Tarihte ve günümüzde, fert ve toplum planındaki bir konuyla ilgili bazı alternatif yollar içinde birisinin seçimi söz konusu olabilir.
Bu gibi durumlarda çoğu zaman “Bu ikisinin orta yolunu bulalım” denilir. Bu ikisinin ortası da tam ve doğru bir seçim olmayabilir. İşte bu gibi durumlarda iki alternatif arasında, “Makul bir yol bulalım” düşüncesi daha isabetlidir ve herkesin kabul edebileceği bir çözüm yoludur.
İşte bu makul yolun tespitinde de yaş, tecrübe, eğitim, dünü, bugünü, yarını bilebilen, bilge insanlardan istifade etmek gerekir. Onlar, makul yolu, özellikleri ile de anlattıklarında çoğu zaman bunda karar kılınabilir. Tabii ki bu gibi durumlarda sadece bir insanın görüşü değil, farklı bakabilen, değerlendirebilen insanların fikirleri de dikkate alınmalıdır.
Sonra da genel istişare ile en uygun yol, yani makul yol bulunabilir. İstişareye katılan insanların, iyi niyetli, bilgili, tecrübeli ve art niyetli olmayan, daha önceden tespit edilmiş güvenilir insanlar olmaları önemlidir.
Böyle bir makul yol bulma gayreti, şahsi konularla da ilgili olabileceği gibi, durumuna göre bir kurumu, bir toplumu, bir ülkeyi, hatta toptan bir dünyayı da ilgilendiren konular olabilir.
Makul yolu bulma, eğer bu şekildeki bir titizlikle yapılmayacak olursa, yakın ve uzak vadede kişiyi, kurumu, bir ülkeyi ve tüm dünyayı istenilmeyen durumlarla karşı karşıya getirebilir. Böyle bir durumun düzeltilmesi de aylar, seneler hatta nesiller boyu sürebilir. Tarihte bunun birçok misali vardır.
Nitekim, dünyanın şu anda yaşadığı her çeşit problem, anlaşmazlık ve savaşlar işte bu, zamanında dikkat edilmeyen yanlış ve makul olmayan kararların neticesinde meydana gelmiştir, gelmeye de devam etmektedir. Her konuda samimi insanların teklifleri olan makul yollar bulununcaya kadar da bu karşılıklı anlaşmazlıklar, savaşlar devam edeceğe benzemektedir.
Bunların çözümü açısından da dini, dili, ırkı, rengi, ülkesi ne olursa olsun, yeni yetiştirilen nesillere, hak, hukuk, insan hakları, herkesi kendi konumunda kabul etme gibi genel geçer konuları, yerli yerince, en uygun metotlarla, anaokulundan başlayarak, bütün eğitimleri süresince aynı ciddiyetle verilmelidir.
Bugün gücü elinde tutan, söz kesici konumundaki devletlerin, insanların, liderlerin de mutlaka özellikle dünyanın genelini ilgilendiren konularda, bu şekilde makul, doğru, hakperest düşünebilen, danışman ve yardımcılarla çalışmaları ve kararlarını işte bu makul çerçevede alabilmeleri önemlidir. Böylece dünya, kargaşaların, savaşların olmadığı, barış adacıklarından oluşmuş bir yer olarak inşa edilebilmeli ve böyle devam ettirilebilmelidir.


