Tutukluluğunun 88. gününde ilk kez hakim karşısına çıkan komedyen Deniz Göktaş hakkında tahliye kararı verildi. Mahkeme, Göktaş’ı “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraat ettirirken, diğer iki suçtan toplam 1 yıl 7 ay 10 gün hapis cezasına çarptırdı.

Göktaş, savunmasında eski politik komedyenleri hatırlatarak, “Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler” dedi. Göktaş, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hakkındaki şaka ve eleştirilere olgunlukla katlanmak zorunda olduğunu söyledi.

‘Ölü Deniz’ adlı stand-up gösterisinin ardından yurt dışı tatilinden döndükten sonra havalimanında gözaltına alınan ve 3 Temmuz’da tutuklanan komedyen Deniz Göktaş, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı.Kamuoyunda “kuyu tipi” olarak bilinen, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ve üç farklı suçlamadan 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapsi istenen Göktaş, 88 gündür cezaevinde.14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşma, 4. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna alındı. Saat 10.00’da başlaması gereken duruşma saat 11.20’de görülmeye başlandı.

Mahkeme heyeti yerini aldı. Deniz Göktaş, savunmasını yapmak üzere kürsüde yerini aldı. Deniz Göktaş savunmasında, şunları söyledi:

“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiyede kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir. Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 kez Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim. Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım.

“POLİS MEMURLARI, ‘DENİZ SEN SALAK MISIN, NİYE TÜRKİYE DÖNDÜN’ DEDİ”

Ben yurt dışına taşınan arkadaşlarımı ülkeye dönmeye ikna etmeye çalışan biriyim ama benim hakkımda yurt dışına kaçtı diye haber yaptılar. Ben beyin göçünü engellemeye çalıştıkça Türkiye bana engel oluyor. Bütün polis memurları, “Deniz sen salak mısın, niye Türkiye döndün” dedi.Ben görüntü alınacağını anladım. Buna rızam olmadığını söyledim. Bana ters kelepçe yaptılar. Başımı kaldırıp güldüm. Buradan emniyet teşkilatını beni yakaladıkları için tebrik ediyorum.

“BİR POLİS BENİ ZORLA KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞTÜRDÜ”

3 defa sert şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istemediğimi söyledim. Bir polis beni zorla görüştürdü. Kendisiyle de sert konuştum. Benim üzerimden reklam yapmasını istemedim. Ben neden Kılıçdaroğlu ile zorla görüştürüldüğümü bilmiyorum.“Utangaç bir diktatör” tanımlaması cumhurbaşkanına hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi bir nitelemedir. Başka bir komedyen demokrat diyebilir ve benim şakamdan daha da komik olabilir.”

“DEĞİŞEN NE? ELEŞTİRİ KALDIRAMAYAN KIRILGAN YÖNETİCİLER”

Ülkedeki eski politik komedyenleri hatırlatan Göktaş, “Hakaretin sınırlarını belirleyen yasalar değişmedi, şu an aynı. Ama o zamana göre yumuşak bulunabilecek bir politik mizahtan dolayı bir komedyen hücreye hapis yatıyor. Yani yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler. Şu an geldiğimiz noktada böyle bir durum var” dedi.

“‘UTANGAÇ DİKTATÖR’ SÖZÜYLE İLGİLİ SUÇLAMADAN BERAATİMİ İSTİYORUM”

Göktaş, savunmasına şöyle devam etti:“Bugün Nasreddin Hoca yaşasa ve gösteri yapsa tamamen Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili olurdu. Erdoğan bu ülkedeki her şeyden sorumludur. Hakkında yapılan şakalara ve eleştirilere olgunlukla katlanmak zorundadır. Ben çıkınca eleştirilerimi aynı dille anlatmaya devam edeceğim. “Utangaç diktatör” sözüyle ilgili suçlamadan beraatimi istiyorum.”

FON KRİZİNE DEĞİNDİ: “UTANGAÇ BİR DİKTATÖRÜN HALA GEÇERLİ ŞAKA OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM”

Emekli polis Ali Şekeroğlu’nun intiharı ve Fon krizinde Fatma Betül Sayan Kaya’nın ‘affını istemesi’ üzerine Göktaş, “Kar elde ettiği için ve fon vurgununun içinde dahil olduğu iddiaları sebebiyle görevden affını istedi. Şimdi, emekli polis memurunun intihar etmesi de bu ülkenin yöneticilerine sorumluluktur ve ben bugün ilk yapacağım şaka tırnak içinde tabii ki kara mizah bunun hakkında olacaktır. Diğer taraftan burada otoriter olduğu için utangaç bir diktatör diyorum Recep Tayyip Erdoğan’a. Recep Tayyip Erdoğan’ın en yakın ekibine seçtiği, genel başkan yardımcısı, güvenilir olarak tuttuğu kişi bugün sıradan vatandaşların hakkına girdiği iddiası sebebiyle görevden affını istiyor. Şimdi buraya bakalım. İstifa etmiyor, özeleştiri vermiyor, görevden affını istiyor. Halk onu seçti, halkın parası oraya gitti iddiası var ama kendisi üst taraftan affını istiyor. Yani bu ancak otoriter eğilimleri olan bir liderin ülkesinde olabilecek bir şeydir. Yani affını istemeye geliyor ve ben burada utangaç bir diktatörün hala geçerli şaka olduğunu düşünüyorum” dedi.

“ŞİKAYETLERİN HİÇBİRİ ORGANİK DEĞİL”

Şikayetlere ilişkin konuşan Göktaş, “Halkın gösteriyle ilgili bir şikayeti yok. Şikayetlerin hiçbiri organik değil. Yapay bir kampanya ile CİMER’e şikayet edildim. Sadece 185 cimer şikayeti gelmiş. Savcılık bunu nasıl ciddiye aldı anlamadım. Teletabiler’e daha çok şikayet gelirdi” ifadelerini kaydetti.

CİMER ŞİKAYETİNİ ANLATTI: “UMARIM KABUL EDİLMEZ”

Göktaş, CİMER’e yapılan bir şikayeti şöyle anlattı: “‘İdam cezası olan bir ülkede idam edilmesini talep ediyorum, teşekkürler.’ Benim bu kişiyi kin ve düşmanlığa tahrik ettiğim iddia ediliyor. Bu kişide öyle bir kin var ki tüm Ortadoğu’ya yeter. Benim tahrik etmeme gerek yok. Adam idam inovasyonu öneriyor. Elde idamlık bir komedyen var ve bunu idam cezası uygulayan ama elinde idamlık komedyen olmayan ülkeye ihraç etmeyi teklif ediyor. CİMER de altına “Talebiniz alınmıştır” diye yazmış. Umarım kabul edilmez. İdam edilecek komedyen benim diye duygusal mı yaklaşıyorum, bilmiyorum.” Nagehan Alçı’nın eleştirilerine ilişkin ise Göktaş, “Kendisinde mental retardasyon sorunu olduğu için fazla üstüne gitmek istemiyorum” dedi.

“ŞAKAYI SAVCILIKTAN DOĞRU ANLAMIŞ”

Dalgıçlarala ilgili şakasına ilişkin ise Göktaş, “Şakam, haşemalılara hakaret gibi aktarılmış. Bir dalgıcın bana dava açacağını görmüştüm. Açtı mı bilmiyorum ama şakayı savcılıktan doğru anlamış” dedi.Göktaş savunmasına devam ederken hakim, “Gösteri bile 1,5 saat sürüyor, topla bitir artık” dedi. Göktaş, “88 gün hücrede kaldım biraz sabredin” şeklinde yanıt verdi.Göktaş devamla, “Kaçma şüphem yok, yurt dışından kendim geldim. Delilleri karartamam gösteri zaten ortada. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diyerek savunmasını bitirdi.

GÖKTAŞ HAKKINDA TAHLİYE KARARI!

Duruşma, Göktaş’ın avukatı Metin Aslan’ın savunmasıyla devam etti. Avukatların, yazar Sunay Akın’ın bilirkişi olarak görüş sunması talebi mahkeme tarafından reddedildi.Duruşma savcısı esas hakkında mütalaasında; Deniz Göktaş’ın 3 suçlamadan cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini talep etti.Duruşmaya saat 13.05 itibarıyla bir saat ara verildi. Ara saat 14.30’da sona erdi.Hakim, Göktaş’ın “suçu ve suçluyu övme” suçundan beraatine karar verirken, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret” iddiasından 11 ay 20 gün, “dini değerleri aşağılama” suçundan ise 7 ay 20 gün hapis cezası verdi. Göktaş hakkında tahliye kararı verildi.