Zaman Avustralya
Manşet

Hayrettin Karaman da defansa geldi!

adminzaman8 Kasım 20263 dk okuma
Paylaş
Hayrettin Karaman da defansa geldi!
Yazı Boyutu

‘Şişman kadın’ sahneye çıktığına göre operanın sonu yaklaşıyor demektir.

 

Günlerdir Hayrettin Karaman ne zaman meydana atılacak ve “Durun kalabalıklar!” diyecek diye bekliyordum; sonunda oldu. Yeni Şafak’taki yazısında, ‘suç ve cezanın şahsiliği ilkesini’ hatırlayıverdi.

 

Eşim sadece evlilik cüzdanında benim ismim yazıyor diye tutuklandığında, cezaevinde aylarca herkesten farklı, negatif ayrımcılığa muhatap kılındığında neredeydi bu hazret? Medyayı tarayın binlerce ‘falancanın kızı/oğlu yakalandı’ haberi bulabilirsiniz.

Hayrettin Karaman, Norveç’ten dün geldi ve evine henüz internet bağlatmadı galiba…

Ortada en küçük ayrıntısına kadar planlanmış, organize bir soygun ve çete var. Bütün yollar, 15 Temmuz’u fırsat bilerek anayasaya aykırı biçimde kurulan ve Sayıştay denetimi dışında bırakılan Türkiye Varlık Fonu’na çıkıyor. Fonun çatısı altındaki Borsa İstanbul, vurgunun merkez üssü.

Yönetimindeki kamu kurumlarının kaynaklarıyla şişirilen hisseler üzerinden hem devlet hem toplum soyulmuş. Hangi taşı kaldırsanız altından bir AKP’li yetkili çıkıyor. Ve halk öfkesini kabarttıkça, söke söke bazı isimler hakkında işlem yapılmasını sağlıyor. He kanka suç ve cezada şahsilik bla bla…

Başta muhalefet olmak üzere bir kısım kötü niyetli kişiler “bütün sorumluluğu/suçu sayın Cumhurbaşkanımıza yüklemenin ve onu yıpratmanın peşinde” imiş. Suç aşikar olsa da belki ispat gerekir desek bile sorumluluğu tartışmaya açmak ancak kötü niyetli bir çarpıtmayla izah edilebilir.

Ülkeyi 24 yıldır tek başına yöneten yasama, yürütme ve yargı bütün erkleri iki dudağı arasına hapseden birine sorumluluk yüklemeyeceksek kime yükleyeceğiz! Hani Dicle’nin kenarında kurdun kaptığı kuzunun hesabı Halife Ömer’den soruluyordu!

Hırsızların listesi, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde ve açıklamıyor. Bu bile tek başına onu sorumlu tutmamıza yeter. Soygunun merkezindeki her ismi bizzat atamış olması zincirleme yükümlülükleri kaçınılmaz kılıyor. Lakin ‘fetvacıbaşı’ Hayrettin Efendi’ye sorarsanız, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret etmek doğru değilmiş. Cezai sorumluluk bir süreç fakat siyasi sorumluluk için bütün şartlar hazır. Bu hesabı hem muhalefet hem halk sormak zorunda.

Ha bir de yaşananlar istisnaymış ve kaideyi bozmazmış!

17-25 Aralık’ta yakalananlar; Kur Korumalı Mevduatla, Hazine’den götürülen milyar dolarlar; Merkez Bankası’ndan buharlaşan 128 milyar dolar… Ruhsar Pekcan’ın bakanlığı döneminde aile şirketinden fahiş fiyata bakanlığa dezenfektan satması… Kahramanmaraş depreminde millet enkaz altında, sokaklarda soğukta donarken Kızılay’ın Ahbap’a çadır satışı… Eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve kardeşi eski AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu hakkındaki 12 milyon TL’lik rüşvet iddiaları… Hangi birisini sayalım?

Bağımsız Gazeteciliğe Destek Olun

Özgür basının yaşaması ve zulme uğrayanların sesinin duyulması için yayın hayatını sürdüren ZAMAN Avustralya'ya PATREON'dan yapacağınız destek çok kıymetli. Siz de bu sese güç katın!

Patreon'da Destek Ol

Faturanın sonunda mağdura çıkacağı belliydi ve Karaman ağzındaki baklayı çıkarmış: “Ortada bir skandal, bir kul hakkına sarkma, haram helal ayırmadan cebi/küpü doldurma, çok kazanmak hırsıyla hesapsız yatırma olayı var…”

Tam tersine ortaya çıkan fetvalar da gösterdi ki insanlara “devlet garantisinde ve helal para kazanma yolu olarak” bu alternatif sunulmuş. Ve bir çok partili, bu vaade kanmış. Serdar Turhan’ın TÜGVA şubelerini dolaşıp ‘İslami Finans’ konferansları verdiği ortaya çıktı. Aynı kişiye Bilal Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın plaket verdiği haberi partili siteleri doldurmuştu.

Hayrettin Karaman, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i referans göstererek komployu da ifşa ediyor: “Bunların bir de arka planı var; sayın adalet bakanımız gazetemizde açıkladı: Erdoğan’ı ve iktidarını bitirmek için bir komplo kuruluyor, rüşvet ile üst düzey denetim sorumluları teslim alınıyor, denetimsiz piyasaya hakim olunuyor, milyarları belli ellerde toplayıp ekonomiyi çökertmeye teşebbüs ediliyor…”

Erdoğan Rejimi, bu kez yolsuzluğu örtbas edemeyince suç ve sorumluluk kavramlarını yeniden tanımlayarak kurtulmaya çabalıyor.

Karaman’ın başlığı zaten her şeyi özetliyor: Fon Komplosu!

Birilerinin bu komployu kurabilmek için bütün devleti ele geçirmiş olması gerekir. Söz konusu senaryo doğruysa da Erdoğan’ın sorumluluğunu azaltmıyor. Tam tersine burnunun ucunu görmekten aciz birisine bütün yetkileri vermişiz demektir.

Kaldi ki kim kurmuş komployu? Yazıda bununla ilgili tek cümle yok! Tamamı AKP’li ya da partiyle iltisaklı kişiler mi Erdoğan’ı devirmek, ekonomiyi çökertmek istemiş? Ayrıca neden? Rejimden beslenenler neden sistemi devirmek istesin? Fatma Betül Sayan Kaya bu komplonun neresinde? Fonlardaki maniplasyonu gördükleri ve bildikleri halde müdahale etmeyen siyasiler, bürokratlar da komplonun bir parçası mı? Cevaplanması gereken soru çok…

Karaman’dan daha iyi bir performans bekleniyor, “Borsa manipülasyonu hırsızlık değildir.” yazısı için geri sayım başladı…TR724

Bağımsız gazeteciliği desteklemek için bizlere Patreon ile destek olabilirsiniz
Yandaş medya yazdı: Fon soygunu AKP’ye 3-4 puan kaybettirdiSıradaki HaberYandaş medya yazdı: Fon soygunu AKP’ye 3-4 puan kaybettirdi8 Kasım 2026