Komedyen Deniz Göktaş, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi nedeniyle 88 gündür süren tutukluluğunun ardından ilk kez hakim karşısına çıktı. Göktaş, gösterisindeki dört cümlenin 2023’ten bu yana yüz binden fazla seyirci önünde söylendiğini ve daha önce hiçbir şikâyetle karşılaşmadığını savundu. Gözaltı sırasında ters kelepçe uygulandığını anlatan Göktaş, istemediğini söylemesine rağmen Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü de açıkladı. Göktaş hakkında üç ayrı suçlamadan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Komedyen Deniz Göktaş, YouTube’da yayımlanan “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 88 günlük tutukluluğun ardından ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi planlanan duruşma, aynı hakim ve savcıyla İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda başladı. Duruşmayı TİP Genel Başkanı Erkan Baş, milletvekilleri Ahmet Şık ve Sera Kadıgil, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile SOL Parti’den Alper Taş da takip etti.

Göktaş savunmasında, hakkında dava açılmasına neden olan ifadelerin komedi gösterisinin parçası olduğunu ve yıllardır sahnede kullandığını söyledi: “Bu davaya sebep olan 4 cümle komedyen kimliğimle söylediğim ve karşılığında alkış ve kahkaha aldığım cümleler.”

Gösteriyi 2023’ten 2026’ya kadar yüz binden fazla seyircinin izlediğini belirten Göktaş, bu süre içinde herhangi bir seyirciden şikâyet gelmediğini savundu.

“TATİLİMİ YARIDA KESİP TÜRKİYE’YE DÖNDÜM”

Soruşturma başladığında yurt dışında bulunan Göktaş, kaçtığı yönündeki iddiaları reddetti. Avukatıyla görüştükten sonra tatilini yarıda keserek Türkiye’ye döndüğünü anlatan Göktaş, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınma sürecini şöyle anlattı: “Avukatımı arayıp sordum, tatilimi yarıda kesip Türkiye’ye döndüm.”

Göktaş, kelepçe ve görüntü alınmasına rıza göstermediğini, buna rağmen ters kelepçeyle götürüldüğünü söyledi.

“KILIÇDAROĞLU İLE GÖRÜŞMEK İSTEMEDİĞİMİ SÖYLEDİM”

Savunmanın dikkat çeken bölümlerinden biri eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile cezaevindeki görüşmesine ilişkin sözleri oldu. Göktaş, kendisine üç kez Kılıçdaroğlu ile görüşmek isteyip istemediğinin sorulduğunu ve her seferinde istemediğini söylediğini belirtti: “Emrivaki şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm.”

Üzerinden siyasi reklam yapılmasını istemediği için görüşmeyi reddettiğini söyleyen Göktaş, neden bu görüşmenin gerçekleştirildiğini bilmediğini ifade etti.

“30 SANİYELİK BİR ÖZGÜRLÜK OLDU”

Göktaş, 28 Ağustos’ta hakkında tahliye kararı verilmesinin ardından cezaevinden çıkamadan yeniden tutuklanmasını da anlattı. İki suçlamadan tahliye edildiğini öğrendiği sırada başka bir suçlama nedeniyle yeniden tutuklama talebiyle karşılaştığını belirten Göktaş: “30 saniyelik bir özgürlük oldu SEGBİS odasında.” ifadelerini kullandı.

Göktaş, aynı stand-up gösterisindeki “Daltonlar” esprisi nedeniyle “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla yeniden tutuklanmış, ardından önceki iki suçlama yönünden de yeniden tutuklama kararı verilmişti.

“‘DİKTATÖR’ HAKARET DEĞİL, SİYASİ BETİMLEMEDİR”

Göktaş, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasına konu olan ifadeleri için de savunma yaptı. “‘Diktatör’ bir hakaret değil, siyasi betimlemedir.” diyen Göktaş, politik mizahın suç sayılamayacağını savundu. Gösterisinin 90 dakikalık bölümünün yalnızca yaklaşık 5 dakikasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan söz ettiğini belirterek, tahliye edilmesi halinde yaşadığı süreci aynı mizah diliyle anlatmayı sürdüreceğini söyledi: “Çıkınca bu yaşadığım süreci aynı dille anlatmaya devam edeceğim. Bunların hepsi hiciv sanatının bir parçasıdır, herhangi bir hakaret kastım yoktur.”

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına hakaret”, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “suçu ve suçluyu övme” suçlarından 2 yıl 8 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

TAHLİYE TALEBİ

Duruşma savcısı esas hakkında mütalaasında; Deniz Göktaş’ın “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, basın ve yayın yoluyla “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ile “suçu ve suçluyu övme” iddialarından cezalandırılmasını ve tahliye edilmesini talep etti.