Fon soygunuyla bağlantılı iktidara yakın isimlerin AKP içinde de tepki çektiği konuşuluyor. Sorumlulara yönelik öfkenin büyüdüğü öne sürülüyor.
Türkiye’nin gündemindeki fon krizinin ekonomik ve siyasi sonuçlarına ilişkin başkent kulislerinde dikkat çekici iddialar dile getiriliyor. Yatırımcıların uğradığı zararların yalnızca fon pay sahiplerini etkilemediği, üretim ve ticaret faaliyetlerini sürdüren şirketlerin de krizin sonuçlarıyla karşı karşıya kalmaya başladığı ileri sürülüyor.
FON VURGUNUNUN ETKİLERİ İŞ DÜNYASINA YAYILIYOR
Ankara kulislerinden aktarılan değerlendirmelere göre fonlarda yaşanan büyük kayıpların ekonomik etkileri, doğrudan mağdur olan yatırımcıların ötesine geçiyor. Finansal ilişkiler nedeniyle üretim ve ticaret sektörlerinde faaliyet gösteren bazı şirketlerin de zorlandığı iddia ediliyor.
Krizin ekonomik bağlantılar üzerinden hangi işletmelere kadar uzanabileceği tartışılırken ortaya çıkan zararların boyutuna ve şirketlerin mali durumlarına ilişkin belirsizlik sürüyor. Ancak etkilendiği ileri sürülen şirketlerin isimleri ve karşı karşıya kaldıkları kayıplara ilişkin doğrulanmış ayrıntılar henüz bulunmuyor.
AKP İÇİNDE TOPLANTILAR YAPILIYOR, ÇÖZÜM BULUNAMIYOR İDDİASI
Fon krizinin AKP içindeki yansımalarının da ağırlaştığı belirtiliyor. Ankara’da konuşulan iddialara göre sorunun çözümü için farklı düzeylerde toplantılar ve görüşmeler gerçekleştirilmesine rağmen mağdurların zararlarının nasıl karşılanacağı konusunda henüz ortak bir yol haritası oluşturulamadı.
İktidar çevrelerinde yürütüldüğü öne sürülen görüşmelerin merkezinde ise yatırımcılara verilen ödeme sözleri bulunuyor. Mağdurların kayıplarının karşılanacağı yönündeki açıklamalara rağmen ödemelerin ne zaman tamamlanacağı ve zararların ne ölçüde karşılanabileceği belirsizliğini koruyor.
1 MİLYON LİRALIK DÜZENLEME ZARARLARIN TAMAMINI KARŞILAYACAK MI?
Fon mağdurlarının ödeme beklentisi sürerken 27 Ekim’de yürürlüğe giren 7596 sayılı kanun, belirlenen koşulları taşıyan yatırımcılar için 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılabilmesini düzenledi.
Ancak düzenleme, yatırımcıların bütün kayıplarının koşulsuz biçimde karşılanmasını güvence altına almıyor. Ödemeler, ilgili fonların tasfiye malvarlığındaki nakit imkânları ve kanunda belirlenen sınırlar çerçevesinde gerçekleştirilebilecek.
Bu nedenle mağdurların alacaklarının ne kadarının ve hangi takvimle ödenebileceği sorusu önemini koruyor. Fonlardan hukuka aykırı biçimde çıkarılan varlıkların ne ölçüde geri alınabileceği de zararların karşılanmasında belirleyici olacak.
İKTİDAR ÇEVRELERİNDE DE ÖFKE BÜYÜYOR
Başkent kulislerinde gündeme gelen bir diğer iddia ise fon vurgunuyla bağlantılı olduğu öne sürülen bazı isimlerin AKP’ye yakın çevrelerden olması nedeniyle parti içinde de ciddi rahatsızlık yaşandığı yönünde.
Paralarını geri almayı bekleyen yatırımcıların tepkisinin giderek arttığı belirtilirken sorumluların cezalandırılmasına ilişkin mesajların mağdurların beklentilerini karşılamadığı değerlendiriliyor.
Kulislerde, yatırımcıların yalnızca sorumluların hesap vermesini değil, kaybettikleri paraların hangi kaynaklardan ve ne zaman karşılanacağını da öğrenmek istediği vurgulanıyor.
AKP’DE OY VE İTİBAR KAYBI ENDİŞESİ
Fon krizinin siyasi sonuçlarının AKP içinde ayrıca değerlendirildiği de ileri sürülüyor. İktidarın kendi seçmenleri arasında mağduriyet yaşayan kişilerin bulunmasının parti yönetiminde huzursuzluğa neden olduğu iddia ediliyor.
Başkent kulislerinde, mağdurların tepkisinin büyümesi halinde AKP’nin seçmen desteği ve kamuoyu nezdindeki itibarının zarar görebileceği yönündeki kaygıların toplantılarda gündeme getirildiği konuşuluyor.
Ekonomik kayıpların yanı sıra siyasi sonuçların da tartışıldığı bu süreçte, mağdurların bekleyişini sona erdirecek kapsamlı bir çözümün henüz ortaya konulamadığı ileri sürülüyor.









