yargıtay’da” dedi. Yaşadıklarının kendisinde derin bir kırılma oluşturduğunu belirten Karabulut, “Şu an yurt dışına gitme imkânım olsa, şu topal bacağımla yürüye yürüye ülkeden giderim” ifadelerini kullandı.

Burak AkifCAN-ZAMAN Avustralya
Devlet Hastanesi’nde engelli kadrosundandan ihraç edilen engelli Halil Karabulut, gözaltı, tutukluluk ve yargılama süreçlerinde yaşadıklarını KHK TV’ye anlattı. Karabulut’un dosyasındaki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, annesinin köyden gönderdiği bal kabakları oldu. Bir arkadaşına verdiği üç bal kabağının fotoğraflanarak karşısına “delil” olarak çıkarıldığını söyleyen Karabulut, bu nedenle “yeniden yapılanmaya yardım ve yataklık” suçlamasıyla ikinci kez tutuklanarak 5,5 ay cezaevinde kaldığını belirtti. Karabulut, “ Şaka değil.Bildiğiniz bal kabağı; dinamit, bomba falan değil” sözleriyle yaşadıklarına tepki gösterdi. 15 Temmuz Planlı Darbe Girişiminden sonra çok büyük bir zulüm yaşayan Karbaluk; Şu an camiye gitmiyorum çoğu zaman. Cumaya gidiyorum arada. Cumaya gitmediğim de oluyor. Gitmezsem böyle ikilemde kalıp, gitmezsem pişman oluyorum.”dedi.
İşte Halil Karabulut’ın KHK TV’ye verdiği cevaplar:
Yargılamada ve dosyanızda neyle suçlandınız?
Dört tane bal kabağı vermek suçundan bana suç isnat edildi malesef.
Şaka değil, bildiğiniz bal kabağı; dinamit, bomba falan değil.
Yani gerçekten bildiğimiz bal kabağından söz ediyoruz doğru mu?
Bildiğiniz bal kabağı. Gerçekten bu bildiğimiz bal kabağı.
Bal kabağını resimleyip delil olarak karşıma çıkardılar.
Peki bal kabağı nasıl sizin karşınıza suç delili olarak çıktı?
Birine verdiğim bal kabağının resmini çekmişler. Bunu delil olarak karşıma, suç ve delil olarak gösterdiler.
Fotoğrafını çekmişler.
Bu bal kabaklarını nereden almıştınız?
Köydeki mahsul. Bizim kendimizin ve evde vardı. Bir arkadaşa nasip olsun dedik, çürümesin dedik.
“Kabak suçundan 5,5 ay hapis yattım”
Sonra ne oldu?
“Bir arkadaşa verdiğim üç tane kabaktan, ‘yeniden yapılanmaya yardım yataklık’ diye yeniden tutuklanıp 5,5 ay da hapis cezası aldım.”
Kabak suçundan. Şükür, 6-7 mahkemeden sonra bundan beraat ettim ve bu süreçte çok zorluklar yaşadım.
15 Temmuz’da hayatımız altüst oldu
Biraz en başına dönelim. Devlet memurluğuna ne zaman başladınız?
1996 yılında Servergazi Devlet Hastanesi’nde engelli kadrosunda işe girdim. 16 Nisan 1996’da işe başladım. SSK Hastanesi’nde 16 Nisan 1996’da işe başladım. Sağlık Bakanlığıyla birleşmesinden dolayı Sağlık Bakanlığı’na geçiş oldu. Servergazi Devlet Hastanesi’nde çalışırken 15 Temmuz’da ihraç oldum.
15 Temmuz’dan sonra hayatınızda ne değişti?
15 Temmuz’da hayatımız, bütün KHK’lıların hayatını altüst eden olay gibi, benim de hayatım altüst oldu.20 Temmuz’da açığa alınıp 1 Eylül 2016 günü 672 KHK ile ihraç oldum.2018’de tutuklandım.6 sene 3 ay hapis cezası alıp engel durumundan tahliye oldum.Çok zor geçti. Çok zor geçti.

Bırakın terörün ‘t’ harfini, ben terörist değilim
Size yöneltilen suçlamalarda en ağırınıza giden ne oldu?
Bırakın terörün ‘t’ harfini… Ben emniyete sadece aracılıkla girdim.
Başka emniyet birimlerini bile bilmeyen bir insanım. Tırnağımı keserken tırnak makasını evde bırakırım.
En ağırımıza giden bu. Ama şu an umursamıyorum ben.
Terörist falan değilim. O konuda eminim.
Kendimden eminim.
Bu süreç ekonomik olarak sizi nasıl etkiledi?
Maddi olarak zaten zor durumdaydık. Çok sıkıntı çektim.
O süreci yaşayan bilir gerçekten.
Çocuğuma harçlık veremedik. Emekli oldum ikramiyemi vermediler. Sonra dava açtım bu defa emeklilik maaşımı kestiler. Arabama haciz koydular. Sonra maaşımı geri almaya başladım.Allah bin kere razı olsun Sayın Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, durumumu Meclis’e taşıdı.
Aileniz bu maddi sıkıntılardan nasıl etkilendi?
Çocuğuma harçlık veremedik. Onlar böyle anlamıyor. Çocuk tabii genç; senin hâlinden anlamıyor. ‘Ben de okuyacağım, ne yapayım?’ Çocuğun biri böyle ona çok düştü bu maddiyattan dolayı.
Çocuklarınız nerede okuyor?
Biri İzmir’de okuyor, biri İstanbul’da okuyor.
Biri Koç Üniversitesi’nde medya-yazılım. Diğeri büyük kızım İzmir Demokrasi Üniversitesi’nde okul öncesi öğretmen olacak.
İnşallah o bu sene mezun olacak artık.
Sizin sağlığınız nasıl etkilendi?
Sağlığımızı kaybettik. Bende hiçbir şey yoktu. Şeker çıktı, tansiyon çıktı.
Bu süreçte annem üzüntüsünden, stresinden şu an kanser tedavisi görüyor. Benim yaşadıklarımı duydu, üzüldü.
Vicdan azabı çekiyorum çünkü benim yüzümden oldu. Bu durum beni derinden çok üzüyor.Hani benim suçum yok ama maalesef işte olmadık bir şeyle suçlanıp, milyonlarca insanın mağdur olduğu gibi mağdur olduk.
Vefa beklediğim insanlardan vefasızlık gördüm
Arkadaş çevreniz bu süreçte nasıl davrandı?
Arkadaş grubundan vefa gördüğüm de oldu. Daha yakın, vefa beklediğim insanlardan çok vefasızlık gördüğüm de oldu. Ailece çok gelip gittiğimiz insanlar vardı bunların içinde. Beni gördü mü kimi sokak değiştiren oldu. Onlar çok zoruma gitti. O zamanlar çok üzülüyordum, kafama çok takıyordum ama şu an artık hiç umursamıyorum.”
Bundan sonra kimlerle yolunuza devam etmek istiyorsunuz?
Kim bana bu süreçte değer verip, maddi manevi destekçi oluyorsa ben artık onlarla hayatımı ve arkadaşlığımı onlarla sürdüreceğim Allah izin verirse. Eskiden bu durumlara çok üzülüyordum şu an hiçbir umurumda değil.
Üç kere gözaltına alındım
Kaç kez gözaltına alındınız?
Üç kere gözaltına alındım. Üç kere gözaltına alındım.”
Yakın çevrenizin tavrı sizi nasıl etkiledi?
İfade verirken savcı ve polis bu kadar suçlamadı beni. Ama ilkokuldan beri beraber olduğum bir arkadaşım beni şikayet etti ,sorgulayıp suçladı. Yani benim yakın arkadaşım.
O kişiyle görüşüyor musunuz?
Şu anda görüşmüyorum artık onunla. Onlarla ömür boyu da, yaşadığım sürece de böyle devam edecek.
Hiç beklemediğiniz insanlardan vefa gördünüz mü?
Hiç beklemediğim insanlardan da çok vefa gördüm.
Birinci derece yakınımdan ağır sözler duydum
Akrabalarınız arasında sizi yaralayan oldu mu?
“Birinci derece yakın akraba… Özür dileyerek söylüyorum, kusura bakmayın; onu da bir ‘şerefsiz’ demeden geçemeyeceğim. Birinci derece yakın akraba. İşte beni işten attılar ya; bundan sonra demiş, çoluğu çocuğu çok affedersin… [ifadenin devamı ses kaydında anlaşılmıyor] diyecek kadar alçak da bir akrabam var öyle maalesef.”
Engelli olduğumu görünce yatağını bana verdi
Cezaevinde ilk günleriniz nasıl geçti?
Bir koğuşun içinde 33 kişiydik. Sonradan 27 kişi olduk. Onun için yerde yatanlar da oluyordu. Engelli olduğum için orda tanımadığım ama tutuklu bir arkadaş bana kendi yatağını verdi hiç unutmuyorum. ‘Abi’ dedi, ‘engellisin.’ ‘Ben yatağımı sana vereceğim, kendim yerde yatacağım’ dedi. Allah razı olsun. Bir daha görüşemedim. Kendisine de buradan selam ediyorum.
İkinci cezaevi sürecinde durum nasıldı?
İlk girdiğimde öyle oldu. İkinci girdiğim yerde yatak vardı. Ama yine tabii cezaevi süreci…
Tek bir yer, tek bir odada zor bir durum. Allah kimseyi hak etmeden düşürmesin. Hak etmeden gelip yatıyorsun. Zor bir durum.
6 sene 3 ay cezam var, Yargıtay’ı bekliyorum
Hakkınızdaki ana dava şu anda hangi aşamada?
Şu anda hâlâ… 6 sene 3 ay cezam Yargıtay’da ve iki senedir bekliyor.
Bundan sonra ne olacağını biliyor musunuz?
“Yargıtay ne söyleyecek, ne olur, ne biter, nerede bekler bilmiyorum. Bekliyoruz artık.
Helalleşelim deseler etmem vallahi
Size bütün bunları yaşatan insanlar bir gün kapınıza gelip ‘Helalleşelim’ deseler hakkınızı helal eder misiniz?
Ben etmem vallahi. Ben artık az dindar, çok kindar bir insan oldum. Bırak öyle insanları, etmem. Dindarlık bilmiyorum artık, adını ben koyamıyorum. Siyasal İslamcılık öne geçti malesef.
Yaşadıklarınız din ve dindarlığa bakışınızı değiştirdi mi?
Görüyorz, duyuyoruz medyada maalesef. Daha doğrusu dindarlık demeyelim de siyasal İslamcılık öne geçti.
Adalete güveniniz kaldı mı?
Toplumda güven kalmadı ki. Benim güvenim kalmadı. Geleceği bilmiyorum. Hani ümidim kalmadı. Adalet çöktü, bitti. İşte adalet denen bir şey yok.

Şu topal bacağımla yürüye yürüye ülkeden giderim
Türkiye’den ayrılmayı düşündüğünüz oluyor mu?
Şu an yurt dışına gitme imkânım olsa, hani ben şu topal bacağımla yürüye yürüye ülkeden giderim.
Ülkenizi hâlâ seviyor musunuz?
Ülkemi seviyorum. Ülke bizim ülke. Cennet gibi… Ülkeyi çok seviyorum. Toplumdaki huzursuzluk insanı kahrediyor.
Hutbeden dolayı camiden çıkıp gittiğim oldu
Bütün bunlar ibadet hayatınızı da etkiledi mi?
Şu an camiye gitmiyorum çoğu zaman. Cumaya gidiyorum arada. Cumaya gitmediğim de oluyor. Gitmezsem böyle ikilemde kalıp, gitmezsem pişman oluyorum.
Camiye gittiğinizde sizi rahatsız eden şeyler oluyor mu?
Bazı hutbelerde Camiden çıkıp gittiğim bile oldu.
Direkt bize, hani sanki teröristmişim gibi muamelede bulundular
Namaz başlamadan çıktığınız oldu mu?
Daha namaz başlamadan bırakıp çıktığım oldu. Hatta bir arkadaşım bir gün ‘Cumaya gidelim’ diye aradı. Ben de ‘Gideceksen sen git’ dedim.
Çok ünlü bir futbolcuyla ilgili hâlâ yargılanıyorum
Ana davanız dışında başka davalarınız da var mı?
İsmini vermeyeceğim. Ünlü biri. Çok ünlü bir futbolcu. İsmini vermek istemiyorum burada. Birine demiş olduğu şeyi söylemekten dolayı şu an hâlâ yargılanıyorum.

Meriç’te ölen bebekle ilgili yoruma tepki verdim, ceza aldım
Sosyal medyada bir paylaşım nedeniyle de ceza aldınız mı?
Bir tane de böyle yine KHK grubunda bir yerde gördüm. Meriç’te boğulan bir aile, bir bebek ölmüş. Anneyle bebek sarılı; video var.Biri bunu paylaşmış. Birisi böyle çok ağır ifadeler kullanmış. Bebek olsa bile… Ben de işte ‘Adam olamamış’ diye bir tepkiden dolayı maalesef ceza aldım. Şu an o da Yargıtay’da.
Ne cezası aldınız?
Para cezası. Şu an o da Yargıtay’da.”
Bu davalar sosyal medyaya yaklaşımınızı değiştirdi mi?
Artık biraz da korku… Biraz da böyle artık uzak. Sosyal medyada çok yorum okuyup geçiyorum.
Yazmadan kendimi tutuyorum. Kendimi frenliyorum.
Allah belanı versin’ sözünden bile dava açıldı
Söylediğiniz bir başka söz nedeniyle de dava açıldığını anlatıyorsunuz…
İşte süreç bizi böyle bu hâllere getirdi. Adam olmadık bir şeyi yapıyor, sonra biri artık dayanamayıp ‘Allah belanı versin’ diyor. ‘Nasıl böyle olur?’ diye. İşte bu ‘Allah belanı versin’den bile dava açık.
Bu davalarda para talepleriyle de karşılaştınız mı?
Direkt geliyor arabulucu, ‘25 bin ver, davadan geçerim’ diyor. Bulan veriyor. O benim zaten yok. Param yok. Çocuğumun ihtiyacı var. Ondan bundan borç para bulup geçinmek durumundayım. Nereden bulup vereyim? İşte benden talep ettiler.
İşine geri döndüreceğiz diye 30 bin dolar istediler
İhraçtan sonra size başka bir para teklifi de yapıldı mı?
Başıma şu geldi. İşte bu ihraçtan dolayı, ‘F.TÖ borsası’ olayından dolayı tanımadığım biri gelip beni buldu. O zaman ben cezaevinden çıktım. 2018-2019 yılı.
İşine geri döndüreceğiz’ diye para talep ettiler.
Ne kadar?
“30 bin dolar.”
Ben dedim, ‘180 bin lirayı nereden bulacağım?’ Dolar 6 liraydı. 30 bin dolar bayağı iyi para. Bu şekilde böyle bir şeyle karşılaştım
Bundan sonra önünüzde nasıl bir süreç var?
Neyse artık, hayırlısı neyse. Tekrar cezaevine girmek nasip varsa girip cezamızı tamamlayacağız.
Allah bütün masumları ailelerine kavuştursun
Cezaevinde bulunan insanlar için ne söylemek istersiniz?
Allah tüm böyle masum kim yatıyorsa, Allah bir an önce onları hürriyetine, ailesine kavuşturmayı nasip etsin inşallah.
Kimseyi bir daha bu sürece düşürmesin.
Bu süreç de inşallah bir an önce hakkımızda hayırlısıyla son bulsun. Herkes işine, aşına dönsün.
Hâlâ umutlu musunuz?
Vallahi çok olmasa da umutluyum. Memleketimize güzellik, birlik tekrar gelsin. Ülkemiz yeniden refah olsun inşallah.
“Bir arkadaşıma 3 adet kabak verdim 5,5 ay hapis yattım” diyen KHK’lı: Meriç’te ölen bebekle ilgili yoruma tepki verdim, ceza aldım
Meriç’te boğulan bir aile ve hayatını kaybeden bebeğe ilişkin paylaşımın altındaki ağır ifadelere tepki gösterdiği için de ceza aldığını anlatan Karabulut, “Anneyle bebek sarılıydı.
Birisi çok ağır ifadeler kullanmıştı. Ben de ‘Adam olamamış’ diye tepki gösterdim; maalesef bundan da ceza aldım. Şu an o dosya da Yargıtay’da” dedi. Yaşadıklarının kendisinde derin bir kırılma oluşturduğunu belirten Karabulut, “Şu an yurt dışına gitme imkânım olsa, şu topal bacağımla yürüye yürüye ülkeden giderim” ifadelerini kullandı.https://t.co/AuVXZYthcT
— Australia ZAMAN (YENİ) (@AustraliaZaman) October 2, 2026









