ABD’de, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vasiyetnamesine ilişkin davada mahkeme, vasiyetin iptalini isteyen Mesih Gülen’in ileri sürdüğü iddiaların büyük bölümünü yeterli delille desteklenmediği gerekçesiyle reddetti. Vasiyet ehliyetsizliği, dolandırıcılık, usulsüzlük ve haksız nüfuz iddialarının önemli bir kısmını kabul etmeyen mahkeme, yalnızca iki konunun duruşmada incelenmesine karar verdi.
20 Ekim 2024’te vefat eden Hocaefendi’nin mirasına ilişkin ABD’de devam eden davada önemli bir karar verildi. Pensilvanya eyaletindeki Monroe County Miras Mahkemesi (Orphans’ Court) Gülen’in kardeşi Mesih Gülen’in, 24 Temmuz 2024 tarihli vasiyetnameye yönelik itirazlarını değerlendirdi.
Mahkeme, vasiyetnamenin geçersiz sayılmasını gerektirecek çeşitli iddiaların yeterli hukuki ve somut delillerle desteklenmediği sonucuna vardı. Kararda, vasiyet ehliyetsizliği, doğrudan haksız nüfuz, dolandırıcılık ve vasiyetnamenin düzenlenmesindeki usulsüzlük iddiaları reddedildi.
Herkul Foundation ve mirasın vasisi Cevdet Türkyolu’nun davanın düşürülmesi için sunduğu özet yargılama (summary judgment) taleplerini değerlendiren mahkeme, itirazların önemli bölümünün duruşmada incelenmesini gerektirecek yeterlilikte olmadığına hükmetti.
VASİYET EHLİYETSİZLİĞİ İDDİASINA RET
Mesih Gülen’in temel itirazlarından biri, Hocaefendi’nin vasiyetnameyi imzaladığı tarihte gerekli zihinsel yeterliliğe sahip olmadığı iddiasıydı. Ancak mahkeme, bu iddiayı destekleyen herhangi bir tıbbi uzman görüşü veya uzman raporu sunulmadığını belirledi.
Kararda, yalnızca tıbbi kayıtlara dayanılarak bir kişinin vasiyet düzenleme ehliyetinden yoksun olduğunun hukuken kanıtlanamayacağı vurgulandı. Mahkeme, Hocaefendi’nin 24 Temmuz 2024 tarihinde vasiyet düzenleme ehliyetinin bulunmadığı iddiasını bu gerekçeyle reddetti.
HAKSIZ NÜFUZ İDDİALARI DA REDDEDİLDİ
Mahkemenin değerlendirdiği bir diğer önemli başlık, Fethullah Gülen Hocaefendi’nin vasiyetnameyi hazırlarken üçüncü kişilerin baskısı veya yönlendirmesi altında kaldığı iddiasıydı. Kararda, Gülen’in tehdit, zorlama veya dolandırıcılık yoluyla vasiyetname hazırlamaya yönlendirildiğini gösteren yeterli delil bulunmadığı belirtildi. Bu nedenle doğrudan haksız nüfuz iddiaları reddedildi.
Herkul Foundation ile Adem Kalaç, Muhammed Çetin, Hakan Serbest ve Ahmet İdil’e yönelik dolaylı haksız nüfuz iddiaları da mahkeme tarafından kabul edilmedi.
Mahkeme ayrıca Cevdet Türkyolu’nun yalnızca mirasın idaresinden sorumlu kişi olması nedeniyle vasiyetnameden kişisel çıkar elde ettiği yönündeki iddiayı da yeterli bulmadı.
Bununla birlikte Türkyolu’nun, vasiyetnamede yer alan ve ileride yapılması düşünülen müze üzerinden dolaylı menfaat sağlayıp sağlamayacağına ilişkin ayrı bir iddianın incelenmesine devam edilmesi kararlaştırıldı.









