Derler ki günün birinde; “Paşa hazretleri, Hasan Âli Yücel’e ‘sıfır’ ve ‘sonsuz’ un ne olduğunu
sorar. Yücel, bu soruya, Paşam: “Sonsuz sizsiniz, sıfır da benim” der.”
1 Paşa’nın duymak istediği
cevap bu olsa da, aslında o da kendisinin sonsuz olmadığını bilmektedir. Fakat Cem Karaca’nın
‘Hep Kahır güftesinde, “İnsanlar gülüyordu de; Trende, vapurda, otobüste, Yalanda olsa hoşuma
gidiyor, söyle” dediği gibi bazı insanlar kendilerinde olmayan bu tür methiyelerden hoşlanıyorlar.
Yazıya giriş yaptığım bu mesel yaklaşık bir asır kadar önce olmuş olmalı.
Ancak Akif’in “Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?” dediği gibi maalesef ibret alınmamış olmalı ki bu gün de misliyet çerçevesinde tekerrür ediyor.
Belki hatırlayacaksınız birileri malum şahsa, “Sana dokunmak ibadettir efendim!” deyince, o da “Teşekkür ederim, ne kadar da kadirşinas birisin!” manasında başını sallamıştı.
Daha bir başkası, “Beyefendi, Allah’ın bütün vasıflarına hâizdir!” dediği zaman, “Aman ne kadar takdirkâr, berhudar olasın!” diyerek, elini göğsüne götürmüştü. Yarışta öne geçmek isteyen bir başkası, “Beyefendiye itaat farz-ı ayndır” deyince “İşte şimdi oldu, ağzına sağlık” dercesine tebessüm etmişti.
Ancak İçişleri bakanı Süleyman Soylu, bütün bunların hepsini saf dışı bırakarak Bursa AKP il
başkanları toplantısında şöyle dedi: “Cenab-ı Allah biliyor. Milletimize hiç ihanet etmedik!.. Kim
ne derse desin. Onun için sadece bizim yaptıklarımıza bakmayın. Biz kendimiz yapmıyoruz. Biz
inanıyoruz ki bize yaptıran Allah’tır, bize yaptıran Allah’tır, bize yaptıran Allah’tır.”
Evet, bir vakit gelecek bunlar Firavun gibi; “Ben sizin en yüce rabbinizim!” (Naziat; 79/24)
diyeceklerdir.
Aslında bu tür şirk içeren sözlerle methiyeler düzenler, sena ettikleri insanların öyle
olmadığını bilirler. Ancak ikiyüzlülük, olduğu gibi görünmeme, diğer adıyla “münafıklık, bir
manada hakikatin içerisinde durup gerçeği yalanlamanın, İlahi olanla, beşerî olanı değiş-tokuş
etmenin adıdır. Münafıklardan bahseden surenin ilk ayeti: “Münafıklar sana geldiklerinde: “Biz,
senin Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik ederiz.” derler.
Allah da senin Kendisinin elçisi olduğunu elbette bilir. Bununla beraber, Allah, onların bunu söylerken yalan söylediklerine şahitlik eder.”
(63/1) der. Yani münafık doğruyu söylerken bile yalan söylemektedir. O, önce kendi kendinin
yalancısı, sonra da kendi yalanının ifşacısıdır.
Bu yüzden, bütün münafıklar mübalağa ederken, methiye düzerken veya itiraf adı altında iftira ederek katmerli yalan söylerler.
Yukarıdaki ayeti kerime birinci derecede Efendimiz dönemindeki münafıklarından
bahsetmektedir. Günümüzün münafıklarına gelince ben derim ki, o dönemdeki münafıklar bunlara
taç giydirmelidir. Zira o günün münafıkları yaptıkları hiçbir şeyi ilahlarına atfetmiyorlardı. Bu
günkü insan bozması canavarlara münafıktan öte bir şey demek lazım.
Belki Said Sefa’nın dediği gibi bunlara “Siz şeytanı ilahlaştırdınız.” Dolayısıyla size ancak ‘Satanistler’ demek doğru bir tabir olur.
Hani halk arasında bir söz vardır: “İştir kişinin aynası, lafa bakılmaz.” Bunların yaptıkları işlere
bakınca görülecektir ki bunlar Şeytan’dan da öte varlıklar. Çünkü Kur’an diyor ki: “Hesaplar
görülüp iş tamamlanınca Şeytan onlara, ‘…Bu gün ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni
kurtarabilirsiniz. Zaten ben, sizin daha önce beni Allah’a şerik yapmanızı da reddetmiştim”
diyecektir.” (İbrahim; 14/52) Evet, bunlar Şeytanın bile kendisinden kaçtığı kimselerdir. Zira Şeytan,
aynı ayeti kerimede diyor ki: “Doğrusu, benim size istediğimi yaptıracak bir gücüm yoktu. Sadece
ben sizi dâvet ettim, siz de çağrımı kabul ettiniz.”
1 Fethullah Gülen “Fikir Atlası” Sonsuz ve Sıfır, Nil yay. 2008, s. 25
Tekrar Soylu’ya dönecek olursak, “Bunları bize yaptıran Allah’tır” sözünü tam üç kez tekrar
ediyor. O zaman biz de Said Sefa gibi soralım: “Kokain satıcılığını size Allah mı yaptırıyor?
Uyuşturucu satıcılığını size Allah mı yaptırıyor?


