Devletin dini adalettir!” diyen 4 çocuk annesi Teğin: “Bir Alman’ın bir ayda yediği eti biz iki yılda yiyemiyoruz!”
adminzaman30 Ekim 20262 dk okuma
Paylaş
Yazı Boyutu
Siirt’in Kurtalan ilçesinde yaptığı konuşmayla sosyal medyanın gündemine oturan dört çocuk annesi Emine Teğin, Türkiye’de derinleşen yoksulluğu, eğitim masraflarını ve geçim sıkıntısını çarpıcı sözlerle anlattı.
“Bir Alman’ın bir ayda yediği eti biz iki yılda yiyemiyoruz” diyen Teğin, “Çocuklarımızı nasıl geçindireceğiz, akşama ne pişireceğiz diye düşünüyoruz. Artık bu kısır döngünün değişmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
DEM Parti’nin 24 Ekim’de Siirt’in Kurtalan ilçesindeki Ahmedê Xanê Parkı’nda başlattığı “Ekmek, Barış ve Adalet için Bütçe” kampanyasında söz alan Emine Teğin’in konuşması büyük yankı uyandırdı. Mezopotamya Ajansı’ndan Ozan Bayındır’a konuşan Teğin, ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları ve çocuklarının geleceğine ilişkin endişelerini anlattı.
“EKONOMİYE YENİLDİK, HAYVANCILIĞI BIRAKTIK”
Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu olan dört çocuk annesi Teğin, ailesinin yıllarca tarım ve hayvancılıkla geçindiğini ancak artan maliyetler nedeniyle üretimi bırakmak zorunda kaldıklarını belirtti.Eşinin kanser tedavisi gördüğü dönemde büyükbaş hayvancılıkla ayakta kalmaya çalıştıklarını anlatan Teğin, “Bir çuval yem bin TL olmuş. İneği 130 bine sattım, 120 torba yem aldım. Emeğinin karşılığını alamayınca insan umutsuzluğa kapılıyor” dedi.
Çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandığını belirten Teğin, verilen sosyal yardımların ihtiyaçlara yetmediğini söyledi.
“Oğlum sekiz gün sigortalı çalıştı diye kızımın yardımını kestiler. Oğlum için bin TL aldım. Ben bu bin lirayla 10 bin liralık kırtasiye malzemelerini nasıl alacağım? Üstelik buna ayakkabı, çanta ve mont da dahil değil.”
Bağımsız Gazeteciliğe Destek Olun
Özgür basının yaşaması ve zulme uğrayanların sesinin duyulması için yayın hayatını sürdüren ZAMAN Avustralya'ya PATREON'dan yapacağınız destek çok kıymetli. Siz de bu sese güç katın!
Türkiye ile Almanya arasındaki yaşam koşullarını karşılaştıran Teğin, ekonomik tabloyu şu sözlerle eleştirdi:
“Almanya bizi gerçekten kıskanıyor. Ama genç nüfusumuzu, kadınlarımızı, ucuz iş gücümüzü, toprağımızı kıskanıyor. Ekonomimizi kıskanmıyor ki! Bir Alman’ın bir ayda yediği eti biz iki yılda yiyemiyoruz.”
“DEVLETİN DİNİ ADALETTİR”
Ekonomik sorunların yalnızca geçim meselesi olmadığını, toplumsal adaleti de ilgilendirdiğini vurgulayan Teğin, seyyar satıcılara yönelik uygulamaları da eleştirdi.
“Bizler bu ülkenin çocuklarıyız, gidecek başka yerimiz yok. Başka yere gitmek de istemiyoruz. Devletin dini adalettir. İnsanlar üç beş limon, birkaç mısır satarak geçinmeye çalışıyor. Bu insanlara neden yükleniyoruz? Onlar ekmeklerinin peşinde.”
“MARIE CURIE NOBEL ALDI, BİZ HÂLÂ GEÇİM DERDİNDEYİZ”
Dünyadaki bilimsel gelişmelere rağmen insanların temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasını eleştiren Teğin, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Bundan yüz yıl önce Marie Curie hem fizik hem kimya dalında Nobel ödülü aldı. Ama biz hâlâ gıda enflasyonunu, hayat şartlarını konuşuyoruz. Çocuklarımızı nasıl geçindireceğiz, akşama ne pişireceğiz diye düşünüyoruz. Artık bu yaşamın ve kısır döngünün değişmesini istiyoruz.”
Gençlerin işsizlik, yoksulluk ve uyuşturucu tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu da belirten Teğin, “Önce gençlerimizi kurtaralım. Onlar bizim geleceğimiz. Bu sorunlar iyi bir yönetimle çözülebilir” ifadelerini kullandı.Teğin’in konuşması sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, dört çocuk annesinin sözleri Türkiye’de yaşanan geçim sıkıntısını yeniden gündeme taşıdı.Mezopotamya Ajansı