Erenköy Cemaati’ne bağlı Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, fon soygunu için “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz” başlıklı bildiri yayımladı.
Erenköy Cemaati’ne bağlı Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Türkiye gündemindeki fon soygununa da değindiği “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı bir bildiri yayımladı.Eğitimden televizyon dizilerine, sanal kumardan uyuşturucuya, yolsuzluktan kamu denetimine kadar pek çok konuda eleştirilerin yer aldığı bildiride, fon dolandırıcılığının denetimsizlik, göz yumma ve kayırmacılığın sonucu olduğu vurgulandı.
Vakıf, yolsuzluk ve rüşvet konusunda sorumluların kim olduğuna bakılmaksızın hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Bildirinin tam metni şöyle:
TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ KABULLENMİYORUZ!
İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı
Bize emanet edilen dil, din, mahremiyet, aile ve istikbal göz göre göre eriyor. Susanlar bu vebalin ortağıdır. Bu metin bir rica değil, bir ikazdır.
Toplumlar bir günde yıkılmaz. Önce utanma ölür, sonra kötülüğün adı değişir, en sonunda kötülük alkışlanır. Biz bugün bu üç basamağın üçünü de aynı anda yaşıyoruz.
Okullarımızda çocuklar çocukları öldürüyor. Sebep çoktur, ama en mühimi bellidir: Talim var, terbiye yok. Sınav kazanmak insan olmanın önüne geçiriliyor. Boş bırakılan kalpleri ekranlar dolduruyor. Gündüz kuşağı reyting uğruna aile kurumunu yok ediyor. Diziler sadakatsizliği ve fuhşiyatı teşvik ediyor, mafyayı kahraman, silahı itibar, zorbalığı erdem gibi sunuyor. Bunların hepsi herkesin gözü önünde, izinle, ruhsatla ve reklam geliri bahanesiyle yapılıyor.
Fon krizi, çürümenin cüzdana da sıçradığını ilan etti. Helali haramı ayırmadan “köşeyi dönmek” marifet oldu. Uyuşturucu “yaşam tarzı”, sanal kumar “fırsat” diye pazarlanıyor. Evlerin ocağı sönüyor, aileler borç ve utanç içinde dağılıyor. Mahremiyet perdeleri tek tek yırtılıyor, beden metaya çevriliyor, insan beğeni sayısı uğruna onurunu kaybediyor.
Bütün bunların ortak adı şudur: İnsan değersizleştiriliyor, kadim değerlerle bağı bilerek koparılıyor. Değerlerle bağı kalmayan insan orman kanununa tabi oluyor. Ama düşüş orada da durmuyor. Doymayan hırsı onu hayvanlardan daha aşağı bir hâle düşürüyor.
Biz, bunu kabullenmiyoruz.
Eğitim, sadece zihni değil kalbi, sadece beceriyi değil vicdanı da beslemelidir. Değer eğitimi müfredatın kenar notu değil, omurgasıdır. Ahlak eğitimi birkaç ders saatine ve ezberlenmiş öğütlere sığmaz. Öğretmenin tutumunda, okulun yönetiminde, sınavın adaletinde ve güçlü karşısında zayıfın nasıl korunduğunda karşılığını bulur.









