Bir istihbarat başkanının bu açıklamayı yapması için ya zehirlenme sonucunda beyninde hasar kalması ya da çok fena sıkışmış olması gerekir.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yandaş bir televizyon kanalında ‘kahramanlık’ hikayelerini anlatırken kantarın topuzunu kaçırdı ve “Biz fiziken de suikasta maruz kaldık, zehirlendik de tedavi de gördük. Daha önce söylemedim. Ağır arsenik ve civa verildim. Bir yerde olmuş, sonra tahlillerde ortaya çıktı. 4-5 sene oluyor!” dedi.
‘Avcılar kahvehanesi hikayesi’ diye geçiştirmek mümkün değil. Ya doğruysa, istihbarat başkanı kendini korumaktan bile acizse… Bilgilendirme demiyorum zira doğru olmadığına dair ciddi itirazlar var; lakin açıklamanın zamanlaması manidar.
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, Fidan’ın lisans diplomasının şaibeli olduğuna dair bir konuşma yaptı. Meslek yüksek okulu statüsündeki astsubay okulu mezunu olan Fidan, NATO’da görev yaparken Almanya’da lisans eğitimini tamamladığını iddia ediyor. Ne Maryland Üniversitesi’nin kayıtlarında Fidan’ın ismine rastlanıyor ne de YÖK’te denklik kararına. Buna cevap vermesi beklenen Hakan Fidan, bir anda sansasyonel bir cümle sarfediyor: “Beni zehirlediler.”
Arsenik ve civa verilen insanların kurtulma şansı olsa dahi kalıcı hasar bırakması yüksek ihtimal. Fidan da görünürde böyle bir sonuç gözlenmiyor. Aynı zamanda doktor olan İYİ Parti milletvekili Turhan Çömez, “Ya ağır metal içeren deniz ürünleri ya da pestisit kalıntısı olan meyve-sebze tükettin. Gönder bana tahlil sonuçlarını ne olduğunu söyleyeyim. Var mısın?” diye yazdı.

Cumhurbaşkanlığı adayları arasında adı geçen eski istihbarat başkanının yalan söylemesi büyük skandaldır ama gerekçesi ve yalanın konusu bunu unutturacak cinsten. Yıpranma ve tartışma riski taşıyan çıkışı yapmasına sebep olacak tek saik görünüyor: Diploma skandalını kapatmak…


