Kamuoyunda “Harp Akademileri Levent Davası” olarak bilinen davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan KHK’lı pilot üsteğmen Kerime Yıldırım’ın annesi Atiye Yıldırım, yaklaşık 10 yıl sonra ilk kez konuştu.
15 Temmuz’un ardından iktidara yakın medyada hakkında çok sayıda haber yayımlanan Kerime Yıldırım, “darbecileri taşıyan pilot” ve benzeri ifadelerle hedef gösterildi. Anne Atiye Yıldırım ise kızı hakkında gerçeğe aykırı haberler yapıldığını, bu nedenle yıllarca gazetecilerle görüşmekten kaçındıklarını anlattı.
KHK TV’ye konuşan Yıldırım, “Kızım medyaya çok yanlış yansıtıldığı için medyaya güvenmedik. Görüşmeye gelenler oldu, kabul etmedik. Farklı yansıtırlar diye korktuk. Bir süre geçti. İnsanlar bazı şeyleri anlamaya başladılar. Biz de artık korkunun ecele faydası yok dedik.” ifadelerini kullandı.
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Kerime Yıldırım hakkındaki karar Yargıtay tarafından onandı. Anayasa Mahkemesi de başvurusunda ihlal kararı vermedi. Aile şimdi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ndeki süreci bekliyor.
“ÇALIŞARAK, TIRNAKLARIYLA GELDİ ORALARA”
Dört çocuk annesi Atiye Yıldırım, Kerime’nin ilk çocuğu olduğunu, tek maaşla ve maddi zorluklar içinde okuttuklarını anlattı. Kızının küçük yaşlardan itibaren başarılı ve azimli bir öğrenci olduğunu söyleyen Yıldırım, şöyle konuştu:
“Kerim küçük yaştan beri çok azimli bir çocuktu. Ne yaptığını bilen, hayat dolu, cıvıl cıvıl biriydi. Çalışarak, tırnaklarıyla geldi oralara. Hep okul birincisi veya ikincisi oldu. İlköğretim, Anadolu Lisesi, sonra fen lisesi ve Hava Harp Okulu… Başarılarla dolu bir hayatı vardı.”
Kızının askerliği isteyerek seçtiğini anlatan Yıldırım, başlangıçta askerî doktor olmak istediğini ancak puanı yetmeyince pilotluğa yöneldiğini söyledi. Kerime Yıldırım, 2004’te Hava Harp Okulu’na girdi, 2008’de mezun oldu ve İzmir Çiğli’deki pilotaj eğitiminin ardından göreve başladı.
ANNESİ: SİLAHSIZ ARAMA-KURTARMA HELİKOPTERİ KULLANIYORDU
Atiye Yıldırım’ın anlatımına göre Kerime Yıldırım, 15 Temmuz günü Yalova’da öğrencilerin kamp eğitiminde öğretmen pilot olarak görev yapıyordu. Günlük çalışmalarının ardından evine dönen Yıldırım, akşam saatlerinde sıralı amirleri tarafından yeniden göreve çağrıldı.
Anne Yıldırım, kızının ilk iki uçuşunu kendisine verilen görevler doğrultusunda yaptığını, üçüncü uçuşunda ise linç edilme tehlikesi altında olduğu belirtilen askerleri almak üzere görevlendirildiğini söyledi.
Kerime Yıldırım’ın kullandığı helikopterin silahsız ve arama-kurtarma amacıyla kullanılan bir araç olduğunu vurgulayan Yıldırım, kızının Nakkaştepe’den dört askerî pilotu alarak güvenli olduğunu düşündüğü okul meydanına götürdüğünü anlattı.
Yıldırım, kızının taşıdığı kişilerin kim olduğunu o sırada bilmediğini ve onları daha sonra mahkemede tanıdığını savundu.
“MECLİS’İ BOMBALAYAN PİLOT DİYE HABER YAPTILAR”
Anne Yıldırım, 15 Temmuz sonrasında iktidara yakın medyada kızı hakkında yayımlanan haberlerin aileyi derinden etkilediğini söyledi. Kerime Yıldırım’ın kullandığı aracın silahsız bir arama-kurtarma helikopteri olduğunu belirten Yıldırım, buna rağmen kızının kamuoyuna farklı şekilde sunulduğunu anlattı:









